26 Aralık 2019 Perşembe

2019.03.07.SOL-HDP İLİŞKİLERİ ÜZERİNE TARTIŞMA NOTLARI...1-2

  Hiç yorum yok

     SOL-HDP İLİŞKİLERİ ÜZERİNE TARTIŞMA NOTLARI...-1
     Bundan önce 6 bölümde ele aldığımız(6. Bölüm, bir anlamda bu SOL-HDP ilişkilerine 'giriş' kabul edilebilir) SOL-CHP ilişkileri gibi SOL-HDP ilişkileri de kendisini Sol'da tanımlayan kişiler, çevreler, gruplar ve partiler açısından sorgulanması ve tartışılması gereken ilişkilerdir; Sol'un, günlük politik yaşamda, kendi yolunu çok net bir şekilde tanımlanabilir ve görünebilir hale getirebilmesi için, bu, ertelenemez görevlerden birisi olarak anlaşılmalı, kabul edilmeli ve gereği yerine getirilmelidir.
     ***
     'SOL' denilince, yine, kendisini Sol'da tanımlayan kişileri, çevreleri, grupları ve partileri; 'HDP' denilince de, bu 'SOL' tanımlaması içerisinde gördüğümüz kişilerin, çevrelerin, grupların ve partilerin bazılarının farklı zamanlarda ve kendilerince dile getirilen nedenlerle içerisine katıldığı bugünkü, bildiğimiz HDP'yi anlıyor ve kastediyoruz.
     ***
     Haydi başlayalım!
     ***
     ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taşın CHP' den gelen ve doğrudan kendisine yapılan 'Gel, Beyoğlu Belediye Başkan adayımız ol' teklifini (belli şartlarda)kabul etmesi sonrasında gelişen tartışmalar çerçevesinde söylediği 'Bu, Sosyalistler ile Sosyal Demokratların ittifakıdır' yollu açıklamasına atıfta bulunarak, HDP'ye, ilk başlarda 'örtük' ve bilahare aleni olarak 'ittifak' çağrısı yaptıkları CHP'yi nasıl gördüklerini ve bu 'ittifak' çağrısını nasıl açıkladıklarını; keza HDP ve ÖDP dışında kalan Sol kesimlere de bugünkü CHP'yi (öyle ya, CHP eksenli tartışmalarda bolca yazdıklarına göre) nasıl değerlendirdiklerini sormuştuk.(SOL-CHP İLİŞKİLERİ ÜZERİNE TARTIŞMA NOTLARI-1/18.02.2019)
     ***
     Sorulara muhatap olanlarının bu sorulara yanıt verip vermeyeceklerini, verirler ise yanıtlarının neler olacağını beklerken, bir yandan da Hopa, Şavşat ve Beyoğlu'nda ÖDP-CHP ilişkileri ekseninde yaşananlar çerçevesinde, o güne kadar CHP'ye ve Alper Taş'a/ÖDP'ye/Haziran'a 'bol keseden atarak' farklı nitelendirmelerde bulunan (önemli bir kısmı HDP içerisinde konumlanan) bu kişilerin, çevrelerin, grupların ve partilerin bu nitelendirmelerini( faşist CHP, Kontrgerillanın partisi CHP, AKP'den daha tehlikeli CHP vb.), bu nitelendirmeleri ile kendi günlük politik, sosyal vb. yaşamları arasındaki ilişkileri (söylem ile günlük pratik arasındaki tutarsızlığı), HDP ile HDP dışı (örn: ÖDP) Sol kesimlerin aynı içerikteki ilişkilerini ve girişimlerini değerlendirmelerindeki 'çifte standartı' vb.vb. (20/22/25.02.2019 tarihli 2-3-4 bölümler), somut hiç bir isim vermeden (okuyucu, çevresinde, bunları kolayca tespit edebilir), yaklaşım olarak ele almış, tartışmış, sorgulamış ve 5. bölümde şu hükme varmıştık: ''...söylemde kim ne derse desin, gerçek hayatta, CHP, Sol'un içinde değil, tamam, ama Sol'a çok uzak da görülmemektedir....Söylemde bunun aksini söyleyenler/söylemeye devam edecekler açısından da (hadi bazı 'nevi şahsına münhasır' olan 'eksantrikleri' pas geçelim), gerçek böyledir...''.(27.02.2019)
     Bir başka deyişle, biz, bu yaşanılan ve halihazırda içerisinde bulunulan 31 Mart Yerel Seçim süreci içindeki gelişmeler çerçevesinde CHP'ye veryansın eden (ve çoğu zaman yazdığı kelimelerin sözlük anlamlarını dahi bilip bilmediklerinden şüphe duyduğumuz) bu Sol nitelikli kişilerin, çevrelerin, grupların ve partilerin (istisnai durumdaki bir-iki 'eksantrik' kişi hariç) CHP-ÖDP/Alper Taş (Hopa, Şavşat, Beyoğlu) ilişkileri eksenindeki gelişmeler çerçevesinde CHP'ye yönelik nitelendirmelerinin 'afaki' olduğunu; onların CHP'ye yönelik gerçek duruşlarını yansıtmadığını, onların 'üzüm yemek yerine (CHP'yi değerlendirmek yerine) bağcıyı (ÖDP/Alper Taş/Haziran'ı) dövmeye çalıştıklarını', CHP nitelendirmelerinin bu çerçevede yapıldığını...bir biçimde ifade etmeye ve ortaya koymaya çalıştık. (Bknz: ilgili tartışma notları 1-2-3-4-5 ve 6)
     ***
     HDP'ye ve HDP-ÖDP dışı kalan Sol kişilere, çevrelere, gruplara ve partilere sorduğumuz 'Bugünkü CHP'yi nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusunun yanıtını alamadan (veya biz göremedik), 03/04 Mart 2019 tarihlerinde farklı İnternet sitelerinde ve yerel/ulusal basın organlarında HDP'nin bir açıklaması yayımlandı:
     Bu açıklamaya göre, HDP, seçim sürecinin geldiği aşamadaki durumu ve farklı yerlerde ortaya çıkan dengeleri değerlendirmiş ve kendi ifadeleriyle, 31 Mart Yerel Seçimi'ne yönelik oldukça stratejik kararlar alınmış;Bu karara göre, bazı illerin bazı ilçelerinde HDP Belediye Başkan Adayları geri çekilmiş.
     Peki kimin lehine çekilmiş?
     Bunun yanıtı yok.
     Ama kimlerin aleyhine olduğu ifade edilmiş; AKP ve MHP.
     Geriye kim kalıyor?
     CHP, İYİ PARTİ, SAADET, DSP, DP...
     30.01.2019 tarihinde İYİ PARTİ lideri Meral Akşenerin IĞDIR ve AHLAT'ta seçimi HDP adayının kazanmaması için AKP'ye ve MHP'ye 'aranızda anlaşın, tek aday çıkarın; biz aday göstermeyeceğiz' yollu çağrısından sonra HDP'nin İYİ PARTİ'nin aday çıkardığı (CHP'nin çıkarmadığı) yerlerde aday çıkarma kararı aldığı (Bknz: 07.02.2019 Sputnik) düşünülürse, İYİ PARTİ de dışlanmış kabul edilmeli, diyebiliriz.
     Geriye CHP, DSP, DP ve SAADET kalıyor(Gerçi VP, BBP..de var ama o kadar da değil).
     Ulusal basın yazmadı ama yerel Çağdaş Marmaris gazetesinin (doğrulatılan) haberine göre; Muğla HDP İl Başkanı, Muğla özelini kastederek '...CHP'ye bir desteğimiz yoktur. Herhangi bir yönlendirmemiz yoktur. Biz Muğla'da var olan politik dengeleri gözeterek bu şekilde bir karar aldık. Eminim seçmenimiz de kendi yüreğinde stratejik oyunu kullanacaktır. Bizim seçmene 'şuna oy verin, buna oy verin' şeklinde bir telkinimiz yok.' (06.03.2019/Çağdaş Marmaris) vurgusu yapan bir açıklama yaptı; başka hiç bir partinin adını saymadı.
     ***
     Biz, aksi kanıtlanıncaya kadar, kişilerin beyanlarına inanır ve onun beyanları çerçevesinde değerlendirme yaparız: Bu çerçevede HDP'nin açıklamasına, HDP Muğla İl Başkanı'nın beyanına va sahadaki gelişmelere göre, HDP'nin, 03/04 Mart 2019 tarihi itibarıyle seçmene 'AKP, MHP ve İYİ PARTİ'ye oy vermeyin; diğerlerinden kime verirseniz verin' dediği söylenebilir. (Haliyle, HDP'nin adaylarını geri çektiği-hatta Başkan adayı çıkarmadığı- her yerde somut duruma bakılarak, kimin lehine adayları geri çekildiği de kolayca görülebilir)
     Bir başka deyişle, HDP'nin, (hiç bir değerlendirme ve nitelendirme yapmadan) CHP, DSP, DP ve SAADET Partisini kendisine, kendi bildiği nedenlerle AKP, MHP ve İYİ PARTİ'den daha 'yakın' bulduğu, en azından 'eşit' konumda değerlendirmediği ve haliyle (bir yerde değil, bir çok yerde) onların lehine kendi adaylarını geri çekebilecek kadar 'önemsediği' ortaya çıkar.
     ***
     Şimdi, CHP'ye 'Faşist CHP'den......'AKP'den daha tehlikeli CHP'ye kadar akla ziyan bir sürü nitelendirmelerde bulunan, Muş'ta yerel düzeyde yaşanan gelişmelerden sonra ise 'CHP Faşist Blok'un bir parçasıdır' diyen ve doğal olarak(bu mantığın devamı anlamında), özellikle Beyoğlu CHP Belediye Başkanlığı adaylığını kabul etti diye, ÖDP'yi 'Faşist bir kesime karşı diğer kesimle ittifak yapmak'la suçlayan kah HDP içindeki kah dışındaki Sol kişilere, çevrelere, gruplara ve partilere şunları sorabiliriz:
      *HDP'nin baştan beri ısrarla 'ittifak' çağrısı yaptığı ve uğruna bazı yerlerde adaylarını geri çektiği partilerden birisi olan CHP başka bir CHP değil ise, CHP'ye ve haliyle ÖDP'ye yönelik nitelendirmelerinizi geri çekip özür mü dileyeceksiniz? Yoksa, şimdi kendi bildiğiniz nedenlerle HDP yönetimine (Faşist... CHP'ye 'ittifak' çağrısı yaptığı; bırakın ÖDP gibi sadece bir yerde ittifak yapmayı, bir çok yerde CHP ve diğerleri lehine adaylarını bile geri çektiği için) söyleyemediklerinizi, vakti zamanı gelince söyleyecek misiniz veya söyleyemeyip, yutacak mısınız? (Elbette, 'tutarlı olmak' gibi bir derdiniz varsa.)
     *Nesnel olarak, HDP'nin HDP dışı Sol kesimler (örn: ÖDP/Hazirancıların) ve CHP ile arasının daha da açılması sonucu doğuran bu tür iç tutarlılıktan yoksun, çifte standarta dayanan ve çoğunlukla afaki olduğu söylenebilecek söylemlerle nereye varmayı düşünüyorsunuz?
     *Biz, bu 31 Mart Yerel Seçim sürecinde HDP'yi değerlendirirken, HDP adına yapılan (CHP'ye yapılan 'ittifak' çağrılarında; Meral Danış Beştaşın, Alper Taşın Beyoğlu adaylığını destekleme açıklamasında; HDP'nin son olarak açıkladığı bazı yerlerde adayları geriye çekme kararında...) resmi açıklamaları mı yoksa 'bunlar günün icabı söylenmiş sözlerdir' deyip, sizlerin söylediklerinizi mi esas alacağız?
     Hele bir yanıtlayın, bilelim!
     07.03.2019/Datça
     Mehmet Erdal

     SOL-HDP İLİŞKİLERİ ÜZERİNE TARTIŞMA NOTLARI...(2)
     Önceleri ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi ve şimdi CHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı olan Alper Taş, Mart ayının ilk günlerinde, İnternette, Sol, Sosyalist, Devrimci olarak tanınan bazı kişilerce bir kez daha dillerine pelesenk edildi ve haliyle, bu biçimde, onun ismi ve temsilcilerinden olduğu çizgi de tartışma konusu haline getirildi.
     ***
     Bir biçimde tanıdığımız bu kişiler, görenlerin de tanık olduğu üzere, İnternet ortamında ve haliyle kendi sayfalarında, Alper Taş ile ilgili iki fotoğraf paylaştılar; bu fotoğraflarda, Alper Taş, Beyoğlu'nda yürüttüğü yerel seçim çalışmaları kapsamında gittiği anlaşılan İYİ PARTİ'nin Beyoğlu seçim bürosunda (02.03.2019), Meral Akşenerin fotoğrafı önünde, seçim bürosunda bulunan kişilere konuşuyor ve bir diğerinde de, fotoğrafı paylaşanların ifadesiyle, bir 'Asena' ile (duvarda bir Osmanlı tuğrasının asılı olduğu görülüyor) fotoğraf çektiriyordu.
     Fotoğrafı paylaşanlar, bir fotoğrafa 'Eksen iyice kaymış'; diğerine, 'Asena' ile çektirdiği fotoğrafa da 'Alper kendini aştı.Kim tutar seni Osmanlı evladı' notunu düşmüşler. (Bu paylaşımı yapanlara göre, 'Ekseni iyice kayan' ve 'Osmanlı evladı' olarak nitelenen, kolayca anlaşılacağı üzere, Alper Taş oluyor.)
     ***
     Şimdi, nereden başlayalım?
     ***
     Önce şunu belirtelim; mümkünatı yok, biz bu üslup sahipleriyle, üslup konusunda, asla aşık atamayız; çünkü, biz, bu kimliğe sahip olduğumuz sürece, hayatta, bu kişilerin 'seviyesine' çıkamayız(!). Hiç uğraşmayalım ve bu üslup konusunu pas geçelim!..
     ***
     Artık herkesçe bilindiği üzere, Alper Taş'a CHP Beyoğlu Belediye Başkan Adaylığı teklif edildiğinde; 'Millet İttifakı'nı oluşturan iki bileşenden CHP ve İP, İstanbul'un hangi ilçesinde hangisinin aday çıkaracağı ve çıkarmayacağı, bir ilçede aday çıkarmıyanın o ilçede aday çıkaranı desteklemesi gerektiği vb. konularında kendi aralarında anlaşmışlardı.
     Alper Taş (ve arkadaşları), muhtemelen, bu koşullarda bu yapılan teklifi kabul etmesi halinde nelerin kazanılabileceğini ve/veya nelerin kaybedilebileceğini sorgulamış, tartışmış ve olası riskleri göze alarak, kararını vermiştir; teklifi kabul etmiştir.(Biz bu noktaya 'Bir kez daha 'ön seçim' önerisi üzerine-2' de, bir biçimde değinmiştik/04.02.2019)
     ***
     Alper Taşın, baştan, teklifi kabul ettiği anda aksi doğrultuda ileri sürdüğü ve kabul ettirdiği bir şartı yoksa, CHP'ye, haliyle bir anlamda CHP adına Beyoğlu Belediye Başkan adayı olan kendisine destek vermeyi taahhüt etmiş durumundaki İYİ PARTİ'yi bir biçimde ziyaret etmemesi mümkün mü? Bırakın bu 'nezaket' gerekçesini, bir seçime, hele hele bir Yerel Seçime katılan birisinin/birilerinin, eğer o seçimi almak istiyorsa (yani 'laf olsun' diye seçime katılmamışsa), yalnızca, kendisine oy verecek doğal ve potansiyel seçmenlerle yetinmesi; farklı nedenlerle kendisine farklı mesafelerde duran veya karşı çıkan, hatta karşısındaki kişilere yakın olan ve onlara destek vermesi olası seçmenlere bir biçimde ulaşmaya ve onları kazanmaya çalışmaması düşünülebilir mi?
     ***
     Bırakın Beyoğlu gibi bir yerde yerel seçime katılan Alper Taşı, 31 Mart Yerel Seçimine katılmayan ve bir avuç kadın ve erkekten oluşan Birleşik Haziran Hareketi/Datça bile; yazılı hale getirdiği 'Adayları ön seçim ile belirleyin' çağrısını 03.11.2018 günü MHP, AKP, VP, İYİ PARTİ, CHP ve HDP ilçe örgütleri'ne; bilahare, ilerki tarihlerde (Şubat 2019) 'Datça'da Nasıl Bir Yerel Yönetim İstiyoruz?' broşürünü HDP İlçe Örgütü'ne, CHP ve MHP seçim bürolarına bir biçimde ulaştırmış; farklı yerlerde, doğrudan ilişkilerle, farklı kişilere vermiş ve her görüşten kadın ve erkekle Datça'ya ilişkin görüşlerini tartışmış ve tartışmaya devam etmektedir.
     Seçim çalışmasının, hele hele bir yerel çalışmasının mantığı, bunu gerektirmektedir.
     Yani bir şeyi, hakkını vererek ya tam yaparsın ya da 'yapar gibi' gözükmezsin; seçim çalışması, bu çerçevedeki bir çalışmadır.
     Bir başka deyişle, örn: siyasi, toplumsal vb. herhangi bir iddiası olan, yaşadığı yerde, bir yerel seçim öncesi dönemde, bir önceki yerel seçim ve genel seçim sonuçlarına bakarak 'Tamam, burada şu kadar oy potansiyelimiz var; bu, Belediye Başkanını almamıza yetmez ama şu kadar Belediye Meclisi Üyeliği çıkarmamıza yeter; gidelim veya bir biçimde haber gönderelim; filan partiden o kadar Belediye Meclis Üyeliği isteyelim; verdi verdi, vermedi Belediye Meclis Üyelik seçimine katılalım; garanti, o kadar veya bu sayıya yakın Meclis üyesi çıkarırız' diye düşünerek hareket edemez; eğer ederse, bu bir yerel seçim çalışması olmaz; başka bir şey olur...
     ***
     İşte Alper Taş, kurallarının neler olduğunu bildiği veya kurallarında baştan anlaştığı Beyoğlu Belediye Başkanlık seçimi çalışmaları çerçevesinde İYİ PARTİ seçim bürosuna giderken ( ki, çok açık yazalım, gitmemesi ciddi bir hata olurdu; onun ciddiyetini, seçimi alacağına dair kararlılığını ve inancını sorgulatır idi; keza, arkadaşlarının ona olan güvenini sarsardı...) 'Aman gören olur, resmimizi filan çekerler; tedbirli olalım; dikkat edelim; laf olur...' gibi saçmalıkları aklına bile getiremez; İYİ PARTİ seçim bürosuna varınca da 'Aman aramızda kalsın, dedikodu ederler, yıpranırım vb.vb...' diyemez; görüşmenin kapalı kapılar arkasında olmasını isteyemez, dahası dayatamazdı.
     Bir başka deyişle, Alper Taş (ve yanındaki arkadaşları), açıkça yapılan bir ziyaretin doğal akışı içerisinde (İYİ PARTİ Beyoğlu seçim bürosunda) muhtemelen gündeme gelebilecek bir fotoğraf çektirme olayını ve eğer böyle bir şey olursa, bu fotoğrafı/fotoğrafları çekenlerin, kendisiyle fotoğraf çektirenlerin veya bir gün bir biçimde bu fotoğrafları ele geçirenlerin bu fotoğrafları kendi aleyhine/aleyhlerine kullanabileceklerini düşünerek hareket edemez; ziyaret ettikleri kişilerden gelebilecek fotoğraf çektirme taleplerine 'Hayır, çektirmeyiz.' diyemez, onların önünde komik bir duruma düşemezdi...
     Çünkü politika açık yapılmak ve bu çerçevede yapılan bir şey de her yerde ve herkesin önünde açıkça savunulmak zorundadır; ya da o, açıkça savunulamayacak bir şey ise, asla yapılmamalıdır...
     Bu kadar net!
     ***
     Alper Taş ve arkadaşları(keza Maçoğlu ve arkadaşları), bu konuda, bu 31 Mart Yerel Seçim sürecinde yapılan seçim çalışmalarında, 'kendi tutarlılıkları' açısından, Türkiye Solunun yüz akı konumunda olan kişileri arasındadırlar; bu nedenle, bırakın onları 'tu kaka' etmeyi, onların bu hakkını teslim etmekten, bunu yüksek sesle söylemekten ve itiraf etmekten kaçınmamalıyız.
     ***
     Ama, sonrası süreçte, yani çok geçmeden, bir-iki gün sonrasında gelişmelerin nasıl olduğunu biliyorsunuz; o seçim bürosunda çekilen fotoğraflar veya bazıları, o fotoğrafları çekenler veya çektirenler tarafından veya o fotoğrafları çekenlerin/çektirenlerin bilgisi ve rızası hilafına bazılarınca bir biçimde elde edilerek bir yerlere ulaştırıldı; o birileri de bunları, jet hızıyla 'haber' yaptı; bazı Sol, Sosyalist ve Devrimci kişiler ise, bunları, başka bazıları gibi 'haber'(!) olarak değerlendirdi ve aralarında (kamuoyuna yönelik olarak, yukarıda yazdığımız notları ekleyerek) paylaşmaya başladı...      (Bu, okuduğunuz SOL-HDP İLİŞKİLERİ ÜZERİNE TARTIŞMA NOTLARI başlıklı yazı, tam da bu fotoğrafların bu biçimde paylaşıldığının görülmesi ve paylaşanların farklı kişilerce defalarca uyarılmalarına rağmen ısrarla yayınlanmaya devam etmeleri, dahası bunun da ötesine geçtiklerine tanık olunması sonrasında, 1. ve bu 2. bölümde okuduğunuz biçimde kaleme alınarak, öne çekildi.)
     Bu kadar!
     (Not-1: Bu yazıyı İnternetten okuduğunuza göre, Google girin; 'Alper Taş ve İyi Parti' yazın, çıkan haberleri tıklayın; daha ilginci, oradaki ,en altta olan 'ekşi sözlük' üzerine de tıklayın, çıkan sayfanın altındaki 'link ilgili haber' yazılı yeri tıklayın; ne görüyorsunuz? 'Alper Taş'tan ilginç ziyaret', okuyun; işte bu fotoğrafların kaynağı...Fotoğrafları 'haber' yapan veya 'haber' yapanlardan birisi olan 'ETHA-Etkin Haber'(?) Ajansı bu fotoğrafları (x)'in Twitter hesabından almış (yazılanlardan o anlaşılıyor); bakın bakalım, kimler bu fotoğrafları 'haber' kabul edip, Alper Taşın aleyhine kullanmış; SABAH, TAKVİM, A HABER, YENİ AKİT ve bir de bu yazıda atıfta bulunduğumuz Sol, Sosyalist ve Devrimci bazı kişiler...
     Ne diyebiliriz?
     Yazık!
     Not-2: Bu içerikteki yazılarda, asla, ilk yazan olmadık; yalnızca, ilk yazanın, yazdığına nasıl olsa yanıt veren olmayacağını düşünerek, 'fütursuzca' yazmaya devam etmesinin doğru olmayacağını göstermeye çalıştık; başka bir şey değil...
     Not-3: Görülen lüzum üzerine, SOL-HDP İLİŞKİLERİ ÜZERİNE TARTIŞMA NOTLARI başlığı altındaki yazılarımıza şimdilik ara verdik.)
     09.03.2019/Datça
     Mehmet Erdal

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder