2004 yerel seçimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2020 Salı

2020.01.21.PAZAR YERİ YAZILARI-1 'NOTLAR'

  Hiç yorum yok
01:41




     08.11.2018 tarihli 'MARMARİS: 2004 YEREL YÖNETİM SEÇİMİ' başlıklı yazıda ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı gibi (Bknz: https://mehmeterdalyazilar.blogspot.com ), 28.03.2004 tarihinde yapılan yerel seçimde Marmaris, İçmeler, Armutalan, Turunç ve Bozburun belediye başkanlığı seçimlerini CHP kazanmıştı.(Beldibi Belediye Başkanlığını ise MHP adayı İdris İspirli almıştı.)
     ***
     Ben, o yıllarda, 1992 yılında, İzmir'de, zorunluluktan başladığım pazarcılık işini, 2001 yılında eşimle birlikte gelerek yerleştiğimiz Datça'dan hareketle ve Marmaris-İçmeler-Armutalan-Beldibi ve Datça arasında gidip gelerek; haftanın belirli günlerinde bu saydığım yerlerde eşimle birlikte tezgah açarak ve bu tezgahta, bayan üst giyim ağırlıklı ucuz parti malı satarak sürdürüyordum.
     Aynı dönemde, İlçe Örgütü'nün kuruluş sürecinde bir biçimde eklemlendiğim Marmaris ÖDP (Özgürlük ve Dayanışma Partisi) üyesiydim; İlçe Örgütü'nün yönetiminde (ömür boyu 'Kamu haklarından men' cezamın olması nedeniyle) 'fahri üye' olarak görev yapıyordum.
     ***
     Uzun yıllar devam eden ANAP'lı belediye başkanlarının yerine seçilen yeni belediye başkanlarına yönelik olarak Marmaris, İçmeler, ve Armutalan yerleşim birimlerinde yaşayan yurttaşların çok farklı beklentileri vardı; öyle ya, (o yerel seçimde, şaka gibi, tombaladan çıkan MHP'li Beldibi Belediye Başkanı İdris İspirli bir yana) CHP'li belediye başkanları seçim öncesi 'Değişim' vaat etmişler ve bu 'Değişim' rüzgarını arkalarına alarak yönetime gelmişlerdi. Şimdi, bu vaatlerini gerçekleştirmeliydiler.
     ***
     Şimdi kesin tarihini anımsayamadığım bir zamandan beri Marmaris ve çevre belediyeler (Marmaris, İçmeler, Armutalan, Turunç, Bozburun, Datça ve 2004 yılına kadar muhtarlıkla yönetilen Beldibi) sınırları içerisinde kurulan pazar yerlerinde tezgah açan pazarcıların (hem siyasi hem de hemşehricilik açısından) birbirleriyle oldukça sıkı ve karmaşık ilişkileri olan bir kesiminin önderliğinde kurulan bir 'Pazarcılar Derneği' vardı; bu pazar yerlerinde belediyelerle pazarcılar arasındaki ilişkilerin ve pazar yerinde uyulacak kuralların belirlenmesinde, bu derneğin (pazar yerleriyle ilgili olarak yetkili kılınan) bazı belediye görevlileriyle kurdukları ( her zaman tartışma konusu olmuş) farklı düzlemdeki ilişkiler büyük ölçüde belirleyiciydi.
     Bu sözü edilen pazar yerlerinde tezgah açan pazarcıların sosyolojik özelliklerinin doğal bir sonucu olarak ağırlıkla MHP'li (dernekte etkin oldukları söylenemeyecek olan MSP ve CHP'li) pazarcılardan oluşan ve tam tanımlamasıyla bir çeşit 'Sarı sendika' olarak değerlendirilebilecek bu dernek, uzun yıllar kah siyasi, kah hemşehricilik, kah zaman zaman sopanın gösterilmesi, kah bu dernekle ilişkileri yürüten belediye görevlilerinin aktif desteği vb. nedenlerle pazarcıların pazar yerindeki yaşamları ve belediye ile ilişkilerinde (yer dağıtımı, pazar yerine kimlerin alınıp alınmayacağı, pazarcılara tahsis edilen yerlerin kira değerleri, vb.) çok etkin olmuşlardı.
     Bir pazarcı olarak üyesi olduğum bu derneğin hem belediye ile kurduğu ilişkilerden hem de pazar yerindeki uygulamalarından kaynaklanan mağduriyetlerin ve bu mağduriyetlere tanık olanların endişelerinin (yarın, biz de mağdur olursak psikolojisinin) yol açtığı tepkiler yıllar içinde birikmiş ve çok doğal olarak, (benim de içinde bulunduğum) bu pazarcıların gözleri de, şimdi CHP'li yeni yönetimlere çevrilmişti.
     ***
     Bu, var olan derneğin uygulamalarından yaka silkmiş 'gayrı memnun' konumundaki pazarcılardan bazılarının bireysel olarak ya da ikili-üçlü CHP İlçe Örgütü'ne ve/veya bazı belediye meclis üyelerine gidip 'Eskiden beri devam ede gelen durum yine devam edecek mi? Ne zaman pazar yerlerine müdahale edeceksiniz?' dedikleri oluyordu.
     Gelinen aşamada, ben de bir şeyler yapmalıydım; ama ben,CHP İlçe Örgütü'ne gidemezdim.
     Bunun nedeni, yukarıda sözü edilen 'MARMARİS: 2004 YEREL YÖNETİM SEÇİMİ' başlıklı yazıda uzunca anlatıldığı üzere, 28.03.2004 Yerel Seçiminde, özellikle Marmaris Belediye Başkanlığı için Nazan Batmaz'ın (CHP'den istifa ettikten sonra) 'Bağımsız aday' gösterilmesi nedeniyle CHP İlçe Örgütü içindeki bazı etkin isimler (Ali Acar, Dursun Kaplan vb.) tarafından hedef tahtasına konulan ÖDP'li kişilerden birisi olmamdı.
     İyi de, eli kolu bağlı birisi gibi de oturamazdım.
     ***
Marmaris'e geldikten sonra, bir arkadaşımın tanıştırması nedeniyle tanıdığım, yerel seçim sürecinde yayınladığı 'Çağdaş Marmaris' gazetesi ile Ali Acar'a destek veren Mehmet Emin Berbe 'e gittim. Pazar yerlerindeki durumlar ve CHP'li yeni yönetimlerin yapabilecekleri-yapması gerekenler üzerine konuştuk. Konuşma ilerledikçe anlaşıldı ki, benden önce, Mehmet abiye başka pazarcılar da gelip dertlerini ve beklentilerini anlatmışlar.
     Mehmet Emin Berber, bu anlattıklarımla ilgili bir yazı yazıp getirmemi ve yayınlayacağını, söyledi.
     İyi de, bu nasıl olacaktı?
     Pazar yerlerindeki problemlerin önemli bir kısmı var olan dernekten ve bu derneğin bazı yöneticilerinin karmaşık ve tartışmalı bir ilişki sürdürdüğü belediye görevlilerinden kaynaklanıyordu. Gelin görün ki, dernek halihazırda pazar yerlerinde etkin ve ilişkide olduğu görevliler de işlerinin başındaydılar. Bu gerçeklikte, benim kendi adımla yayınlanacak bir yazı, kellemi, kendi irademle giyotinin bıçağının altına koymam demekti.
     Mehmet abi ile, pazar yeri üzerine ne düşünüyor ve öneriyor isem, yazıp götürmem ve onun bir biçimde bunları yayınlaması konusunda hem fikir olduk.
     ***
     1992 yılından beri içerisinde yer aldığım ve 1994 yılından beri de bu bölgede var olanlarını çok iyi tanıdığım pazar yerleriyle ilgili (sorunları yaşayan ve haliyle nelerin yapılması gerektiğini bilenlerden birisi olarak) o gün için düşündüklerimi 'notlar' biçiminde yazıya döktüm ve getirip, Mehmet abiye teslim ettim.
     Mehmet Emin Berber, kaleme aldığı 'PAZAR YERİNDE CURCUNA BİTMİYOR' başlıklı yazı içerisinde, kendi görüşleriymiş gibi, benim ona verdiğim notları aynen yayınladı.(Bknz :22.06.2004/Çağdaş Marmaris, sayı 3228)
     Adı geçen yazıda, benim yazdığım 'notlar', şunlardı:
     ''* Nereye kayıtlı olduğu önemli değil ama mutlaka her pazar yeri kartı isteyen kişi vergi mükellefi olmalıdır. Burada yerli yabancı ayrımını körükleyecek şekilde Marmaris Vergi Dairesi'ne kayıtlı olma ve Marmaris'te ikamet etme şartı fazlaca öne çıkarılmamalıdır. Ayrıca, basit usulde veya gerçek usulde vergi mükellefi olmak da çok önemli değildir.
     *Her vergi numarasına yalnızca bir yer tahsisi yapılmalıdır. Böylece bir kişinin birden çok yer ve kart sahibi olması kesinlikle önlenebilir.
     *Her vergi mükellefi pazarcıdan Esnaf Odası'na kayıtlı olduğuna dair belge istenmelidir. Böylece burada, anlatılamayacak bazı usulsüzlüklerin önüne geçilebilir.
     *Her vergi mükellefi pazarcıdan, yasa gereği; yaptığı iş ile ilgili 'Ustalık Belgesi' istenmelidir. Yasa gereği bu belgeye sahip olmayan birisiyle noterden sözleşme yapmayan bir kişinin ticari faaliyet yürütmesi Muğla İl sınırları içerisinde artık mümkün değildir.
     *Her pazar yeri kartı sahibinin yalnızca 'Ustalık Belgesi'nde yazılı alanda iş yapmasında ve haliyle yer tahsisinde, bu noktaya dikkat edilmesinde büyük yarar vardır. Bu yaklaşım rant konusunda ciddi bir süzülme başlatacaktır.
     *Kiralama konusunun üzerine mutlaka kararlıca gidilmeli, buna göz yumulmamalıdır. Zira zabıtalardan habersiz asla yer kiralanamaz.
     *Önceki dönemdeki 'özel izin', 'geçici kart', 'spor kulübüne bağış' vb. çerçevedeki uygulamalara kesinlikle son verilmelidir.
     *Her tezgaha, tezgahtaki ürünle ilgili olarak 'satış fiyatı' etiketi konulması zorunluluğu getirilmelidir. Bu yerli-yabancı müşterinin 'aldatıldım', 'dolandırıldım', 'İllallah dedirttiler' vs. türden yakınmalarının ve bu temeldeki tartışmaların önüne geçecektir.
     *Şimdiden pazar yerlerinin modern, otantik ve sağlıklı yerler haline getirilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda çalışmalara ve tartışmalara başlanmalıdır.'' (Bknz: Yazının Orijinal hali aşağıda.)
     ***
     Bu talepler, o gün için, Marmaris ve civarında var olan pazar yerlerinde yıllardır yaşanan olumsuzluklara bir 'neşter vurulması' çağrısıydı; bu talepler, var olan sorunların tümünün yok edilmesini değil, var olan durumdan (pazarcılar için) daha pozitif bir duruma evrilmeyi amaçlayan, o gün için, oldukça radikal sayılabilecek taleplerdi.
     ***
     Tamam, seçim 28 Mart'ta olmuş ve biz, beklentilerimiz nedeniyle somut adımlar atılmasında aceleci idik; bu yazı 22 Haziran'da, yani seçimin üzerinden daha 3 ay bile geçmeden yayınlanmıştı; bu üç ayda, yeni yönetim, yönetim kademesinde, yapacaklarını yaşama geçirtecek iradeyi bile oluşturamazdı; evet bütün bunlar gerçekti...ama o günlerde, umut veren bir rüzgarın esmeye başladığını göstermek de mi olanaksızdı?
     Biz, bazı pazarcılar olarak, bu beklenti içerisindeydik.
     21.01.2020/Datça
     Mehmet Erdal


Devamını Oku...

24 Aralık 2019 Salı

2018.11.06.MARMARİS; 2004 YEREL YÖNETİM SEÇİMİ

  Hiç yorum yok
04:26


     YEREL SEÇİM ÇALIŞMASI DENEYİMLERİ -2
     MARMARİS; 2004 YEREL YÖNETİM SEÇİMİ
     18.04.1999 yılında yapılan Genel Seçim'de DSP, MHP, FP, ANAP ve DYP parlamentoya girebilmiş ve akabinde DSP, MHP ve ANAP anlaşarak, 09.06.1999 tarihinde Ecevitin Başbakanlığında 57. Hükumeti kurmuşlardı.
     Cumhurbaşkanı, Süleyman Demirel'di.
     16.05.2000 tarihinde ise, Ahmet Necdet Sezer yeni Cumhurbaşkanı seçilmişti..
     Bu 3 partinin kurduğu hükumet işbaşında iken, 2000 yılı ortalarından itibaren 'Ekonomik Kriz' baş göstermiş ve bu 'Ekonomik Kriz', 19.02.2001 tarihinde, Cumhurbaşkanının, Anayasa kitapçığını Ecevitin önüne fırlatması ile gündeme gelen 'Siyasi Kriz' sonucu ise 'Kara Çarşamba' olarak anılan ve borsanın düşmesi, faizlerin artması ve dövizin ikiye katlanması ile 'tepe nokta'ya ulaşmıştı.
     Bilahare, IMF'nin temsilcisi Kemal Derviş göreve çağrılmış ve ekonominin başına geçirilmişti.
     111 Milletvekili ile parlamentoda olan FP (Fazilet Parti), yaygın deyişle, kendi içinde 'Gelenekçiler' ve 'Yenilikçiler' olarak adlandırılan bir tartışma ve ayrışma sürecinden sonra ikiye bölünmüş; 'Yenilikçiler' olarak adlandırılan kesim, 14.08.2001 tarihinde AKP'yi kurarak, ayrı bir siyasi parti olarak sahnedeki yerlerini almışlardı.
     R.T.Erdoğan, hemen basının önüne geçmiş ve kendinden çok emin bir şekilde 'Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' demiş ve 'erken genel seçim' istemişti.
     MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, 07.07.2002 günü 'erken genel seçim' çağrısı yapmıştı.
     DSP bölünmüş ve İsmail Cem, Hüsamettin Özkan ile Kemal Derviş 'yeni bir hareket' (12.07.2002) başlattıklarını duyurmuşlardı ( ve akabinde YTP-Yeni Türkiye Partisi kurulmuştu).
     Hükumet, 16.07.2002 tarihinde toplanarak 'Erken Genel Seçim' kararı almıştı.
     03.11.2002 günü yapılan 'erken genel seçim''de AKP % 34 oy oranı ile 363, CHP % 19 oy oranı ile 178 milletvekili kazanmış; diğer partiler 'barajı' aşamamışlardı.
     18.11.2002 tarihinde Abdullah Gül (R.T.Erdoğan yasaklı olduğundan), 58. Hükumeti kurmuştu.
***
     1999-2002 yılları arasında yaşanan bu ekonomik ve siyasi alt-üst oluşlar ve arkasından gelen 2002 'Erken Genel Seçim' ile ortaya çıkan yeni siyasi dengeler, (konumuz açısından) iki gelişmeye yol açmıştı:
     1- Ekonomik kriz, her zaman olduğu gibi, öncelikle ve asıl olarak toplumun 'alt kısmı' kabul edilen çalışanları, yoksulları, işsizleri ve küçük esnafı etkilemiş; bu çerçevede, Marmaris'teki esnaf sıkıntılı günler geçirmeye başlamış, çözüm arayışına yönelmiş; her zaman olduğu gibi, sorunun/sorunların kaynağını sorgulamak ve köklü çözümlere yönelmek yerine, 'palyatif' çözümler dile getirilmeye başlanmıştı.(İlçe merkezinde Salı günü Armutalan, Çarşamba günü İçmeler, Cuma günü Marmaris ve Pazar günü Beldibi pazarları kurulurken, esnaf, sanki Cuma günkü Marmaris Pazarı Perşembe'ye alınır ve böylece Perşembe günü Muğla Pazarı'na giden turistlerin bu gidişi önlenirse sıkıntılar ortadan kalkacakmış gibi bir 'yanılsama'ya düşerek, bu 'değişiklik' talebini 'çözüm' olarak gündeme getirmiş ve gerçekten de, İsmet Karadinç başkanlığındaki Marmaris Belediyesi, bu talebi kabul etmiş ve Marmaris Pazarı, Cuma gününden Perşembe'ye alınmıştı.)
     Aynı kriz sürecinde, Marmaris esnafı, kendi aralarında bir birliktelik oluşturma sürecine yönelmiş ve 'Marmaris Esnaf ve Çalışanlar Birliği' adı altında (bir ölçüde de olsa) bir araya gelmişti.
     2-Kurulduğu andan itibaren siyasi alanda 'parlayan yıldız 'AKP' idi ve bu 2002 'erken genel seçim' sonrası 'perçinlenmişti.
     Sol, Sosyalist ve laik kesimde CHP öne çıkmış ve 'yeniden' 'ilgi odağı' haline gelmişti.
     Diğer partiler 'var-yok' konumuna düşmüşlerdi.
     Siyasi düzlemdeki bu yeni görünümün yerellerde de 'izdüşümlerinin olması ve 'yeni konumlanmaların gözlemlenmesi kaçınılmazdı.
***
     2004 Yerel Yönetim Seçimleri'ne, ülkede ve yerelde var olan bu koşullarda girilmişti.
***
     Marmaris'te 1999'dan beri Belediye Başkanlığı yapan ANAP'lı (İçmeler)Zeki Eren, (Armutalan) İsmet Çakıroğlu ve (Marmaris)İsmet Karadinç DYP'ye; Beldibi Muhtarı ANAP'lı Şaban Yıldırım ve 1999'da DYP'den aday olan Turan Öner AKP'ye geçmişler ve 2004 Yerel Genel Seçiminde, yeni partilerinden 'aday' olmuşlardı.
     CHP İlçe Örgütü, 'Seçimi kazanacak adayı bulduk' diyerek, ilçede, varlıklı ve sevilen bir kişi olarak tanımlanabilecek Ethem Sayar üzerinde yoğunlaşmış ama Ethem Sayar'ın ailesinin itirazı nedeniyle (sağlığı gerekçesiyle) bu adaydan vazgeçilmiş, hasbelkader, önceki dönem meclis üyeliği yapan Ali Acar adında karar kılınmıştı. (Armutalan'da Ali Acar'ın eniştesi Muhammet Ünlü, İçmeler'de aslen DYP'li Yavuz Çokberkit ve Beldibi'nde Yusuf Sivri aday gösterilmişlerdi.)
     Bu gelişmeler üzerine, 1999'da CHP Marmaris Belediye Başkan adayı olan Fatma Gebeş Çimen DYP'ye geçmiş ve İsmet Karadinç'in yanında alanlara çıkmaya başlamıştı.
***
     Ülke genelinde DEHAP, EMEP, ÖDP, ÖTP, SDP ve SHP'nin bir araya gelerek oluşturdukları 'Demokratik Güçbirliği'ne paralel, Marmaris'te de, bunlardan hangisi 'var-yok' demeden, aynı adlar kullanılarak benzer ve aynı ad'la bir 'birliktelik' kurulması yoluna gidilmiş ve 2004 Yerel Yönetim seçim süreci'ne girildiği o günlerde, bu birliktelik ile Marmaris çarşı esnafının oluşturduğu birlikteliğin 'birlikte hareket etme ve ortak aday çıkarma' konusunda anlaştıkları duyurulmuştu.
     Bu iki birliktelik, Belediye Başkan ve Meclis Üyeleri adaylarını belirlemek üzere 14.02.2004 günü Marmaris Belediyesi Düğün Salonunda bir araya gelmişlerdi:
     Yapılan konuşmalarda, bu bir araya geliş bir 'düğüne' benzetilmiş ve '...Umut ile direncin, özgürlük ile eşitliğin, sevgi ile paylaşmanın, onur ile coşkunun düğünleri bugün' denilmişti. 'Bu yapı öyle bir yapı ki kimsenin diğerinden bir adım önde olmadığı, tüm karar alma süreçlerinde demokratik tarzların egemen olduğu bir yapıdır.
     Bu yapı öyle bir yapı ki herkesin politika yaptığı, politikacı olduğu bir yapıdır.
     ...bu yapı öyle bir yapı ki aday belirleme süreçlerinde ...açık, demokratik, katılımcı bir gerçek ön seçim yapabilen bir yapı, hatta tek yapı, böyle bir rüzgar, böyle bir dalga...' (16.02.2004/Çağdaş Marmaris)
     Yapılan 'ön seçim' sonrası, aslen CHP üyesi olan Nazan Batmaz Marmaris, Elif Küreş Beldibi Bağımsız Belediye Başkan Adayları ve artı, 3 isim belediye meclis üyesi adayları olarak ilan edilmişti.(Melike Yürek ise Tepe Mahallesinden muhtar adayı gösterilmişti)
***
     Aday listelerinin İlçe Seçim Kurulları'na teslim edileceği son gün olan 24.02.2004 gününe kadar Marmaris Belediye Başkanlığında en favori aday AKP'den Turan Öner'di; ama nasıl olduysa olmuş ve AKP İlçe Örgütü, adaylara ait belgeleri, saat 17.05'de İlçe Seçim Kurulu'na verebilmişti; haliyle AKP, Marmaris İlçe Seçim Kurulu'na bağlı bütün belediyelerde seçime katılma hakkını yitirmişti. (Bu gecikmeden sorumlu tutulan AKP İlçe Başkanı Turan Şahin, bu gecikmenin parasal boyutu da olduğu yollu yapılan spekülatif söylentiler karşısında kendini savunmaya çalışmıştı. 17.03.2004 /Çağdaş Marmaris)
***
     AKP'nin Belediye Başkan adaylarından (yıllardır Beldibi Muhtarlığı yapan ve 'ilk kez' Belediye olan Beldibinde 'kesin favori' görülen) Şaban Yıldırım, '2009 Yerel Seçiminde kendisinin destekleneceği' sözünü alması üzerine, MHP Belediye Başkan Adayı İdris İspirli'yi desteklemeye başlamış (İ.İspirli önde ve o arkada görüntülü afişler ile her yer donatılmış); diğer yerlerde, AKP oylarının, DYP'li adaylara gideceği öngörülerinde bulunulmaya başlanmıştı.
***
     Hasbelkader CHP Marmaris Belediye Başkan Adayı ilan edilen ve her yönüyle R.T.Erdoğan'a benzetilen Ali Acar, ilçe örgütü toplantılarında 'Sol'dan bize fayda yok, yüzümüzü Sağa dönelim' yollu konuşmalar yapmaya başlamış ve keza, tam bir pragmatist gibi davranarak, meclis üyesi adaylarını, Marmaris'in 'demografik yapısı'na uygun(etnik, dinsel ve siyasal) adaylardan belirlemişti.
***
     'Demokratik Güçbirliği' adayı Nazan Batmaz ve meclis üyesi adayı olan arkadaşları, aday belirleme süreci ve sonrası ilk anlarda belli bir ilgi odağı olmuş ve heyecan yaratmışlar; ama ardından gelen günlerde, Ali Acar ve diğer CHP'li adaylar (farklı nedenlerle) 'Değişim'in adresi olarak görülmeye (Duran Ergül/02.03.2004/Çağdaş Marmaris) başlanınca, hızla 'geri' bir konuma düşmeye başlamışlardı.(SHP'den kimse ortada gözükmemeye, EMEP'liler alenen CHP saflarına katılmaya vb. kısacası bazı ÖDP'lilerin ve bazı esnafın dışında, o ilk andaki kitlesellik görülmemeye başlanmıştı.)
***
     Kadın imajının öne çıktığı 'Demokratik Güçbirliği Bağımsız Belediye Başkan Adayı' seçim çalışmalarında, 'Başka bir Marmaris Mümkün' sloganı ön plandaydı ve bu çerçevede, yapılan çalışmalarda '...Yaşamı değiştirmek ve dönüştürmek istiyoruz.Yeni bir yaşam biçiminden söz etmek istiyoruz. Bunu ancak hep beraber çözebiliriz. Sen istersen başka bir Marmaris mümkündür. Biz daha iyi yönetilmek istiyoruz...28'inde de varız,28'inden sonra da varız. Bu konuda tavizimiz yok...Bizim içimizde her kesimden insanlar var. Kendimizi çok rahat ifade edebilmek ve bilgiye çok rahat ulaşabilmek istiyoruz. Bu da ancak şeffaflıkla olabilir. Şeffaflık olmazsa olmaz ilkemizdir. Biz adil olmaktan, katılımcılıktan, nimet ve külfetleri paylaşmaktan söz ediyoruz.' (09.03.2004/Çağdaş Marmaris)
'...Bizler yerel yönetimlerin, belde halkının kendini yönetmesinin, şeffaf, özgürlükçü ve demokratik planlamacı ilişkileri yaşamasının, doğrudan demokrasiyi hayata geçirmesinin bir alanı olarak görüyoruz...' vb. deniyordu.(19.03.2004/Çağdaş Marmaris)
***
     28.03.2004 günü akşamı sandıktan, Beldibi'nde MHP adayı İdris İspirli ve diğer 5 yerde ise (Marmaris, Armutalan, İçmeler, Turunç ve Bozburun) CHP'li adaylar çıkmıştı.
     Bağımsız aday Nazan Batmaz 155, Meclis üyesi aday arkadaşları Sevim Canpolat 57, Abdullah Cücü 65, Burhanettin Arıca 78; Beldibi'nde ise Elif Küreş 44 oy almışlardı.
***
     2001 yılında kesin olarak Datça'ya yerleşmem nedeniyle, 1999 Yerel Seçimine kıyasla daha az içinde yer alabildiğim ve katkıda bulunabildiğim 2004 Yerel Seçim Sürecinden bugüne (bende/bizde ve akıllarda) kalanlar şunlardır;
     1-Bu Yerel Seçim çalışmaları süresince CHP İlçe Örgütü,  Ali Acar ve özellikle 1.sıra İl Genel Meclis üyesi seçilen Dursun Kaplan etkisi ve yönlendirmesi altında 'Sol'a, çıkarılan 'Bağımsız' adaya/adaylara ve bu gelişmelerden sorumlu gördükleri Sol, Sosyalist ve Devrimci kişilere karşı çok çirkin bir karalama ve kötüleme kampanyası yürütmüş, bu ise bizlerde, ciddi bir duygusal kırılmaya yol açmış ve bu duygusal kırılmanın ifadesi olarak 20 kişilik imza ile 'BİZ AŞAĞIDA İMZASI OLANLAR' başlığı altında yerel bir gazeteye ilan vermiş '...Yüzyıllardır karnı acıkınca eline bir tane balık verilen insanların balık tutmayı öğrenmek istedikleri bu yapının böyle hoyratça ezilmesinden yarar umanlar, uygulayanlar, ortak olanlar utansınlar ve bu yapıya, bu insanlara yapılan bu saldırılara sessiz kalanlar da ileride bu tavırlarının sonuçlarını çocuklarına, torunlarına nasıl anlatacaklarını şimdiden düşünmeye başlasınlar.' demiştik.(07.04.2004/Çağdaş Marmaris)
     2-CHP İl Genel Meclis Üyesi seçilen (ve bu yazının yazıldığı tarihte de Ali Acar'ın iki başkan yardımcısından biri olan) Dursun Kaplan, Nazan Batmazın aday çıkarılmasından 'asıl sorumlu 'gördüğü iki kişiden birisi olduğum saplantısı sonucu, İçmeler Belediyesi sınırları içerisinde Çarşamba günleri kurulan Pazaryeri kartımı iptal ettirmiş ve ben, Fesih adındaki bir Belediye Meclisi üyesini ikna ederek bu kartıma yeniden sahip olabilmiştim.
     3-CHP'nin ilk olarak üzerinde hemfikir olduğu ama sağlık sorunları nedeniyle ailesinin itiraz ettiği ve böylece Ali Acar'ın ön plana çıkışına yol vermiş olan Ethem Sayar, 2004 Yerel Seçiminde Marmaris Belediye Meclis Üyesi olarak seçilmiş, ancak, 2009 Yerel Seçiminde, kendisi gibi aynı yıllarda CHP Meclis Üyesi olan ve bu kez DSP'den Belediye Başkan Adayı olan Kenan Değertaş'ı (Sol, Sosyalist ve Devrimci kişilerle birlikte) desteklemişti. (Neden?...)
     08.11.2018/DATÇA
     Mehmet Erdal

Devamını Oku...