2019.01.02.NEDEN NASIL BİR YEREL YÖNETİM İSTİYORUZ DİYE SORMALIYIZ ?-1
NEDEN 'NASIL BİR YEREL YÖNETİM
İSTİYORUZ?' DİYE SORMALIYIZ ? -1
31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde
Siyasi Partiler, çevreler, gruplar vb. adına seçime katılacak
adayların büyük ölçüde belirlendiği veya ismen belli olmasa da
nasıl belirleneceğinin artık belli olduğu bir noktadayız ve bu
noktadan sonraki sorumuz 'Nasıl Bir Yerel Yönetim İstiyoruz?'
olmalıdır.
***
Anımsanacağı üzere, Yerel
Seçim tartışmalarının gündemin ilk sıralarına çıkmaya
başladığı andan itibaren öncelikli sorun 'Adayların nasıl
belirleneceği?' idi ve bu konuda, istisnasız olarak, 31 Mart'ta
aday çıkaracak bütün partilere, çevrelere, gruplara vb. 'ön seçim
arkadaş, ön seçim' diyenler; bu aday belirlemenin öyle sıradan
bir olay olmadığını, bir 'ilk adım' olduğunu, eğer tutarlı
olunacaksa ve tutarlılıktan bahsedilecekse, aday belirlendikten
sonraki sürecin ve hele seçim kazanıldıktan sonraki 'yönetim
modelinin bu aday belirleme biçiminin devamı olacağını; eğer
devamı model değil de farklı bir model savunulur ise bunun samimi
ve ikna edici olmayacağını; 'zevahiri kurtarmak' amacıyla
söylenmiş olacağını vb.vb. söyleye geldiler.
***
Basına, tv kanallarına, İnternet sitelerine vb. yansıyanlara bakılırsa ('ön seçim'
yoluyla veya 'ön seçim'i yürekten savunsa da farklı nedenlerle
bunun dışındaki yolla aday konumuna gelen bazılarını muaf
tutarak devam edelim), 'ön seçim' dışı yollardan 'aday' konumuna
yükselen kadın-erkek pek çok adayın ağzından 'Mahalle
Meclisleri', 'Katılımcılık', 'Demokratiklik', 'Birlikte
Yönetim'...vb.vb. sözleri gırla gidiyor.
Hatta ve hatta AKP Ankara Büyük
Şehir Belediye Başkan Adayı Özhasekinin ağzından 'Katılımcı
olacağız. Ankarayı birlikte yöneteceğiz' sözlerini duyduk...
İnanılır gibi değil...
***
'Aday' olabilmek için farklı
nedenlerle 'ön seçim'i gereksiz bulan veya savuna geldikleri 'Biat',
'İtaat' kültürleri gereği reddeden kişilerin ve partilerin,
çevrelerin, grupların vb. bugün, 'ön seçim'in özü olan
'Katılımcılık' ve 'Demokrasiyi' dillerine pelesenk etmeleri,
sizce ne kadar inandırıcıdır?
Hiç...
***
Ortada sizin, bizim ve herkesin,
yani 31 Mart 2019 günü sandığa gidip oy verecek seçmenin aklıyla
alay eden 'tutarsızlık mı, 'iki yüzlülük'mü dersiniz...ne
derseniz deyin, işte öyle pervasız bir tavır var.
***
İşte bu nedenle, şimdi her
yerde, adaylar içerisinden oy verilebilecek adayı belirlerken
dikkati yalnızca adayların kişilik özelliklerine vb. çevirerek
gelecek dönemde belirleyici olamayacak konuları tartışmak ve
kıyaslamalar yapmak yerine 'Nasıl Bir Yerel Yönetim İstiyoruz?'
sorusunu sormak ve bu sorunun yanıtını, yalnızca soyut ve içeriği
herkesçe farklı bir biçimde doldurulabilecek genel tanımlamalar
düzeyinde değil; bunun yanı sıra ve bundan daha ağırlıklı
olmak üzere somut ve sorunun sorulduğu yerde var olan koşullarda
anlaşılabilir ve yalın bir dille vermek can alıcı önemdedir.
Bu soru ve yanıtı, herkesin ve
her söylemin 'turnusol kağıdı'dır...
03.01.2019/DATÇA
Mehmet Erdal

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder