Ali Acar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2020 Pazartesi

2020.02.11.PAZAR YERİ YAZILARI-4/ NASIL BİR DEĞİŞİM İSTİYORUZ?

  Hiç yorum yok
13:33


     PAZAR YERİ YAZILARI -4/ 'NASIL BİR DEĞİŞİM İSTİYORUZ?'
     2004 yılı yaz sezonu bittikten sonra, benim de içinde olduğum pek çok pazarcı Marmaris Pazar yerinde tezgah açmaya devam ediyordu.
     Kesin tarihini anımsayamıyorum ama 2004 yılı turizm sezonu bittikten bir süre sonra, Marmaris Belediyesi, mevcut pazar yerinin ikinci katında bulunan tezgahlarda Perşembe günleri tezgah açan ve tamamını tekstil ya da deri (kemer-çanta) ürünleri satan pazarcıların oluşturduğu bizleri aldı, aşağıya indirdi ve kapalı pazar yerinin bitişiğindeki yan sokaklara yerleştirdi; bundan sonra, mevcut pazar yeri restore edilip yeniden faaliyete geçinceye kadar, bizler, buralarda kalacak ve faaliyet yürütecektik.
     ***
     İkinci katta tezgah açarken, üzerinde satış yaptığımız tezgahları ve satışa sunduğumuz malları sırtımızda ya da el arabalarıyla yukarıya taşımak ve Perşembe günü akşamleyin de aşağıya indirmek, sonra arabalara yüklemek, oldukça zor ve yorucu bir işti; ama, üzerimiz kapalı olduğu için, havanın yağmurlu, rüzgarlı ve çok soğuk olduğu kış günlerinde görece daha rahattık.
     Şimdi ise hem ara sokaklardaydık, ki benim de dahil olduğum bazılarımız, yer düzenlemesinin, bazılarını koruyup kollama çerçevesinde yapıldığını düşünüyorduk; hem de Marmaris'in yağışlı havalarında insanın üzerine, başından aşağıya şarrr diye boşalıveren yağmur sularının altında bir yandan kendimizi ve bir yandan da mallarımızı yağan yağmurdan korumaya çalışarak; soğukta büzüşerek; fırtınalı günlerde çadırlarımızın yırtılmaması için gözlerimiz çadırlarda...müşteri beklemeye başlamıştık.
     Ne kadar süreceğini bilmiyorduk ama nihayetinde bu durum geçiciydi; gün gelecek, bu restorasyon bitecek ve bizler kapalı pazar yerlerimizdeki yeni yerlerimize geçecektik.
     Peki, hepimiz geçebilecek miydik?
     Bilmiyorduk.
     'Umut fakirin ekmeği', denir ya, bizimkisi de o hesaptı.
     Tezgah açmaya devam ediyor ve bekliyorduk.
     ***
     Yılbaşı geçti. Bazı pazarcılar olarak, her zaman olduğu gibi, çok doğal olarak, zaman zaman ikili-üçlü, ayak üstü de olsa toplaşıyor ve aramızda konuşuyorduk; bir önceki yıl farklı pazar yerlerinde olup bitenler hakkında ve haliyle, özellikle Marmaris Pazar yerinde yapılan bu restorasyondan sonra nelerin olabileceğine dair konular hep gündemimizde oluyordu.
     Bu konuşmalardan da yola çıkarak, yalnızca Marmaris Pazar yeri ile sınırlı kalmayacak şekilde düşüncelerimizi ve önerilerimizi bir kez daha kaleme almaya ve yine yerel Çağdaş Marmaris gazetesine yollamaya karar verdim.
     ***
     Oturdum ve orijinal başlığı 'NASIL BİR DEĞİŞİM İSTİYORUZ?' olan, oldukça uzun bir yazı yazdım.(Tarih, 26.01.2005)
     ''NASIL BİR DEĞİŞİM İSTİYORUZ?
     Armutalan, İçmeler ve Marmaris Belediyeleri sınırları içerisinde olan ve 2004 yılı sonuna kadar Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri kurulan PAZAR YERLERİ'ne yönelik olarak yine bu belediyeler tarafından (birbirleriyle bağlantılı alınan kararlar doğrultusunda) gündeme getirilen çok yönlü değişimi gerçekleştirebilmek için birbiri peşi sıra adımlar atılmaya devam ediliyor.
     DEĞİŞİM'e EVET!
     Konuyla ilgilenenlerin ve bu gazeteyi okuyanların bildiği gibi, bizce, Pazar yerlerinde yaşanan sorunlar çok kapsamlıdır ve yılların birikiminin ürünüdür; bu nedenle çok yönlü, köklü ve kalıcı çözümleri gündeme getirmek gerekir.
     Pazar yerlerinde gündeme getirilecek değişime 'HAYIR' demek veya yaşanılan sorunları (29 Mart 2004 yerel seçimler öncesi olduğu gibi) palyatif çözümlerle ortadan kaldırmaya çalışmak doğru değildir.
     Belediyeler, pazarcılar, çarşı esnafı, Emniyet, maliye, Marmaris'te yaşayan ve pazardan alış-veriş yapan halk vb. konuyla yakinen ilgili kişi ve kurumların birinin veya birkaçının isteği doğrultusunda değil, bütün bu kişi ve kurumların büyük ölçüde ortaklaşacakları kararlar doğrultusunda gündeme getirilecek çok yönlü ve köklü değişimler kalıcı olabilir ve sonuç alabilir.
     Bugüne kadar biz, 'DEĞİŞİME HAYIR' diyenler ile palyatif çözümleri 'ÇÖZÜM' diye gündeme getirmeye ve savunmaya çalışanlara 'HAYIR' dedik ve yaşanılan sorunların köklü ve kalıcı çözümünün nasıl mümkün olabileceği konusundaki görüşlerimizi ve somut önerilerimizi yazılı olarak kamuoyuyla da paylaşmaya çalıştık.(Bknz: 22.06.2004/08.10.2004/19.10.2004 tarihli Çağdaş Marmaris gazeteleri)
     Biz bu tavrımızın doğru olduğuna inanıyor ve bunu sürdürmek istiyoruz.
     RANTÇILAR AYIKLANMALI !
     2004 yılı turizm sezonunun bitimine az bir süre kala olsa da önce İçmeler Belediyesi ve daha sonra da Marmaris Belediyesi 2004 yılı içerisinde belediyelere ödemeleri gereken paranın (yıllık kart+günlük işgaliye, toplamı) tamamını veya bir kısmını ödemeyen bazı pazarcıların kartlarını (İçmeler: 72, Marmaris: 294) iptal etti. (Bugüne kadar bu konuda Armutalan Belediyesinden herhangi bir tepkinin gelmemiş olması dikkat çekicidir: Bu belediye sınırları içerisinde kurulan Siteler Pazar yerinde tezgah açan pazarcıların tamamı 2004 yılı için ödemeleri gereken paranın tümünü eksiksiz ödemiş midir?!!)
     Kartları iptal edilen pazarcılardan bir kısmının önceki yıllarda da aynı tavrı sürdürdüğü ve bir kısmının ise her iki belediye tarafından iptal listesine alındığı düşünülürse bu kararın ne kadar önemli ve anlamlı olduğu ortaya çıkar.
     Belediyeler (pazarcılardan alınan bu paraların miktar olarak çok yüksek olduğunu ve ödeme güçlüğü yarattığını unutmadan), belediyelere ödemeleri gereken bedelleri şu veya bu oranda ödemeyerek daha baştan eşitlerinden avantajlı konuma geçen ve haksız kazanç sağlayan bu kişiler konusunda geri adım atmamalı ve kararlı olmalıdırlar.
     Hiçbir zaman pazarcılık yapmamış veya bu işi çoktan bırakmış olmasına rağmen elde tuttuğu veya ailesinden (eş, çocuk, anne-baba, kardeş, söz dinleyecek herhangi bir akraba veya herhangi bir tanıdık vb.) birisi veya birileri adına bir biçimde aldığı ikinci, üçüncü veya daha fazla kartı gerçekten bu işi yapan ama kart sahibi olamayan kişi veya kişilere farklı biçimlerde kiraya vererek yine eşitlerinden avantajlı konuma geçen ve haksız kazanç sağlayan kişiler konusunda da duyarlı ve kararlı olmalıdırlar.
     Bizce Pazar yerlerinden (hangi yolla olursa olsun) haksızca kazanç sağlayan rantçıları ayıklamak gerekir ve bunun yolu da asil olarak, başvurusu kabul edilecek her vergi mükellefine yalnızca bir kart tahsisinden geçer. (Daha önce bu gazetede yayınlanan ve yukarıdaki bölümde sözünü ettiğimiz üç ayrı yazımızda bu konudaki düşüncelerimizi ve önerilerimizi ayrıntılı olarak dile getirmiştik.)
     'TEK GÜN', ÇÖZÜM DEĞİLDİR!
     Bilindiği üzere, 29 Mart 2004 yerel seçimlerini düşünerek harekete geçen ve kendi aralarında bir nevi örgütlenerek hatırı sayılır bir güç oluşturan bir grup iş yeri sahibi esnaf, 2003 yılı içerisinde, o gün için var olan ve yerel seçimlere katılmayı düşünen siyasi partiler ve o gün için yönetimde bulunan belediyeler üzerinde yoğun bir baskı uygulayarak ve pazarlık yaparak etkili olmuşlar; aynı yıl içerisinde, yıl sonuna doğru, 2004 yılı başından itibaren geçerli olmak üzere Armutalan ve Marmaris Belediyelerine, bu iki belediye sınırları içerisinde Salı ve Cuma günleri kurulup gelen pazarların bundan böyle Perşembe günleri kurulacağına dair kararları aldırmayı başarmışlardı: Nitekim Marmaris Belediyesi 2004 yılı başından itibaren uygulamaya hemen geçmiş, yıllardır Cuma günleri kurulan pazarı Perşembe gününe kaydırmış; Armutalan Belediyesi ise aksi doğrultuda karar almasına rağmen uygulamada yine Salı gününü korumuştu. (İçmeler Belediyesinin o günkü yönetimi bu karara katılmamış ve kendi belediye sınırları içerisinde kurulan pazarın Çarşamba günü kurulmaya devam edilmesinde ısrarcı olmuştu.)
     29 Mart yerel seçimlerinde yerel yönetimlerin el değiştirmesinde 'kilit rol' oynadıkları söylenebilecek bu iş yeri sahibi esnaf (ki ağırlığını çarşı esnafı oluşturuyordu) yerel seçim sonrası süreçte de yeni yerel yöneticiler üzerindeki baskıları devam ettirmişler, yerel seçim sürecinde verilen sözleri hatırlatıp durmuşlar ve bütün belediyelerin (Marmaris, İçmeler, Armutalan ve Beldibi) pazarların gününü Perşembe olarak ilan etmelerini, pazar yerlerini daraltmalarını, bazı iş kollarında tezgah açma izni vermemelerini vb. sağlamaya çalışmışlardır.
     Nitekim bu konularda büyük ölçüde başarılı da olmuşlardır.
     Marmaris, İçmeler ve Armutalan Belediyeleri birbirleriyle bağlantılı olarak aldıkları ve birbiri peşi sıra ilan ettikleri kararlar ile pazarların yeni gününü, 2005 yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, 'Perşembe' olarak kamuoyuna duyurmuşlardır.
     Böylece, bir yıldır Perşembe günleri kurulan Marmaris Pazarına ek olarak İçmeler Belediyesi de Perşembe günü uygulamasına geçmiş; Armutalan Belediyesinin yeni yönetimi ise, yine eski yönetim gibi uygulamada Salı gününü korumuş ve bu satırların yazıldığı sırada da korumaktaydı.
     Bizce iş yeri sahibi esnafın büyük çoğunluğu yıllardır yaşadıkları ve her gelen yeni yılda artarak devam eden ekonomik sıkıntılarını derinlemesine sorgulayarak asıl kaynaklarına inmek ve zor da olsa o noktada köklü ve kalıcı çözümler üretmeye çalışmak yerine işin kolayına kaçmış ve 'kör tuttuğunu öper' misali pazar yerlerini, pazarcıları ve pazarların birbiri peşi sıra farklı günlerde kuruluyor olmasını 'günah keçisi' olarak ilan etmişlerdir.
     29 Mart yerel seçim öncesindeki Marmaris ve Armutalan Belediyeleri yönetimlerinin konuya seçim kaygısıyla yaklaşmaları anlaşılabilir bir şeydi, ama 'ŞİMDİ DEĞİŞİM ZAMANI' diyerek seçim sürecine giren, seçimi kazanan ve halihazırda bu iddiasını sürdürmeye çalışan bugünkü yönetimlerin, bir grup iş yeri sahibinin bu düşüncelerini hiç sorgulamadan kabul etmeleri, bu düşüncelere uygun kararlar alıp uygulamaya sokmaları anlaşılır ve savunulur bir şey değildir.
     Bizce, bu üç belediye sınırları içerisinde kurulan pazarların aynı güne alınması halinde (bugüne kadar farklı ağızlardan yazılı ve sözlü olarak dile getirilen ve bizim de bir kısmına katıldığımız yeni sorunların ortaya çıkmasının yanı sıra):
     1- Marmaris sınırları içerisinde yaşayan ve pazarlara çıkarak geçimini sağlayan bir ailenin aynı gün içerisinde birden çok pazara çıkması mümkün olmadığından, bundan böyle yaşamını Marmaris sınırları içerisinde sürdürebilmesinin koşulları ortadan kalkar,
     2- Marmaris'te yaşama koşulları ortadan kalkan bir aile, Marmaris'ten başka bir yere göç de dahil olmak üzere farklı seçeneklerle karşı karşıya kalır,
     3- Aynı gün birden çok pazara sergi açmak ancak yetişkin ve çok sayıda erkek çocuğuna sahip olmakla mümkün olacağından, bir anlamda çok çocuklu ataerkil ailelerin önü açılır,
     4- Marmaris dışında yaşayıp da bir gün bile olsa Marmaris'te bir pazarda tezgah açmayı yeterli görecek seyyar esnafın güçlü bir yönelimi gündeme gelebilir,
     5- Marmaris'te yaşayanlar açısından 'pazarcılık' bir meslek olmaktan çıkar.
     ÇÖZÜM MÜMKÜNDÜR!
     Bizce, pazarları 'tek güne' almak yerine, yani bir anlamda bir kısım esnafı memnun edeyim derken yeni sorunlara yol açmak yerine, pazar yerlerine yönelik olarak dile getirilen ve de pazar yerlerinde var olan sorunları daha pratik ve üzerinde büyük ölçüde hemfikir olunabilecek yollarla çözmeye çalışmak daha uygun olacaktır.
     Bu çerçevede;
     1- Armutalan Belediyesine gelir getirmenin dışında ( her nedense o da tam olarak toplanamıyor ya) hiç bir özelliği olmayan ve kışın neredeyse hiç bir fonksiyonu bulunmayan Siteler Pazarını şu an bulunduğu yerden kaldırarak Armutalan Belediyesi arkasında bir yere taşımak, böylece yaz-kış açılır hale getirerek oralarda yaşayan halka yararı olacak bir işleve kavuşturmak, belli bir sayı sınırlamasına gitmek, zamanla kapalı bir mekan yaratmak, Belediyeye daha çok gelir elde etmek ve iş yeri sahibi esnafların tepkilerini büyük ölçüde gidermek mümkündür.
     2- İçmeler Pazarını sayı ve alan sınırlamasına giderek küçültmek, sosyal aktiviteleri artırarak işlevini zenginleştirmek, kapalı bir pazar yerini yaratmayı gündeme almak, şikayet edilen bir yer olmaktan çıkarıp İçmeler'de yaşayan herkesin memnun olacağı bir yer haline getirmek mümkündür.
     3- Halen kapsamlı olarak restore edilmeye çalışılan eski pazar yeri binası içerisine yerleştirilebilecek Marmaris Pazarı, bugüne kadar çok farklı kesimlerce dile getirilen sorunları büyük ölçüde ortadan kaldırır.
     Özetle, 'Tek gün' uygulamasına gitmeden, mevcut pazar günlerini koruyarak veya yeniden günleri belirleyerek pazar yerleriyle ilgili sorunları aşmak ve pazar yerlerini bir 'sorun' olarak gündemden çıkarmak hem mümkündür hem de artık gereklidir.
     MEHMET ALİ YENİLMEZ
     26.02.2005''
     ***
     Yazının yazımı bittikten sonra, gazeteye yolladım.
     Bazı teknik nedenlerle, yayınlanması biraz gecikti ve bilahare, 16 ve 17 Şubat 2005 tarihlerinde, Çağdaş Marmaris gazetesinde, iki bölüm halinde, ''Çağdaş Marmaris'in Pazar yeri Araştırması' başlığı altında yayanlandı.
     ***
     Yazı yayınlandıktan bir süre sonra Mehmet abi ile karşılaştım; karşılıklı hal hatır sorduktan sonra, bana 'Biliyor musun ' dedi, 'Yerel seçimden beri yüzümüze bakmayan Ali Acar, senin yazın yayınlandıktan sonra, beni aradı ve bu yazıların yayınlanmasının iyi olduğunu, çok yararlandıklarını, söyledi' dedi.
     Gülüştük.
     Mehmet abi, elbette bu yazıları yazanın ben olduğumu söylememişti; haliyle Ali Acar ve ekibi, bu yazıları yazanın ben olduğumu bilmiyorlardı.
     Bilselerdi, ne düşünürler ve nasıl bir tepki gösterirlerdi?
     Bilmiyorum...
     11.02.2020 /Datça
     Mehmet Erdal







Devamını Oku...

24 Aralık 2019 Salı

2018.11.06.MARMARİS; 2004 YEREL YÖNETİM SEÇİMİ

  Hiç yorum yok
04:26


     YEREL SEÇİM ÇALIŞMASI DENEYİMLERİ -2
     MARMARİS; 2004 YEREL YÖNETİM SEÇİMİ
     18.04.1999 yılında yapılan Genel Seçim'de DSP, MHP, FP, ANAP ve DYP parlamentoya girebilmiş ve akabinde DSP, MHP ve ANAP anlaşarak, 09.06.1999 tarihinde Ecevitin Başbakanlığında 57. Hükumeti kurmuşlardı.
     Cumhurbaşkanı, Süleyman Demirel'di.
     16.05.2000 tarihinde ise, Ahmet Necdet Sezer yeni Cumhurbaşkanı seçilmişti..
     Bu 3 partinin kurduğu hükumet işbaşında iken, 2000 yılı ortalarından itibaren 'Ekonomik Kriz' baş göstermiş ve bu 'Ekonomik Kriz', 19.02.2001 tarihinde, Cumhurbaşkanının, Anayasa kitapçığını Ecevitin önüne fırlatması ile gündeme gelen 'Siyasi Kriz' sonucu ise 'Kara Çarşamba' olarak anılan ve borsanın düşmesi, faizlerin artması ve dövizin ikiye katlanması ile 'tepe nokta'ya ulaşmıştı.
     Bilahare, IMF'nin temsilcisi Kemal Derviş göreve çağrılmış ve ekonominin başına geçirilmişti.
     111 Milletvekili ile parlamentoda olan FP (Fazilet Parti), yaygın deyişle, kendi içinde 'Gelenekçiler' ve 'Yenilikçiler' olarak adlandırılan bir tartışma ve ayrışma sürecinden sonra ikiye bölünmüş; 'Yenilikçiler' olarak adlandırılan kesim, 14.08.2001 tarihinde AKP'yi kurarak, ayrı bir siyasi parti olarak sahnedeki yerlerini almışlardı.
     R.T.Erdoğan, hemen basının önüne geçmiş ve kendinden çok emin bir şekilde 'Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' demiş ve 'erken genel seçim' istemişti.
     MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, 07.07.2002 günü 'erken genel seçim' çağrısı yapmıştı.
     DSP bölünmüş ve İsmail Cem, Hüsamettin Özkan ile Kemal Derviş 'yeni bir hareket' (12.07.2002) başlattıklarını duyurmuşlardı ( ve akabinde YTP-Yeni Türkiye Partisi kurulmuştu).
     Hükumet, 16.07.2002 tarihinde toplanarak 'Erken Genel Seçim' kararı almıştı.
     03.11.2002 günü yapılan 'erken genel seçim''de AKP % 34 oy oranı ile 363, CHP % 19 oy oranı ile 178 milletvekili kazanmış; diğer partiler 'barajı' aşamamışlardı.
     18.11.2002 tarihinde Abdullah Gül (R.T.Erdoğan yasaklı olduğundan), 58. Hükumeti kurmuştu.
***
     1999-2002 yılları arasında yaşanan bu ekonomik ve siyasi alt-üst oluşlar ve arkasından gelen 2002 'Erken Genel Seçim' ile ortaya çıkan yeni siyasi dengeler, (konumuz açısından) iki gelişmeye yol açmıştı:
     1- Ekonomik kriz, her zaman olduğu gibi, öncelikle ve asıl olarak toplumun 'alt kısmı' kabul edilen çalışanları, yoksulları, işsizleri ve küçük esnafı etkilemiş; bu çerçevede, Marmaris'teki esnaf sıkıntılı günler geçirmeye başlamış, çözüm arayışına yönelmiş; her zaman olduğu gibi, sorunun/sorunların kaynağını sorgulamak ve köklü çözümlere yönelmek yerine, 'palyatif' çözümler dile getirilmeye başlanmıştı.(İlçe merkezinde Salı günü Armutalan, Çarşamba günü İçmeler, Cuma günü Marmaris ve Pazar günü Beldibi pazarları kurulurken, esnaf, sanki Cuma günkü Marmaris Pazarı Perşembe'ye alınır ve böylece Perşembe günü Muğla Pazarı'na giden turistlerin bu gidişi önlenirse sıkıntılar ortadan kalkacakmış gibi bir 'yanılsama'ya düşerek, bu 'değişiklik' talebini 'çözüm' olarak gündeme getirmiş ve gerçekten de, İsmet Karadinç başkanlığındaki Marmaris Belediyesi, bu talebi kabul etmiş ve Marmaris Pazarı, Cuma gününden Perşembe'ye alınmıştı.)
     Aynı kriz sürecinde, Marmaris esnafı, kendi aralarında bir birliktelik oluşturma sürecine yönelmiş ve 'Marmaris Esnaf ve Çalışanlar Birliği' adı altında (bir ölçüde de olsa) bir araya gelmişti.
     2-Kurulduğu andan itibaren siyasi alanda 'parlayan yıldız 'AKP' idi ve bu 2002 'erken genel seçim' sonrası 'perçinlenmişti.
     Sol, Sosyalist ve laik kesimde CHP öne çıkmış ve 'yeniden' 'ilgi odağı' haline gelmişti.
     Diğer partiler 'var-yok' konumuna düşmüşlerdi.
     Siyasi düzlemdeki bu yeni görünümün yerellerde de 'izdüşümlerinin olması ve 'yeni konumlanmaların gözlemlenmesi kaçınılmazdı.
***
     2004 Yerel Yönetim Seçimleri'ne, ülkede ve yerelde var olan bu koşullarda girilmişti.
***
     Marmaris'te 1999'dan beri Belediye Başkanlığı yapan ANAP'lı (İçmeler)Zeki Eren, (Armutalan) İsmet Çakıroğlu ve (Marmaris)İsmet Karadinç DYP'ye; Beldibi Muhtarı ANAP'lı Şaban Yıldırım ve 1999'da DYP'den aday olan Turan Öner AKP'ye geçmişler ve 2004 Yerel Genel Seçiminde, yeni partilerinden 'aday' olmuşlardı.
     CHP İlçe Örgütü, 'Seçimi kazanacak adayı bulduk' diyerek, ilçede, varlıklı ve sevilen bir kişi olarak tanımlanabilecek Ethem Sayar üzerinde yoğunlaşmış ama Ethem Sayar'ın ailesinin itirazı nedeniyle (sağlığı gerekçesiyle) bu adaydan vazgeçilmiş, hasbelkader, önceki dönem meclis üyeliği yapan Ali Acar adında karar kılınmıştı. (Armutalan'da Ali Acar'ın eniştesi Muhammet Ünlü, İçmeler'de aslen DYP'li Yavuz Çokberkit ve Beldibi'nde Yusuf Sivri aday gösterilmişlerdi.)
     Bu gelişmeler üzerine, 1999'da CHP Marmaris Belediye Başkan adayı olan Fatma Gebeş Çimen DYP'ye geçmiş ve İsmet Karadinç'in yanında alanlara çıkmaya başlamıştı.
***
     Ülke genelinde DEHAP, EMEP, ÖDP, ÖTP, SDP ve SHP'nin bir araya gelerek oluşturdukları 'Demokratik Güçbirliği'ne paralel, Marmaris'te de, bunlardan hangisi 'var-yok' demeden, aynı adlar kullanılarak benzer ve aynı ad'la bir 'birliktelik' kurulması yoluna gidilmiş ve 2004 Yerel Yönetim seçim süreci'ne girildiği o günlerde, bu birliktelik ile Marmaris çarşı esnafının oluşturduğu birlikteliğin 'birlikte hareket etme ve ortak aday çıkarma' konusunda anlaştıkları duyurulmuştu.
     Bu iki birliktelik, Belediye Başkan ve Meclis Üyeleri adaylarını belirlemek üzere 14.02.2004 günü Marmaris Belediyesi Düğün Salonunda bir araya gelmişlerdi:
     Yapılan konuşmalarda, bu bir araya geliş bir 'düğüne' benzetilmiş ve '...Umut ile direncin, özgürlük ile eşitliğin, sevgi ile paylaşmanın, onur ile coşkunun düğünleri bugün' denilmişti. 'Bu yapı öyle bir yapı ki kimsenin diğerinden bir adım önde olmadığı, tüm karar alma süreçlerinde demokratik tarzların egemen olduğu bir yapıdır.
     Bu yapı öyle bir yapı ki herkesin politika yaptığı, politikacı olduğu bir yapıdır.
     ...bu yapı öyle bir yapı ki aday belirleme süreçlerinde ...açık, demokratik, katılımcı bir gerçek ön seçim yapabilen bir yapı, hatta tek yapı, böyle bir rüzgar, böyle bir dalga...' (16.02.2004/Çağdaş Marmaris)
     Yapılan 'ön seçim' sonrası, aslen CHP üyesi olan Nazan Batmaz Marmaris, Elif Küreş Beldibi Bağımsız Belediye Başkan Adayları ve artı, 3 isim belediye meclis üyesi adayları olarak ilan edilmişti.(Melike Yürek ise Tepe Mahallesinden muhtar adayı gösterilmişti)
***
     Aday listelerinin İlçe Seçim Kurulları'na teslim edileceği son gün olan 24.02.2004 gününe kadar Marmaris Belediye Başkanlığında en favori aday AKP'den Turan Öner'di; ama nasıl olduysa olmuş ve AKP İlçe Örgütü, adaylara ait belgeleri, saat 17.05'de İlçe Seçim Kurulu'na verebilmişti; haliyle AKP, Marmaris İlçe Seçim Kurulu'na bağlı bütün belediyelerde seçime katılma hakkını yitirmişti. (Bu gecikmeden sorumlu tutulan AKP İlçe Başkanı Turan Şahin, bu gecikmenin parasal boyutu da olduğu yollu yapılan spekülatif söylentiler karşısında kendini savunmaya çalışmıştı. 17.03.2004 /Çağdaş Marmaris)
***
     AKP'nin Belediye Başkan adaylarından (yıllardır Beldibi Muhtarlığı yapan ve 'ilk kez' Belediye olan Beldibinde 'kesin favori' görülen) Şaban Yıldırım, '2009 Yerel Seçiminde kendisinin destekleneceği' sözünü alması üzerine, MHP Belediye Başkan Adayı İdris İspirli'yi desteklemeye başlamış (İ.İspirli önde ve o arkada görüntülü afişler ile her yer donatılmış); diğer yerlerde, AKP oylarının, DYP'li adaylara gideceği öngörülerinde bulunulmaya başlanmıştı.
***
     Hasbelkader CHP Marmaris Belediye Başkan Adayı ilan edilen ve her yönüyle R.T.Erdoğan'a benzetilen Ali Acar, ilçe örgütü toplantılarında 'Sol'dan bize fayda yok, yüzümüzü Sağa dönelim' yollu konuşmalar yapmaya başlamış ve keza, tam bir pragmatist gibi davranarak, meclis üyesi adaylarını, Marmaris'in 'demografik yapısı'na uygun(etnik, dinsel ve siyasal) adaylardan belirlemişti.
***
     'Demokratik Güçbirliği' adayı Nazan Batmaz ve meclis üyesi adayı olan arkadaşları, aday belirleme süreci ve sonrası ilk anlarda belli bir ilgi odağı olmuş ve heyecan yaratmışlar; ama ardından gelen günlerde, Ali Acar ve diğer CHP'li adaylar (farklı nedenlerle) 'Değişim'in adresi olarak görülmeye (Duran Ergül/02.03.2004/Çağdaş Marmaris) başlanınca, hızla 'geri' bir konuma düşmeye başlamışlardı.(SHP'den kimse ortada gözükmemeye, EMEP'liler alenen CHP saflarına katılmaya vb. kısacası bazı ÖDP'lilerin ve bazı esnafın dışında, o ilk andaki kitlesellik görülmemeye başlanmıştı.)
***
     Kadın imajının öne çıktığı 'Demokratik Güçbirliği Bağımsız Belediye Başkan Adayı' seçim çalışmalarında, 'Başka bir Marmaris Mümkün' sloganı ön plandaydı ve bu çerçevede, yapılan çalışmalarda '...Yaşamı değiştirmek ve dönüştürmek istiyoruz.Yeni bir yaşam biçiminden söz etmek istiyoruz. Bunu ancak hep beraber çözebiliriz. Sen istersen başka bir Marmaris mümkündür. Biz daha iyi yönetilmek istiyoruz...28'inde de varız,28'inden sonra da varız. Bu konuda tavizimiz yok...Bizim içimizde her kesimden insanlar var. Kendimizi çok rahat ifade edebilmek ve bilgiye çok rahat ulaşabilmek istiyoruz. Bu da ancak şeffaflıkla olabilir. Şeffaflık olmazsa olmaz ilkemizdir. Biz adil olmaktan, katılımcılıktan, nimet ve külfetleri paylaşmaktan söz ediyoruz.' (09.03.2004/Çağdaş Marmaris)
'...Bizler yerel yönetimlerin, belde halkının kendini yönetmesinin, şeffaf, özgürlükçü ve demokratik planlamacı ilişkileri yaşamasının, doğrudan demokrasiyi hayata geçirmesinin bir alanı olarak görüyoruz...' vb. deniyordu.(19.03.2004/Çağdaş Marmaris)
***
     28.03.2004 günü akşamı sandıktan, Beldibi'nde MHP adayı İdris İspirli ve diğer 5 yerde ise (Marmaris, Armutalan, İçmeler, Turunç ve Bozburun) CHP'li adaylar çıkmıştı.
     Bağımsız aday Nazan Batmaz 155, Meclis üyesi aday arkadaşları Sevim Canpolat 57, Abdullah Cücü 65, Burhanettin Arıca 78; Beldibi'nde ise Elif Küreş 44 oy almışlardı.
***
     2001 yılında kesin olarak Datça'ya yerleşmem nedeniyle, 1999 Yerel Seçimine kıyasla daha az içinde yer alabildiğim ve katkıda bulunabildiğim 2004 Yerel Seçim Sürecinden bugüne (bende/bizde ve akıllarda) kalanlar şunlardır;
     1-Bu Yerel Seçim çalışmaları süresince CHP İlçe Örgütü,  Ali Acar ve özellikle 1.sıra İl Genel Meclis üyesi seçilen Dursun Kaplan etkisi ve yönlendirmesi altında 'Sol'a, çıkarılan 'Bağımsız' adaya/adaylara ve bu gelişmelerden sorumlu gördükleri Sol, Sosyalist ve Devrimci kişilere karşı çok çirkin bir karalama ve kötüleme kampanyası yürütmüş, bu ise bizlerde, ciddi bir duygusal kırılmaya yol açmış ve bu duygusal kırılmanın ifadesi olarak 20 kişilik imza ile 'BİZ AŞAĞIDA İMZASI OLANLAR' başlığı altında yerel bir gazeteye ilan vermiş '...Yüzyıllardır karnı acıkınca eline bir tane balık verilen insanların balık tutmayı öğrenmek istedikleri bu yapının böyle hoyratça ezilmesinden yarar umanlar, uygulayanlar, ortak olanlar utansınlar ve bu yapıya, bu insanlara yapılan bu saldırılara sessiz kalanlar da ileride bu tavırlarının sonuçlarını çocuklarına, torunlarına nasıl anlatacaklarını şimdiden düşünmeye başlasınlar.' demiştik.(07.04.2004/Çağdaş Marmaris)
     2-CHP İl Genel Meclis Üyesi seçilen (ve bu yazının yazıldığı tarihte de Ali Acar'ın iki başkan yardımcısından biri olan) Dursun Kaplan, Nazan Batmazın aday çıkarılmasından 'asıl sorumlu 'gördüğü iki kişiden birisi olduğum saplantısı sonucu, İçmeler Belediyesi sınırları içerisinde Çarşamba günleri kurulan Pazaryeri kartımı iptal ettirmiş ve ben, Fesih adındaki bir Belediye Meclisi üyesini ikna ederek bu kartıma yeniden sahip olabilmiştim.
     3-CHP'nin ilk olarak üzerinde hemfikir olduğu ama sağlık sorunları nedeniyle ailesinin itiraz ettiği ve böylece Ali Acar'ın ön plana çıkışına yol vermiş olan Ethem Sayar, 2004 Yerel Seçiminde Marmaris Belediye Meclis Üyesi olarak seçilmiş, ancak, 2009 Yerel Seçiminde, kendisi gibi aynı yıllarda CHP Meclis Üyesi olan ve bu kez DSP'den Belediye Başkan Adayı olan Kenan Değertaş'ı (Sol, Sosyalist ve Devrimci kişilerle birlikte) desteklemişti. (Neden?...)
     08.11.2018/DATÇA
     Mehmet Erdal

Devamını Oku...