2018.12.06.İTTİFAK TARTIŞMALARI VE GİRİŞİMLERİ ÜZERİNE
İTTİFAK TARTIŞMALARI VE
GİRİŞİMLERİ ÜZERİNE
'Ön seçim' önerisinin
tartışıldığı yazılarda da bir-iki kez değinilen 'İttifaklar'
konusunu, (günlük yaşamda tanık olunanlar çerçevesinde) özel
olarak ele almakta ve tartışmakta yarar var.
***
Bilindiği ve bütün
iletişim (basın, tv ve İnternet) kanallarından öğrenildiği
üzere, AKP ile MHP, 'Cumhur İttifakı' içerisinde yollarına devam
ederken, bir gün, tam da Yerel Seçim tartışmalarının gündemin
ilk sıralarını almaya başladığı sıra, kendi aralarında
ansızın kapıştılar ve birbirlerine karşı 'tehditler'
savurmaya ve 'şantaj' kokan konuşmalar yapmaya; ardından, (anket
sonuçlarının, özellikle Ankara, İzmir ve İstanbul için 'alarm'
sinyallerinin çalmaya başladığını ortaya koyan sonuçlarının
masalarına konulmasından sonra olduğu söylenen bir aşamada)
birbirlerine karşılıklı 'jestler'de bulunmaya ve kamuoyuna
'Cumhur İttifakı bitmedi, sürüyor ve sürecek' yollu açıklamalar
yapmaya başladılar.
Son gelinen noktada, Bahçeli'nin
deyişiyle, 30 İl'de yapılacak Büyük Belediye Başkanlığı
seçimi masaya yatırılmış ve (ilçeler dahil) 'pazarlık'
sürüyormuş...(Kendi içinde 'iç savaş' yaşayan BBP, bu
pazarlıkların son anlarında konuya dahil oldu ve 'ben de varım'
dedi.)
Eyvallah !
***
'Cumhur İttifakı' dışındaki
'Millet İttifakı', HDP ve diğer kesimler de ise bu 'Yerel Seçim'
konusundaki gelişmeler, çok farklı ve çok karmaşık bir görünüme
sahip: MHP ile AKP'nin arasının
açıldığı günlerde, HDP eş başkanlarından Sezai Temelli, AKP'
ye dönerek ve Kürt meselesini kastederek 'Muhatap aramayın...Gelin
masaya oturalım' yollu açıklama yaptı ve (zamanlaması 'manidar'
bulunduğu için) kafalar karıştı; ortada 'fol yok yumurta yok' iken
yapılan bu açıklama ne anlama geliyordu? (Bkn: 23.10.2018/ Bianet/
Cumhuriyet com. ve haber.sol.org.tr)
CHP, İYİ PARTİ ve SP, ama
özellikle CHP ve ikinci derecede İYİ PARTİ, tam da AKP ve MHP'nin
istediği doğrultuda bir 'saflaşma' görüntüsü vererek, 31 Mart
2018 Yerel Seçiminde her yerde veya karşılıklı olarak anlaşmaya
varılabilecek yerlerde 'ittifak' arayışlarına giriştiler ve
görüşmeye başladılar.
***
Yerel Seçim'de yapılacak
'ittifak' konusunda kafası en karışık partinin CHP olduğu
söylenebilir; CHP bazı yerlerde 'tek başına', bazı yerlerde İYİ
PARTİ ve SP ile 'kerameti kendilerinden menkul' adaylar çerçevesinde
anlaşarak ortaklaşa bir tavır ortaya koymayı ve o yerlerde seçime
birlikte girmeyi savunurken, başka bazı yerlerde ise HDP veya diğer
bazı çevreler, gruplar vb. ile bir biçimde görüşmelere ve
arayışlara yönelmiş durumdadır.
İkinci konumda kafası karışık
parti HDP'dir, denilebilir; HDP, AKP ile MHP'nin yeniden 'flört'
yapmaya başlaması ve akabinde hızlıca anlaşmaları üzerine,
yüzünü Doğu'da 'Kürtleri temsil' iddiasındaki partilere ve Batı
da ise ( söylemde muallak bir 'birlik' çağrısı yaparak ama
günlük yaşamda farklı biçimlerde girişimlerde bulunarak) CHP'ye
dönmüş; bunun olmadığının veya olmayacağının anlaşıldığı
anda veya yerlerde ise farklı sol, sosyalist ve devrimci partilerle,
çevrelerle, gruplarla vb. ile ortak aday çıkarma seçeneğini
elinde bulundurma yolunu tercih etmiş görünüyor.
***
Bu yazının yazıldığı tarihte
farklı partiler, çevreler, gruplar vb. arasındaki (aleni/gizli)
'ittifak' arayışları ve girişimleri , özet olarak bu
çerçevededir.
***
Bu 'ittifak' görüşmelerinin
herhangi birisinde 'kerametleri kendinden menkul' a, b,
c...kişilerinin şu veya bu koltuğa oturtularak o yerde seçimin
alınması, şu veya bu yerin şu veya bu partiye bırakılması
dışında, her yerin kendi gerçekliğine uygun programların
tartışıldığına ve adayların 'demokratik' yollardan
belirlenileceğine dair kamuoyuna yansıyan veya yapılan ikna edici
tek bir açıklama yoktur.(Hiç şüphesiz, bazı Sol, Sosyalist ve
Devrimci çevrelerin de bir biçimde dahil olduğu ama çok az yerde
yapıldığı duyumları alınan bazı istisnai 'ittifakları' bu
kapsamda değerlendirmemek gerekir)
Her şey kapalı kapılar ardında
yürütülmekte (AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal'a göre,
AKP ile MHP arasında yürütülen 'pazarlığın' içeriğinden
yalnızca 2+2 olmak üzere 4 kişinin haberi varmış; geri kalanlar,
içerikten 'bihabermiş' /Birgün/08.12.2018) ve bütün bir ülke,
bu olup bitenler sanki onu hiç mi hiç ilgilendirmiyormuş gibi
'seyirci' konumunu korumaya devam etmektedir...
2018 yılının son günlerinde
içine düşülen şu duruma bakın.
***
***
Bütün, bu çerçevede ve bu
düzlemde yürütülen bu 'pazarlıklara' karşı çıkmaktan başka
hangi tavır, 'doğru tavır' olabilir?
06.12.2018/DATÇA
Mehmet Erdal

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder