Çiğdem Canbey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2022 Cumartesi

2022.01.15.DATÇA KENT KONSEYİ GENEL KURULUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (7)/ BİR KONGRE NASIL YÖNETİLMEMELİ (4)

  Hiç yorum yok
05:36

 


     DATÇA KENT KONSEYİ GENEL KURULUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (7)

     BİR KONGRE NASIL YÖNETİLMEMELİ (4)

     Olup biteni anlamaya ve kabullenmeye çalışıyordum; Gökhan Sağır, gülerek, Çarşaflar ile yorganlar birbirine karıştı... deyip duruyordu. Bu olanlar, çok komikti... Burada olanları yazacağım, kimse inkar etmesin, kim kazanırsa kazansın, dedim (1:26:02). Oğuzhan Özçelik, yaz tabi, dedi. Blok liste-Çarşaf liste nedir ne değildir, üzerine aramızda konuşmaya devam ettik. Ali Kurt, bir ara sahneden inip yanımıza yaklaştığında, bu olup bitenler üzerine soru sormaya çalıştım; şimdi tartışmayacağım, dedi. Olup biten her şeyi yazacağım, dedim; yazabilirsin, basına karşı saygımız sonsuz, hiç sorun değil, dedi, sesini yükselterek.

     Ali Eren'i başkan adayı gösteren ve Sarı listeyi düzenleyen irade kesin olarak Blok liste ile seçime gidilmesini istiyordu; bu çok açıktı. Nitekim, başkan adayı Ali Eren ve MHP temsilcisi Oğuzhan Özçelik bunu net bir biçimde ifade etmişler; dahası Oğuzhan Özçalık, çok safiyane olarak, bunu, kendi mantığı içerisinde tutarlı bir biçimde savunmuştu. Gerçekte, Çiğdem Canbey'i başkan adayı gösteren ve Beyaz listeyi düzenleyen irade de şu veya bu nedenle Blok listeyi savunuyordu; aksi halde böyle bir liste hazırlamaz ve dahası, bir sır gibi, oylama anına kadar, bütün katılımcılardan saklamazdı. Onlar açısından sorun şu idi: onlara oy verecek katılımcıların bir kısmı Çarşaf liste istiyordu; önceki hafta içerisinde her düzlemde yaşanan tartışmalarda bu görülmüştü. Bu nedenle, hiç bir ağızdan, çok açık bir biçimde, evet, şu şu nedenlerle, biz de Blok liste savunuyoruz, denilemezdi; ters teperdi. Yapılması gereken, sessiz ve sakin bir şekilde Beyaz listenin, bu listeye oy vereceklerce kabullenilmesini sağlamaktı. Bu çerçevede, bu liste meselesinde çıkabilecek olası bütün tartışmaları bir biçimde önlemek, olmadı, canım, biz de Çarşaf liste uygulamasından yanayız, işte bu uygulama Çarşaf liste uygulamasıdır, diyerek bu konuda yaşanabilecek sorunu aşmak, gerekiyordu. Tam da bu noktada, hakkını teslim etmeliyim, Ali Kurt iyi bir performans gösterdi.

     MHP temsilcisi Oğuzhan Özçelik'in ısrarları sonucu naçar kalınıp yaptırılan oylamada Çarşaf liste 30, Blok liste 18 almasına karşın değişen bir şey olmadı; kongre aynen devam etti. Halbuki, madem ki oylama yapıldı ve oylamada Çarşaf liste çıktı, o zaman, arkadaşlar, genel kurulun bu iradesine saygı gösteriyoruz, hazırlanan listeleri çöpe atıyoruz, yürütme kuruluna aday olmak isteyenlerin adlarını yukarıdan aşağıya doğru uzanan panoya yazıyoruz ve her katılımcı, istediği her adayın ismini dağıtılacak kağıtlara yazıp sandığa atıyor; sayım sonucu, en çok oy alandan en az oy alana doğru bir tasnif yapıp yürütme kurulu asil ve yedek üyeleri belirliyoruz, denilmesi gerekiyordu. Yapılması gereken, adil ve demokratik olan, bu idi. Eğer bunu yapmayacak ve kongreye gelirken kafanıza koyduğunuz gibi devam edecek idiyseniz, neden oylama yaptınız? Bunu yapmayıp, bildiğiniz gibi yola devam etmekle, siz, azınlık iradesinin çoğunluk iradesi karşısında kazandığını, 18'in 30'dan büyük olduğunu iddia etmiş olmuyor musunuz?

     Bu çerçevede düşünürken ve çevredeki arkadaşlar ile konuşurken, divan başkanı Ali Kurt'un seslendiğini fark ettim: Mehmet bey, dedi yüksek sesle, yazı yazacaksan bana soracaksın herhalde, gibi bir şeyler söyledi (1:38:57). Bir divan başkanından böyle bir sataşma beklemediğimden, ne dediğini tam anlayamadım; ben gördüğüm şeyleri yazacağım, dedim. Onu bilmem, haber yapacaksan, bana haber vereceksin, dedi. Hoppala... Yarın rakamları yayınlayacağım, dedim. Rakamları?, dedi. Burada ne olup bittiyse onları yayınlayacağım, türünden açıklama yapmaya çalıştım. Onda bir problem yok, dedi. Devam etti: Hani sen biraz önce beni suçladın ya, dedi. Hoppala... Ne suçlaması yapmıştım? Bu kongrenin bir katılımcısıydım; ilkinde, kendisine, divan başkanı olması nedeniyle, hukuken yapması zorunlu bir görevi yapmayıp pas geçtiğini, yani eksikliğini anımsatmıştım; nitekim, benim uyarım üzerine, peki deyip önceden salona sorması gerekirken sormadığı soruyu sormuştu. İkincisinde, sahneden inip yanımıza yaklaştığında, bu 30 ve 18 rakamlarına dair bir şeyler sormak istemiştim ama o, şimdi tartışmayacağım, deyip uzaklaşmıştı. Bir şeyler daha söylemeye devam etti, tam anlayamadım; yarın, dedim, yazımda, oylamada çıkan 30/18 rakamlarının ne anlama geldiğini soracağım; bu konuda kamuoyuna bir basın açıklaması yapacaksın. Adım geçecekse savunma hakkım olmalı vb. diyerek sözlerine devam etti. 18, 30'dan büyük müş, onu anladım vb. bir şeyler de ben söyledim.

     Kesin anını anımsamıyorum, tam bu anda ya da bu andan biraz önce ama bu konu üzerine oturduğum yerdeki arkadaşlar ile konuşurken, kent konseyi başkan adayı Çiğdem Canbey bir ara yerinden kalktı ve bize doğru geldi, yüzünü bana döndü ve benim de, dedi, Çarşaf listeye oy verdiğimi, yazar mısın? Anlaşılan o idi ki Çiğdem Canbey, bize çok uzak olmaması nedeniyle, aramızda biraz da çevreden duyulacak şekilde yaptığımız konuşmalara bir biçimde kulak misafiri olmuş ve neden gerek duydu ise, ki bu yazıyı yazarken bile hala merak ediyorum, böyle bir şeyin kamuoyunca bilinmesini, istiyordu. Yazarım, dedim. Yazdım...

     (2:07:46) Ali Kurt, yine bana doğru seslenerek, kabak benim başıma niye patladı?; Mehmet bey, kabak benim başıma niye patladı, diye seslendi. Allah Allah, oy verme trafiğini yönetme gibi oldukça dikkat isteyen stresli bir işin içindeyken bile Ali Kurt'un bir kulağı bizim bulunduğumuz yerde yaptığımız konuşmalardaydı; yani, bravo... Ne diyeceğimi şaşırdım!

     Oy verme bitti; gelmeyenler yeniden kontrol edildi (2:23:56). İmzalar sayılıyordu, ilginç bir şey oldu: Ali Kurt gidip telefonun eline aldı, baktı, baktı ve yahu, dedi, bir Mehmet Erdal sorup duruyor sonucu, bir de eşim sorup duruyor. Hoppala... (2:25:41). Şimdi bu yazıları okuyan ve merak edip canlı videoyu izleyenlere soruyorum, siz divan başkanı olsaydınız, böyle bir konuşma yapar mıydınız? Ya da bir divan başkanının böyle bir konuşma yapabileceğini tahmin eder miydiniz?

     Ali Kurt bu sataşmayı yapmadan bir dakika önce, sahnede oturan ve canlı yayın yapan Sebiha Arslan'a yaklaşıp, kaç kişinin oy kullandığını sormuştum; videoda da duyuluyor, Mehmet abi, sayıyorlar, 5-10 dakika sonra açıklayacaklar, biçiminde cevap vermişti. Anlaşılan o idi ki, Ali Kurt, toplantı içindeki konuşmamı hala sindirememiş ve onca stresli işinin içinde bir gözü ile beni izliyoır ve bir kulağı ile de benim konuşmalarımı dinliyordu. Bir kez daha bravo idi...

     Anlamıyorum, dedim, politika dediğin, ilgilenmedir. Neden kızıyorsun ki, dedi, sen takılınca ben kızıyor muyum? Hoppala, baştan beri, an be an, aynıyla vaki, ne olduysa yayınladığım kongrenin hangi dakikasında takılmıştım ve ben ne demiştim, anlayamamıştım. Anlamadım şimdi ben, dedim, CHP'li olarak sen, hem Erdoğan'ı eleştiriyorsun hem de onun gibi milletin politika ile ilgilenmesini istemiyorsun. Ben, dedi Ali Kurt, bundan daha demokratik bir toplantı görmedim. Evet, şeklen doğru, dedim. Umarım, Sol Parti'nin ilçe kongresine gelince bu kadar demokratik bir toplantıya tanık oluruz, dedi. Şeklen doğru söylüyorsun, Ali bey, dedim; özü de öyle, dedi. Yok, şeklen doğru söylüyorsun, dedim... 40'dan sonra bunu yapmıyorsun ki, dedim. 40'dan sonra mı dedi, 60'na, 70'ne geldik... O zaman, gençliğinden beri bunu yaptığın için, bunun şeklen doğru, ama içerik olarak böyle olmadığını, bilmen gerekir, dedim. Genel kurulun iradesi her şeyin üstündedir... dedi ve işine döndü (2:26:41). 106 imza vardı. Şimdi de zarflar sayılacaktı. Zarflar sayıldı; 106. Tutanak tutuldu ve sayıma geçildi.

     106 zarftan 2 zarf ve bir oy pusulası geçersizdi. Başkan adaylarına verilen oyların sayımına başlandı. Ali Eren: 38, Çiğdem Canbey: 64 oy almıştı (2:51:09). Çiğdem Canbey ve Ali Eren tokalaştılar.

     Yürütme kuruluna verilen oyların sayımına geçildi. Sarı liste, 34; Beyaz liste, 62 oy almıştı. Beyaz listenin 5'nin, Sarı listenin 3'nün üzerinde çizilmeler vardı. Bu durumda, fiiliyatta, 96 katılımcı Blok liste, 8 katılımcı ise bu biçimdeki bir 'Çarşaf liste' uygulaması yapmış oluyordu. Blok liste mi? Çarşaf liste mi? oylamasının sonucunun bilindiği bir durumda, bu sonuç, biraz garip değil miydi? Bu sonuç normal miydi? Bunun bir açıklamasının yapılması gerekmiyor muydu?

     Çizilen listelerdeki oyların da dağılımı yapıldı; kişi bazında alınan oylar ortaya çıktı. Seçimin sonucu resmen ilan edildi(3:00:43)

     Özgür Yayla ve ardından Güngör Erçil kısa birer konuşma yaptılar. Güngör Erçil, konuşmasında, yapılan kongrenin biçimsel ya da özde demokratik olup olmadığına dair Ali Kurt ile bir ara yaptığım tartışmaya atıfta bulunarak, bu genel kurul, en geniş katılımlı, benim bilebildiğim; biçimsel ya da esasa dair demokratik. Orayı tartışmaya girmeyeceğim. Demokratik bir genel kurul oldu. Bunun için gerçekten divana teşekkür borçluyuz, bence, dedi...(3:03:09)

     Bu noktada, Datça Kent Konseyinin 2021 yılı genel kurulu olmuş, bitmiş ve geride kalmış, oldu.

     25 haziran günü kongre salonunda başlayan, bu kongre demokratik bir kongre midir, değil midir, tartışması daha uzun bir süre tartışılacak ve gelecekteki kongreler için oldukça yol gösterici dersler çıkarılacaktır. Benim görüşüm, çok nettir: Bu kongre, şeklen demokratiktir ama özü itibariyle asla... Çünkü, bu kongre, ne yapıp edip yönetimi (iktidarı) kaptırmama/alma ekseninde kurgulandığı için, kongre katılımcılarının listesinin oluşturulmasından kongre sürecinde olup biten her şeyin herkesin bilgisine açık olup-olmadığına ve divan başkanının kongreyi yönetmesi sürecinde izlediği usul ve yaklaşımlara kadar, tepeden tırnağa sorunludur. Nokta.

09.07.2021/Datça/Mehmet Erdal

     (*) Bu yazı 09.07.2021 günü Muğla turnusol'da yayınlanmıştır.

Devamını Oku...

2022.01.15.DATÇA KENT KONSEYİ GENEL KURULU REKOR KATILIMLA YAPILDI!

  Hiç yorum yok
05:04

     


     DATÇA KENT KONSEYİ GENEL KURULU, REKOR KATILIMLA YAPILDI (*)

     18 haziran 2021 günü ilk toplantısının yapılması kararı alınan ama çoğunluk sağlanamadığı gerekçesiyle yapılamayan, bu nedenle tarafların bir hafta boyunca sözlü ve yazılı olarak birbirlerini suçladıkları Datça Kent Konseyi Genel Kurulu, bugün rekor bir katılımla gerçekleştirildi; seçimi Beyaz Liste ile seçime katılan Çiğdem Canbey kazandı.

     Genel Kurul için 18 Haziran günü saat 14.00'te Ecevit Kültür Merkezi'nde ilk toplantının yapılması, eğer salt çoğunluk sağlanamazsa 25 Haziran günü salt çoğunluk aranmaksızın yine aynı yerde yapılması kararı alındıktan ve ilan edildikten sonra, daha önce Datça'da (belki başka yerlerde de) yapılan Kent Konseyi Genel Kurulları öncesi hiç yaşanmamış ve tanık olunmamış bazı gelişmeler yaşanmaya başlanmıştı: sokaklarda konuşulanlara göre, ilçede örgütlü bulunan bir siyasi partinin organizatörlüğünde bazı kamu kurumları temsilcileri kongreye yönelik bir liste hazırlıyorlardı; kent konseyi başkanlığı ve yürütme kurulu üye seçimlerini kazanmak istiyorlardı.

     Bu duyumlar nedeniyle 18 Haziran günü gergin bir atmosferde toplanan kent konseyi kongresi, salt çoğunluk oluşturulamadığı için yapılamamış ve 25 Haziran'a ertelenmiş; ama söylentiler ve karşılıklı suçlamalar da almış başını gitmişti...

     Bugün saat 14.00'de başlaması duyurulan ama aynı salonda öncesi saatlerde başlayan bir seminerin uzaması nedeniyle saat 15.00 civarı başlayabilen kongreye yasal olarak katılımcı olma hakkı bulunan 140 temsilcinin 109' katıldı. Öncesinde, üç başkan adayı olduğu söylenirken, son anda bir başkan adayını gerekçe açıklamaksızın aday olmadığı ve işin garibi, salon civarında olmasına karşın her nedense oy kullanmaya bile gelmediği kongrede iki başkan adayı yarıştı.

     Adaylardan Ali Eren bir devlet kurumunda memurdu ve resmi kurumların adayı olarak seçime katıldığı söyleniyordu; aslen Karaköylü genç ve oldukça sempatik bir kişi profili çiziyordu. Beyaz Liste olarak seçime giren Çiğdem Canbey ise genç ve sempatik bir kadın eğitimciydi.

     Kent konseyi başkanın seçimi ile yürütme kurulu üyelerinin seçimi konusunda nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiği üzerine çok fazla uzamayan bazı tartışmalardan sonra, her iki seçimin aynı anda sandığa gidip oy kullanılarak yapılması ve böylece zamandan kazanılması konusunda hem fikir olunduktan sonra yürütme kurulu üyelerinin Çarşaf Liste ile mi yoksa Blok Liste ile mi seçileceği üzerine yine çok fazla uzamayan kısa bir yöntem tartışması yaşandı; sonunda, sözde Çarşaf ama özde Blok liste ile (Bir temsilcinin deyişiyle, yorganlar ile çarşaflar birbirine karıştırılarak) yürütme kurulu üyelerinin seçimi yapıldı.

     Oy kullanma bittikten sonra 106 temsilcinin oy kullandığı anlaşıldı. Oy sayımı sonrası Ali Eren'in 38, Çiğdem Canbey'in 64 oy aldığı görüldü. Beyaz ve Sarı listelerin yarıştığı yürütme kurulu seçiminde ise Sarı Liste 34, Beyaz Liste 62 oy aldı. Beyaz Liste üzerinde 5 kişinin, Sarı Liste üzerinde ise 2 kişinin bazı isimleri çizdikleri görüldü.

     Seçim sonucu seçimi kaybeden Ali Eren ile seçimi kazanan Çiğdem Canbey'in tokalaşmaları ve yaptıkları kısa konuşmalar, bir arada yaşama ve ortaklaşa iş yapma kültürü açısında umut verici bir görüntü oldu. (Bu kongre ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirmeyi yarın paylaşacağım.)

     25.06.2021/Datça/Mehmet Erdal

     (*) Bu yazı 25.01.2021 tarihinde Muğla turnusol'da yayınlandı

 

Devamını Oku...