24 Aralık 2019 Salı

2018.11.29.YEREL SEÇİM Mİ GENEL SEÇİM Mİ

  Hiç yorum yok

     YEREL SEÇİM Mİ ?
     GENEL SEÇİM Mİ ?
     31 Mart 2019 tarihinde yapılacak seçim, ne seçimidir?
     Yerel Yönetim seçim'i...
     Kimleri seçeceğiz?
     Yerel Yöneticilerimizi...
     Kim seçecek?
     O yerde yaşayan ve 'seçmen' konumunda olan kadınlar ve erkekler...
     Bu duruma itiraz eden var mı?
     Yok...
    ***
     Acaba?
     ***
     MHP/DEVLET BAHÇELİ 'Ankara, İstanbul ve İzmir'de aday çıkarmayacağız. AKP kimi gösterirse göstersin, onları destekleyeceğiz' ve ardından, AKP/ERDOĞAN ' MHP ile karşılıklı jestler'imiz olacak' dedikten sonra şunu soramaz mıyız?
     Peki bu ne?
     Evet, yapılacak olan 'Yerel Seçim' ise bu sözler ne anlama geliyor?
     ***
     Yerel Seçimler'de, Muhtar/Azalar ve Belediye Başkanı/Meclis Üyeleri olarak bildiğimiz farklı konumdaki Yerel Yöneticiler, o köy, belde, ilçe ve illerde yaşayan (veya yaşamayan ama bir biçimde o yer ile ilişkili olan) kadın ve erkek adaylar (o yerdeki il ve ilçe örgütü olan siyasi partiler tarafından 'aday' olarak gösterilen veya 'bağımsız adaylar') arasından seçilir ve sonrası 5 yıl görev yaparlardı.
     Bugüne kadar genel kabul gören ve haliyle gelenekselleşen uygulama böyleydi.
     Bu Yerel Seçim'de de böyle olması beklenirdi.
     Ama öyle olmayacağı veya en azından bazı (sayısı şu an bilinemeyen) yerlerde böyle beklendiği gibi olmayacağı anlaşılıyor.
     MHP ile AKP'nin 'kapalı kapılar' ardında yaptığı 'pazarlıklar'dan sonra söylenen bu sözlerden, bundan başka bir şey anlaşılmıyor.
     ***
     Anlaşılan o ki, MHP ile AKP, kamuoyuna da yansıyan bazı 'gel-git' ve 'zikzaklardan' sonra( gerçekte, şimdilik bilinemeyen bazı 'hesapların', siyasi ve kişisel kaygıların, endişelerin vb. sonucu olan) 'ülkenin bekası' gibi 'tumturaklı' bir söylem çerçevesinde, yapılacak olan Yerel Seçim'i, kendi 'YEREL' gerçekliğinden koparma ve başka bir düzlemde 'algılama' ve 'algılanmasını' sağlama yoluna yöneldiler.
     Hal böyle olunca, yerellerdeki İl ve İlçe Örgütlerinin (ve onların üyelerinin) iradelerini ve inisiyatiflerini 'hiç' saymaktan imtina etmediler...
     O yerlerde yaşayan kadınların, erkeklerin ve çocukların gereksinimlerini ve beklentilerini ise haliyle hepten 'hiç' saydılar...
***
     MHP ve AKP'nin İl ve İlçe Örgütleri, bu gelişmeler karşısında, farklı nedenlerle veya 'biat'(AKP), 'itaat'(MHP) kültürleri gereği (şimdilik de olsa) sessizler...
     ***
     Peki, MHP ve AKP'nin dışındaki CHP, İYİ PARTİ, HDP, VP, SP...vb. siyasi partiler bu nokta da da ne düşünüyorlar ve neler yapıyorlar?
     ***
     Yapılan açıklamalara ve günlük yaşama da yansıyan gelişmelere bakılırsa CHP'nin bu noktada 'kafası karışık'; bir yandan, diğer partilerden daha önce bazı İl ve İlçeler'deki 'adayları' açıklayarak bir adım önde yol almaya başladı ama öte yandan, ülke genelinde, farklı siyasi partiler ile 'kapalı kapılar' ardında (nerelerde ,kimlerle ve hangi içerikte olduğu belli olmayan) 'ittifak' görüşmelerini sürdürüyor.
     Diğer 'muhalif' partiler'in suskunluklarına ve günlük yaşama yansıyan gelişmelere bakılırsa, onlar da, bu noktada, bu 'seçim'in 'Yerel Seçim' olduğuna pek emin değiller ve bu nedenle 'ittifak' olayını 'ilk sıra'ya almış durumdalar.
     ***
     Bu MHP ile AKP'nin istediği bir 'algılama' biçimidir ve haliyle bu 'saflaşma', bu düzlemdeki bir 'ittifak' arayışı, yanlış; kalıcı olmayan ve sonuç almayan bir 'ittifak' arayışıdır.
     ***
     Yereldeki kadınların, erkeklerin, çocukların ve bütün canlıların yaşam alanlarına, çevreye, suya, trafiğe, kirliliğe, gürültüye, eğitime ve kültüre, tarihe, alt yapıya...ve hepsinden önemlisi o yerdeki 'Demokratik Yaşam'a ve 'Demokrasi'ye dair somut bir programı kabul ve taahhüt etme temelinde olmayan ve sadece a,b,c vb...kişilerin yerel yönetim'de konumlandırılması çerçevesinde yapılan (somut programdan daha çok bu kişilere/onların konumlarına farklı 'kerametler' yüklenerek yapılan ve hiç şüpheniz olmasın, sonucu, çoğunlukla 'sükut-u hayal' olan) bu 'ittifaklar' ile bir yere varılamaz.
     Bu yanılgıya bir kez daha düşmek ve yanlış olanı bir kez daha denemek, kimseye yarar getirmez.
     ***
     Yapılması gereken, her yerde, 'bu bir yerel seçimdir' deyip; o yerde, günlük yaşama dair somut, kapsamlı ve kalıcı bir program çalışması yürütmek ve bu çerçevede bir araya gelinebilecek olanlarla bir araya gelmeye çalışmaktır.
     Hiç şüpheniz olmasın, bu ülkede, bunu yapmaya çalışan kadınlar ve erkekler de vardır...
     Gerisi 'lafügüzaf'dır.
     29.11.2018/DATÇA
     Mehmet Erdal

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder