Gürsel Uçar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2025 Çarşamba

2025.09.24.GÖKHAN SAĞIR İLE CHP ÜZERİNE (3)

  Hiç yorum yok
02:28




GÖKHAN SAĞIR İLE CHP ÜZERİNE (3)

(Son Bölüm)

PARAYI VEREN, DÜDÜĞÜ ÇALAR

CHP Muğla İl Başkanlığına Aday olduğunu da açıklayan Hasan Balı, siz de dinlemişsinizdir, sizin ilçe kongresinde yaptığı konuşmada, CHP'de fiilen var olduğu hemen hemen herkesçe kabul gören “CHP'li belediye başkanlarının CHP ilçe ve il başkanlarından önde olma” durumuna atıfta bulunarak, eğer seçilebilirse kendi il başkanlığı döneminde bu durumuna son vereceğini söyledi. Ne dersin?

“Tüzükte öyle zaten.”

Tamam, Hasan Balı da “Tüzüğe göre hareket edeceğim” dedi ama kongrede bu konu da tartışılmadı. Hasan Balı bu konuya değinmeseydi ben de bu soruyu size sormayacaktım. CHP'de “tüzüğe göre yanlış” olan bu konumlanma nereden kaynaklanıyor?

“Bazı dönemlerde, örneğin herkes Deniz Baykal'ı eleştirir ama onun genel başkan olduğu dönemde şimdi üzerinde konuştuğumuz bu konumlanma durumu tüzüğe uygundu. Örneğin, ben CHP Datça İlçe Örgütü Başkanı olduğum dönemde, Datça Belediye Başkan Adayı belirleme tartışmaları sırasında genel merkez sekreterimiz Önder Sav beni aradı, 'Başkan, ne düşünüyorsun?' diye sordu. Yani, o dönemde örgüte soruluyor ve örgütün görüşü alınıyordu. Yine örneğin, Erol Karakullukçu'nun yerine Alim (Karaman) hocanın aday ilan edilmesi üzerine 1500 civarında imza filan toplanmıştı. Hasan (Kaya) hoca ilçe başkanımızdı, sorunu çözmek üzere Ankara'ya gidilmişti. Genel merkez 'Başkan, bırak imzaları, sen ne diyorsun? Sen bize onu söyle. Bize örgütün görüşü lazım' dedi.

Bu durum, K. Kılıçdaroğlu döneminde tam tersine döndü. Kılıçdaroğlu, kendi döneminde belediye başkanlarıyla hareket etmeye başladı.”

Bunun nedeni ne?

“Maddi. Yaşamın her alanında olduğu gibi partide de maddi güç kimdeyse, parti onun olur. Eğer, belediye finanse ediyorsa partiyi, parti belediyenin partisi olur. Üye aidatlarıyla finanse edilirse parti, üyelerin partisi olur. Müteahhitler veriyorsa parayı, müteahhitlerin partisi olur. Yani, mali bağımsızlığı, ekonomik bağımsızlığı olmayanın siyasi bağımsızlığı olmaz. O yüzden, 'İlçe ve il başkanlarının önde olma, önde konumlanma' geleneği bozuldu. Şimdi de mesela, ilçe başkanı ne yapsın parasız, pulsuz? Üyeler partiye sahip çıkmadığı için parayı nereden bulacak? Cebinden mi verecek? Verse bile nereye kadar verecek? Para gerekli olduğunda kimde para varsa gidiyor ondan istiyor. Bağış istiyor ya da gidiyor belediyenin kapısına... Bir ilçe başkanının belediyenin kapısına gitmesi kadar kötü bir şey var mı?

Diyelim ki belediye sizde değil, bu durumda gerekli parayı nereden bulacak?

“Belediye olmasa, gidecek müteahhit Mehmet'e 'Abi, partinin kira parası gerekli' diyecek.”

Para kimdeyse ona gidecek, başka yolu yok?

“Ben, bu durumlarla çok karşılaştım. 'Parayı ben verdim, düdüğü ben çalarım' diyen insanlar oldu partide.”

İL DELEGE LİSTESİ, DOĞRU BİR LİSTEDİR

Son soru: Baktım, Datça'dan Muğla İl Kongresi'ne katılacak il delegeleri listesindeydin. Liste bana “çok ilginç” geldi. Hazırlanmasında senin rolün var mıydı?

“Yoktu. Diğer listeden de haberim yoktu, bu gerçek, onu söyleyeyim.”

İl delege listesi hazırlanırken, sanki “Eski arkadaşlarımızı küstürmeyelim. Kucaklayalım.” gibi bir yaklaşım söz konusu olmuş, bir denge oluşturmaya dikkat edilmiş?

“Sezai başkanın şöyle bir özelliği var, bunu daha önceden bildiğim için söylüyorum: Sezai başkan önceki dönem ilçe başkanlığı, belediye başkanlığı yapmış üyelerimizin görüşünü almaya, onlarla konuşmaya, onlara listede yer almalarını teklif etmeye çok önem veriyor.”

Bence, ilçe başkanı olarak doğru yapıyor.

“Evet, elbette doğru. Bana da geldi. Gürsel başkana da gitti... Muğla'yı tanıyan, il kongresinde Datça İlçe Örgütü'nü doğru yönlendirebilecek deneyimli kişileri listeye almaya dikkat etti. Sezai başkanın bu düşüncesi, doğru bir düşünceydi.

İl delege listesine bazı genç arkadaşlar da yazılıyor ki mesela, hem işe koyulsunlar hem de deneyim kazansınlar.”

Gördüm.

“O arkadaşlar da o düşünceler ile belirleniyor.”

DATÇA NE KADAR ELEŞTİRİLSE DE DİĞER İLÇELERDEN DAHA İYİDİR

CHP Muğla İl Başkanı değişecek mi?

“Şu anki il başkanımızın da yeniden il başkanı seçilme şansı yüksek. Başkanlığı döneminde süreci fena yürütmedi.”

Kendi ilçesi Marmaris'te desteklediği liste CHP Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü'nün desteklediği liste karşısında seçimi kaybetmiş.

“Orada da belediye başkanının ağırlığı var. (Gülüyor) Datça, ne kadar eleştirilse de diğer ilçelerden daha iyidir bu konularda; burada, mahalle delege seçimlerinde belediye başkanının müdahalesi olmadı. Öyle yüklenme, karışma filan yaşanmadı...”

Gökhan Sağır, yapılacak olan CHP Muğla İl Kongresi'nde olası gelişmelerin neler olabileceğine dair konuşurken şöyle bir cümle kurdu: “Sonunda, buralarda dengeye filan bakılır.”

Bu noktada, Gökhan Sağır ile Muğla Kurultay Delegelerinin Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'in yarıştığı kurultaydaki tavrı üzerine konuştuk. Gökhan Sağır, sözünü ettiğimiz bu kurultayda Datça İlçe Örgütü'nün tavrının ilk turdan itibaren bir bütün olarak Muğla İl Örgütü'nün ve Muğla'nın diğer ilçe örgütlerinin tavrından farklı ve ikirciksiz olduğunu, Datça İlçe Örgütü'nün sağlam ve gerçekçi bir duruş sergilediğini söyledi.

(Bitti)

22.09.2025/Datça/Mehmet Erdal

 

Devamını Oku...

26 Aralık 2019 Perşembe

2019.02.22.CHP BELEDİYE BAŞKAN ADAYI GÜRSEL UÇAR İLE YAPILAN RÖPORTAJ...

  Hiç yorum yok
09:29


     CHP DATÇA BELEDİYE BAŞKAN ADAYI GÜRSEL UÇAR İLE YAPTIĞIM VE BİRGÜN           GAZETESİNDE 24.02.2019 GÜNÜ YAYIMLANAN RÖPORTAJIN TAM METNİDİR.
     23 Şubat 2019 günü yapılacak olan 13. Datça Açık Deniz Kış Yüzme Maratonundan bir gün önce 'protokol ziyaretleri' ve yerel seçim çalışmaları telaşı arasında öğle arası fırsat bularak sorduğumuz sorulara sayın Gürsel Uçar'ın verdiği yanıtlar şöyleydi;
     *Neden yeniden aday oldunuz?
     **'Neden yeniden aday oldum? Güzel bir soru; Ben hiç aday olmadım ki... Ben 2014 Datça Yerel Yönetim Seçimlerinde Belediye Meclis üyeliğine aday olmuştum. 2015 yılında Belediye Başkanımız Şener Tokcan'ın görevi bırakması üzerine, burada Meclis üyelerinin oy birliğiyle seçmesi üzerine, 3,5 yıl Datça halkına hizmet verme şansı yakaladım.
     Şimdi 3,5 yıllık hizmet verme süresi içerisinde hep mücadelem şu oldu; Datça'da görev yapan ve hizmet veren gelmiş geçmiş Belediye Başkanları içerisinde 'en çalışkan Gürsel Uçar' dedirtmek için hep mücadele verdim.Ama bunu söyletebildim mi? Bilmiyorum. En azından, ben bunu söyletmeye çalıştım. Halk söyler mi , söylemez mi? Bilmiyorum.
     Ama baktım ki, daha pek çok işimizin yapılması gerekiyor. Örgütüme dedim ki ' Ben, 5 yıl daha bu görevde kalmak istiyorum. Bir dönem sonra aday olmadan bana bu koltuğu verseler aday olmayacağımı, örnek bir Belediye Başkanı olacağımı , buraya bir arkadaşımızı, Datça'ya hizmet verecek bir arkadaşımızı hep beraber bulup bu göreve getiririz.' dedim.Yapılması gereken işlerin adına bir dönem daha aday olmayı düşündüm.' Bir dönem daha siz seçmenlerden destek istiyorum.' dedim. Onun için adayım.
     *Yani bir dönem sonra aday değilsiniz, öyle mi?
     **Kesinlikle. Örnek olacağım,örnek... Burada Belediye Başkanlığı yapabilecek arkadaşımızı ilçe örgütümüz ile birlikte, Datça insanı ile birlikte yaratmaya çalışacağız. Kazanacak adayı bulmaya çalışacağız. Hizmet edecek adayı bulmaya çalışacağız. Yani bunu söylerken, yarın 'Yok, işi yapacak bir aday olsa, aday olmayacağım' demeyeceğim.Bahane yaratmayacağım.Yetiştireceğiz, bulacağız, bu koltuğa oturtacağız.
     *Belediyecilik ve Yerel Yönetim anlayışınız nedir?
     **Şimdi, belediyecilik ve yönetim anlayışı derken... her zaman şunu söylerler, işte belediye başkanları, seçim zamanları ' halkla beraber, birlikte yöneteceğiz' , hep bunu söylerler. Tabii seçimden sonra yavaş yavaş bu ortadan kalkar. Bu söz unutulur. Benim burada, sizin de içinde bulunduğunuz derneklerde, biliyorsunuz, bir sorun varsa, 'sorunu bilen kimse çözümü de ondadır', deyip, o insanlarla beraber , sivil toplum örgütleriyle beraber, Datça'da yaşayan insanlarla beraber yönetime ' Datçayı ben çok seviyorum, Datça'nın sizler kadar büyümesini, gelişmesini istiyorum' diyen, Datça'ya gönül veren her arkadaşımla beraber , onun fikirlerine saygı duyarak, sorunların çözümünde, beraber çözüm üreten bir yapıya sahibim.
     Ben eskiden, Devrimci Yol'da siyaset yapmış bir insanım. Her zaman eleştiriye açığım. Her zaman da özeleştirimi verebilecek yapım var. Ona inanıyorum. Yani bir şeyi yapamasam bile, bunu niçin yapamadığımı veya eleştiriler var ya eleştiriler, en azından o eleştiriler doğrultusunda niçin eleştirildiğimin de insanlara bilgisini verebilecek bir yapım var, bir karakterim var. O bakımdan her zaman şunu söylerim; Datça'da nasıl bir yerel yönetim istiyorsunuz sorusuna ' bütün sivil toplum örgütleriyle, bütün Datçayı seven insanlarla bir fikir alışverişi içerisinde, her şeyi ben bilirim anlayışı içerisinde değil, toplumun her düşüncesine, saygı duyaraktan yapılması gereken işlerin, çözülmesi gereken sorunların çözümünü o anlayışla, o şekilde bir belediyecilik hizmetlerinin götürüleceğine şimdiden buna inandım.
     *Datça'nın en acil çözüm bekleyen görevi nedir? Bunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?
     **Acil çözülmesi gereken, zaten belediyecilerin, yani yolların yapımı, çöplerin toplanılması, çevre temizliği... bunlar zaten bizim asli görevimiz. Bunlar bizim yapmamız gereken işlerden bazıları. Datça'nın, Datça 1990 'da Özel Çevre Koruma Kurulu kapsamın alındı. Burası özel bir bölge. Datça-Bozburun Yarımadası adı altında özel bir bölgede yaşıyoruz. Ama 1990'dan bu yana baktığımızda Datça'nın acilen yapılması gereken, hani en kötü plan, plansızlıktan daha iyidir derler ya, öyle , buranın acilen imar planlarının yapılması gerekir. Tabii bu planları yapma yetkisi bizde değil ama, bizler Datçayı gelecek nesillere bu kadar doğal güzelliğini bir miras olarak bırakmak istiyorsak, bunun yanında öncelikle yapılması gereken yerleşim alanlarının imar planlarını bir an önce çözmeliyiz. Yani imar planları olmayan yerde alt yapı hizmetlerini verme şansımız yok. Çözümleme şansım yok. Yapma şansım yok. Altyapısı olmayan yerleşim alanlarının o güzellikleri koruyabilmesi mümkün değil. Onun için yapılması gereken imar planlarının bir an önce yapılması gerekir. İkincisi, Datça insanının mutlaka ekonomisinin iyi olması adına, kazancının artması adına, bir takım önlemler almalıyız. Yani Datçayı turizmde tanıtabileceğimiz Datça Tanıtım Programları yapmalıyız. Datça'ya kışın, Datça Turizm'ini daha uzun vadeli ,12 aya yayabilecek projeler yapmalıyız.Bunun yanında Datça'nın bana göre en büyük ihtiyaçlarından biri çok rahat alışveriş yapabileceği bir açık pazar yeri, çünkü konumu itibariyle belki de geçici olarak yapmış olduğumuz o pazaryeri Datça'ya hizmet veriyor ama, bana göre yapacağımız çok farklı bir pazaryeri ile yakın civardaki, ilçelerdeki insanların cumartesi-pazar buraya gelip konaklamaları, aynı zamanda pazar yerinden doğal ürünleri alabilmeleri düşüncesiyle buralara gelmesini sağlayıp, Datça yöresinin insanının ürününü daha iyi satabileceği, pazarlayabileceği ve daha iyi kazanç sağlayabileceği bir pazar yerinin acilen yapılması gerekiyor. Yani bunlar bizim için öncelikli. Çünkü bir Belediye Başkanı eğer yöre halkının kazancının arttırılması konusunda önlemler almayı düşünmüyorsa, o konuda çalışmalar yapmıyorsa, o kentte insanların daha mutlu olabileceğini, daha mutlu bir yaşam sürebileceğini düşünmek mümkün değil.Önce insanların günlük kazancı, yani Datça'da yaşayan insanların ekonomisi de bana göre iyileştirilmeli, bunun için de kafa yorulmalı. Bu çalışmaları yapıyoruz. Devam ediyoruz. Umarım bu 5 yıllık süre içerisinde görevlerimiz çerçevesinde bunu başarabiliriz. Yani yapılması gereken işlerden birisi bana göre, dediğim gibi gelecek nesillere Datça'nın doğal karakterini bozulmadan bırakıp, bu mirasın bırakılması için öncelikle imar planlarının yapılması gerekir.
     *Başkanlığınız döneminde çözmek isteyip de çözemediğiniz en önemli görev ne idi, ve şimdi bunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?
     **Yani şimdi, başkanlığım döneminde çözemediğim en önemli şey, bana göre yine planlardan bahsetmeliyim; Kızlanaltı 1.Etap İmar planları, 18 uygulaması. Tabi çözemedik ama, bu çalışmalar çok hızlı yürümedi. Yani bunu çözülmeyecek anlamında değil, yavaş gidiyor ama belli bir noktaya getirdik. Önümüzdeki süreçte bana göre yani öncelikle çözeceğimiz, çözmeye çalıştığım o. İkincisi de pazaryeriydi. Pazaryeri de başkan olduğum günden bu yana orayı , özel mülkiyet, hatta kooperatifteydi, 45 kişilik kooperatif, orayı aldık. Yani orasının kamulaştırılmasını yaptık. Açık pazar yeri yapacağımız yerin... Şimdi hazinenin 928 m2 yeri var, orayı da aldıktan sonra yani öncelikli işlerimden bir tanesi Muğla'da değil, Ege'de değil, Türkiye'de olmayan farklı bir pazaryerini Datça halkına kavuşturmak istiyorum. Yani çözemediğim değil de süre yetmediğinden, yoksa belli bir noktaya geldik. Ve 3 milyona kamulaştırdık orayı. Şimdi ne yapıyoruz? Önümüzdeki süre bana yeter de artar bile. Hızlı bir şekilde onu da gerçekleştirmek istiyoruz.
     *Şimdi yeniden başkan seçilirseniz Datça'da ne değişecek?
     **Şimdi Datça'da neler değişecek? Seçimi tekrar kazanırsak, 3,5 yıllık süre içinde , düştüğümüz sıkıntılar içinde yapmak istediklerimizin bir çoğunu, Datçayı kültür sanat yönünden işte geliştirmeye çalışıyoruz. Kültüre ve sanata vermiş olduğumuz önemi her zaman için dile getirdik. Bu yönde de etkinliklerimiz, işte Hızırşah'taki Kiliseyi, Yaşayan Tarih adı altında orayı bir Kültür Sanat Merkezi haline getirmeye çalıştık. Burada yapmış olduğumuz etkinliklerle, işte heykellerle sokakları... Bu 3,5 yıllık sürede sokakların iyileştirilmesi konusunda büyük bir emek harcadık. Sokaklarımızı da herkesin daha rahat dolaşabileceği, engellilerimizin de ,engelli arkadaşlarımızın çok rahat ulaşabileceği, işte yayaların daha rahat yürüyebileceği kaldırımlarıyla, taşıtların kolay ulaşımı sağlayabileceği... Bu hizmetleri zaten yapıyoruz. Tabi , bunların her geçen gün Datçayı bir Kültür Sanat Merkezi, şehrin, insanların daha iyi yaşayabileceği, doğal güzellikleri bozdurmama...en büyük isteklerimizden birisi bu. Bir sloganımız var; 'Kırk yıl sonra kırk bin nüfus'. Datçayı çok nüfuslu olaraktan büyütmek değil, Datça'nın gelişimini daha az nüfusla daha yaşanılabilir bir kent olması noktasında , doğal özelliklerimizin bozulmaması konusunda, bunların 5 yıl içerisinde hem kendimize, hem bundan sonra gelecek arkadaşlarımıza aktararaktan Datça'ya hizmet vermeyi düşünüyoruz. Bunun yanında turizmin 12 aya uzatılması konusunda, neler yapılabilir konusunda çalışmalarımız var. Briç Turnuvamız var. Satranç Turnuvasını da koyaraktan Ocak ayı içerisinde bir takım etkinliklerle daha da fazla insanların tatil yapabilmesinin, Datça'nın güzelliklerini birçok arkadaşlarla, dostlarla paylaşaraktan Datça esnafının işlerinin daha iyi olmasına çalışıyoruz.
     *Datça hızla göç alan bir yer. Başka açılardan da gündemin ilk sıralarına geçen bir yer. Datça nasıl bir yer diye soruyorlar ama ikinci soru olarak da Başkan Gürsel Uçar nasıl biridir diye soruluyor. Gürsel Uçar'ı en iyi tanıyan kişi sizsiniz; sizce Gürsel Uçar nasıl biridir?
     ** Evet, en zor soru da bu. Gürsel Uçar nasıl biri? Gürsel Uçar sonuçta Datça'da doğmuş, Datça'da büyümüş, Datçalıların içerisinde, Datçalıların gerçek hayatını gözlemlemiş değil, yaşamış bir insan. Yöre halkını yakından tanıdığımızdan dolayı, yöre halkının isteklerini, hem yöre halkının sorunlarını ve yöreyi çok iyi tanıyan bir insan. O bakımdan Başkanlığım konusunda zorlanmadım. Yani yöreyi tanıdığım için her yerin problemini biliyorum. Çözümünü de oradaki insanlarla birlikte buluyorum. Gürsel Uçar Datçayı çok seven, Datça'ya hizmet etme aşkını her zaman içinde hisseden; her insanı insan olmasından, insan oluşundan dolayı kucaklayan, her insana eşit şekilde davranan, ayırmayan, ötekileştirmeyen, insan olduğu düşüncesiyle herkesi dinleyen, herkesin derdine çözüm bulmaya çalışan, sonuçta doğayı, hayvanı, çevreyi ve en çok insanı seven bir insan...
     22.02.2019/DATÇA
     MEHMET ERDAL

Devamını Oku...