2018.11.29.YEREL SEÇİM Mİ GENEL SEÇİM Mİ
YEREL SEÇİM Mİ ?
GENEL SEÇİM Mİ ?
31 Mart 2019 tarihinde yapılacak
seçim, ne seçimidir?
Yerel Yönetim seçim'i...
Kimleri seçeceğiz?
Yerel Yöneticilerimizi...
Kim seçecek?
O yerde yaşayan ve 'seçmen'
konumunda olan kadınlar ve erkekler...
Bu duruma itiraz eden var mı?
Yok...
***
Acaba?
***
MHP/DEVLET BAHÇELİ 'Ankara,
İstanbul ve İzmir'de aday çıkarmayacağız. AKP kimi gösterirse
göstersin, onları destekleyeceğiz' ve ardından, AKP/ERDOĞAN '
MHP ile karşılıklı jestler'imiz olacak' dedikten sonra şunu
soramaz mıyız?
Peki bu ne?
Evet, yapılacak olan 'Yerel
Seçim' ise bu sözler ne anlama geliyor?
***
Yerel Seçimler'de, Muhtar/Azalar
ve Belediye Başkanı/Meclis Üyeleri olarak bildiğimiz farklı
konumdaki Yerel Yöneticiler, o köy, belde, ilçe ve illerde yaşayan
(veya yaşamayan ama bir biçimde o yer ile ilişkili olan) kadın ve
erkek adaylar (o yerdeki il ve ilçe örgütü olan siyasi partiler
tarafından 'aday' olarak gösterilen veya 'bağımsız adaylar')
arasından seçilir ve sonrası 5 yıl görev yaparlardı.
Bugüne kadar genel kabul gören
ve haliyle gelenekselleşen uygulama böyleydi.
Bu Yerel Seçim'de de böyle
olması beklenirdi.
Ama öyle olmayacağı veya en
azından bazı (sayısı şu an bilinemeyen) yerlerde böyle
beklendiği gibi olmayacağı anlaşılıyor.
MHP ile AKP'nin 'kapalı kapılar'
ardında yaptığı 'pazarlıklar'dan sonra söylenen bu sözlerden,
bundan başka bir şey anlaşılmıyor.
***
Anlaşılan o ki, MHP ile AKP,
kamuoyuna da yansıyan bazı 'gel-git' ve 'zikzaklardan' sonra(
gerçekte, şimdilik bilinemeyen bazı 'hesapların', siyasi ve
kişisel kaygıların, endişelerin vb. sonucu olan) 'ülkenin bekası'
gibi 'tumturaklı' bir söylem çerçevesinde, yapılacak olan Yerel
Seçim'i, kendi 'YEREL' gerçekliğinden koparma ve başka bir
düzlemde 'algılama' ve 'algılanmasını' sağlama yoluna
yöneldiler.
Hal böyle olunca, yerellerdeki İl
ve İlçe Örgütlerinin (ve onların üyelerinin) iradelerini ve
inisiyatiflerini 'hiç' saymaktan imtina etmediler...
O yerlerde yaşayan kadınların,
erkeklerin ve çocukların gereksinimlerini ve beklentilerini ise
haliyle hepten 'hiç' saydılar...
***
MHP ve AKP'nin İl ve İlçe
Örgütleri, bu gelişmeler karşısında, farklı nedenlerle veya
'biat'(AKP), 'itaat'(MHP) kültürleri gereği (şimdilik de olsa)
sessizler...
***
Peki, MHP ve AKP'nin dışındaki
CHP, İYİ PARTİ, HDP, VP, SP...vb. siyasi partiler bu nokta da da
ne düşünüyorlar ve neler yapıyorlar?
***
Yapılan açıklamalara ve günlük
yaşama da yansıyan gelişmelere bakılırsa CHP'nin bu noktada
'kafası karışık'; bir yandan, diğer partilerden daha önce bazı
İl ve İlçeler'deki 'adayları' açıklayarak bir adım önde yol
almaya başladı ama öte yandan, ülke genelinde, farklı siyasi
partiler ile 'kapalı kapılar' ardında (nerelerde ,kimlerle ve
hangi içerikte olduğu belli olmayan) 'ittifak' görüşmelerini
sürdürüyor.
Diğer 'muhalif' partiler'in
suskunluklarına ve günlük yaşama yansıyan gelişmelere
bakılırsa, onlar da, bu noktada, bu 'seçim'in 'Yerel Seçim'
olduğuna pek emin değiller ve bu nedenle 'ittifak' olayını 'ilk
sıra'ya almış durumdalar.
***
Bu MHP ile AKP'nin istediği bir
'algılama' biçimidir ve haliyle bu 'saflaşma', bu düzlemdeki bir
'ittifak' arayışı, yanlış; kalıcı olmayan ve sonuç almayan
bir 'ittifak' arayışıdır.
***
Yereldeki kadınların,
erkeklerin, çocukların ve bütün canlıların yaşam alanlarına,
çevreye, suya, trafiğe, kirliliğe, gürültüye, eğitime ve
kültüre, tarihe, alt yapıya...ve hepsinden önemlisi o yerdeki
'Demokratik Yaşam'a ve 'Demokrasi'ye dair somut bir programı kabul
ve taahhüt etme temelinde olmayan ve sadece a,b,c vb...kişilerin yerel yönetim'de konumlandırılması çerçevesinde yapılan (somut
programdan daha çok bu kişilere/onların konumlarına farklı
'kerametler' yüklenerek yapılan ve hiç şüpheniz olmasın,
sonucu, çoğunlukla 'sükut-u hayal' olan) bu 'ittifaklar' ile bir
yere varılamaz.
Bu yanılgıya bir kez daha düşmek
ve yanlış olanı bir kez daha denemek, kimseye yarar getirmez.
***
Yapılması gereken, her yerde,
'bu bir yerel seçimdir' deyip; o yerde, günlük yaşama dair somut,
kapsamlı ve kalıcı bir program çalışması yürütmek ve bu
çerçevede bir araya gelinebilecek olanlarla bir araya gelmeye
çalışmaktır.
Hiç şüpheniz olmasın, bu
ülkede, bunu yapmaya çalışan kadınlar ve erkekler de vardır...
Gerisi 'lafügüzaf'dır.
29.11.2018/DATÇA
Mehmet Erdal

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder