1998 yılı Marmaris Demokrasi Platformu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2020 Pazar

2020.03.23.MARMARİS YAZILARI-2 'KENT MECLİSİ'NE DAİR

  Hiç yorum yok
21:30


     MARMARİS YAZILARI (2): 'KENT MECLİSİ'NE DAİR...
     Bir önceki bölümde sözünü ettiğimiz ve bu bölümde de tartışmaya devam edeceğimiz 'Kent Meclisi', 2005 yılında merkezi yönetim/otorite tarafından yasal olarak kabul edilen ve bütün yerel yönetimlerce kurulabileceği öngörülen 'Kent Konseyi' değildir; sözünü ettiğimiz ve tartıştığımız 'Kent meclisi', 'Kent Konseyi'nden tam yedi yıl önce Marmaris'te kurulması öngörülen ve kurulan, bilahare kendince 'doğru' gördüğü alanlarda faaliyet yürüten bir örgütlenmedir; isim benzerliği nedeniyle oluşabilecek bir yanılsamayı ortadan kaldırmak için bu açıklamayı yapma gereği duydum
     Her ne kadar, pek çok yönden birbirlerine benzeseler ve tartıştığımız 'Kent Meclisi', bir anlamda, 'Kent Konseyi'nin öncülü bir örgütlenme olarak kabul edilebilirse de, yine de ikisi farklı örgütlenme biçimleridir ve bizim 'Kent Konseyi' konusundaki ayrıntılı değerlendirmelerimizin ve yaklaşımlarımızın neler olduğu, bilinmektedir.(Bknz: http://mehmeterdalyazilar.blogspot.com Yerel Yönetimimizi Demokratikleştirelim/Kent Konseyi Üzerine Tartışma Notları 1-12)
     ***
     Marmaris'te, eksik de aksak ta olsa somut bir işlevi yerine getiren 'Demokrasi Platformu'nun dağıtılarak içerisinde yer alınması gerektiği söylenen 'Kent meclisi', 13.07.1998 tarihinde, benzer toplantılara da ev sahipliği yapan Grand Azur Otel'de toplandı.
     Kent Meclisi Yürütme Kurulu başkanı Ömür Hetman (Marmaris'teki Ahu Hetman Hastanesinin sahibi) ve Halkla İlişkiler sorumlusu da gazeteci Umur Özlüer idi.
     Toplantıya, katılım için davet edilen yerel mülki amirin, yerel yönetimlerin, Kent Meclisinin doğal üyelerinin (Dernekler, Sendikalar, Meslek Örgütleri, Siyasi Partiler vb.) yanı sıra, dileyen yurttaşların da katılabileceği duyurulmuştu.
     Toplantının konuğu, Cen-Grey Yönetim Kurulu Başkanı Nail Keçili idi.
     Toplantının ana gündem maddesi, Marmaris'in '1998 yılı Turizm Sezonu'ydu; 1998 yılında Marmaris'teki turizmde yaşanan krizin en az zararla atlatılması, gelecek yıl yaşanması olası olumsuzluklara çözüm önerileri, Marmaris'in ulusal ve Uluslar arası Piar, Tanıtım ve Pazarlama organizasyonundaki yeri görüşme konularındandı.(Bknz: 03.07.1998/Çağdaş Marmaris)
     Başka ne olsundu ki?
     Uğruna 'Demokrasi Platformu'nun dağıtılmak istendiği 'Kent Meclisi'nde, toplantının ana gündem maddesi, kurucularının, ya da kurucuları arasında bulunan ve Marmaris'te 'güç sahibi' konumunda olan iş insanlarının, bir başka deyişle 'Kapitalistler'in iş yaşamlarında yaşadıkları 'kriz' ve bu krizin çözümü için elbirliğiyle nelerin yapılabileceği/nelerin yapılması gerektiği olarak belirlenmişti.
     Masada, Turizmde çalışanların, pazarcıların, küçük esnafın, köylerden gelen ve temizlik işlerinde çalışan kadınların...çok yönlü sorunları; Marmaris'in alt yapı, ulaşım, imar, çevresel kirlilik, yönetim vb... sorunlarının hiç biri, evet bunlar ve daha pek çok sorunun hiç birisi masada yoktu. Yoktu, çünkü, 'Kent Meclisi'ni kuranlar, yönetiminde yer alanlar, yapılan toplantıda konuşma hakkı olanlar ve konuşanlar açısından, bu sorunlar, ya sorun değildi ya da bu toplantıda konuşulmayacak kategorideki sorunlardı. (Bu konuda, hem de içeriden bir tanık olarak, konuşmacılardan yazar/rehber Erol Uysal'ın 'DİMYAT'A PİRİNCE GİDERKEN...' başlıklı yazısı gösterilebilir. Bknz: 24.07 1998/Çağdaş Marmaris)
     ***
     Yerel Çağdaş Marmaris gazetesinin aktardığı bilgilere göre, toplantıda konuk Nail Keçili, rehber ve yazar Erol Uysal, Ticaret Odası başkanı Mustafa Balcı, Kent Meclisi adına Umur Özlüer, Simene Tur Yönetim Kurulu Başkanı Birol Türemiş, TURSEM Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Demren ve GETOB başkanı Asım Geniş konuşmacı oldular.
     Söz isteyen diğer konuşmacılara, zaman darlığı nedeniyle söz hakkı verilmedi.
     Toplantıda asıl olarak, Turizmcilerin içinde yaşadıkları krizden çıkışa yönelik olarak bir 'Vakıf'ın mı yoksa profesyonel bir şirketin mi kurulmasının daha doğru olacağı; bunlardan hangisi kurulursa, ne tür bir işlevi yerine getirmesi gerektiği çerçevesindeki konular tartışıldı.
     Sonuçta, ibre, 'Marmaris Kent Vakfı'na ve onun yerine getirmesi gereken görevlerin belirlenmesine doğru evrildi..
     O kadar...(Bknz: 14.03.1998/Çağdaş Marmaris)
     ***
     Kendilerini 'Demokrat' olarak nitelendiren ve 'Demokrasi Platformu' içerisinde yer alırken, bizler gibi, (bileşenlerin temsilcileri olarak) pek çok konuda hem sözlerini söyleyebilen hem de ortaya konulan somut tepkilere şu ya da bu ölçüde katkıda bulunarak ortak olabilen arkadaşlar ise, yüksek sesle 'Her şey daha güzel olacak. Marmaris'in sorunlarının çözümünde kitlesel bir katılım sağlanacak...' diyerek çıktıkları ve ısrarla bizlerin de katılmasını istedikleri yol'da yürüye yürüye gelmişler ve şimdi, vardıkları yerde kurulan masada kendilerine, yalnızca, 'izleyiciler/dinleyiciler' için konulmuş koltuklardan birisinde yer bulabilmişlerdi.
     Yani, bizim, ilk gündeme getirildiği andan itibaren yüksek sesle nereye varacağını öngördüğümüz bir yolda, 'hangi akla hizmet' bilinmez, yürümekte diretmişler; bir başka deyişle, girdikleri yolun sonunu bile bile 'lades' demişlerdi.
     Neden?
     ***
     Toplantı sonrasında, yaşanan gelişmeler karşısında, bir kez daha kamuoyuna seslenmek gerekiyordu:
     ''DEMOKRASİ PLATFORMU'NDAN 'KENT MECLİSİ'NE, 'KENT MECLİSİ'NDEN 'MARMARİS KENT VAKFI'NA,
     Bilenler bilir; yakın zaman öncesine kadar Marmaris özelinde de (bir gereksinimin ifadesi olarak gündeme gelen ve Demokrasi Mücadelesinde önemli bir işlev üstlenen) bir DEMOKRASİ PLATFORMU vardı.
     Bu 'Demokrasi Platformu'nun farklı nedenlerle 'tıkanması' sürecine girdiği koşullarda, platform içerisinde yer alan bazı örgütlenmeler, bu tıkanmanın nedenleri ve aşılması doğrultusunda düşünceler dile getirirken, ağırlıkla ÇEV-DER içerisinde kendilerini konumlandıran bazı 'Demokrat' arkadaşlar; tıkanmanın nedeni olarak, bazı siyasi partilerin (ÖDP, CHP, İP) platform içerisinde yer almalarını ve platformun 'fazlaca siyasileşmesi'ni ileri sürüyorlardı.
     Tıkanmanın nedeni böyle saptanınca, doğal olarak, çözümün de, platform içerisinde yer alan bu partilerin dışarıda bırakıldığı 'siyasi partiler dışı bir oluşum'un yaratılmasında aranması kaçınılmazdı.
     Bu 'Demokrat' arkadaşlarca hararetle her yerde savunulan ve teorik formülasyonu yapılmaya çalışılan bu tez, ilginçtir, platform içerisinde yer alan veya almayan, o güne kadar platforma sıcak bakan veya ondan uzak duran bazı meslek ve kitle örgütlerince, toplumdaki konumları gereği, 'Etkili ve Yetkili' kişi veya kurumlarca olduğu kadar, platform içerisinde yer alan veya almayan (hatta misyonu gereği ona cepheden karşı çıkan) bazı siyasi partilerce de bir biçimde benimsenip desteklenince 'KENT MECLİSİ' olarak adlandırılmış ve formüle edilmiş bir biçimde gündeme getirildi.
     İlk kez, Grand Yazıcı Otel sahiplerinin İçmeler yolu üzerindeki ormanlık bir alanı tarumar edeceğinin öğrenilmesinin hemen öncesinde gündeme getirilen bu girişime, bir tek ÖDP karşı çıktı.
     ÖDP'ye göre, adı ne kadar çekici olursa olsun, 'Demokrasi Platformu'nda yaşanan tıkanmaya yanlış teşhis konulmasının doğal sonucu olarak gündeme getirilen bu 'Kent Meclisi', bu tezi ilk ileri süren ve pratiğe geçirilmesinde ciddi rolleri bulunan bazı 'Demokrat' arkadaşların niyetleri ne kadar safiyane olursa olsun, öncelikle Demokrasi Mücadelesi'nin sekteye uğramasına yol açacak, akabinde de, bu hantal ve şekilsiz haliyle, Marmaris'in sorunlarına kalıcı ve köklü çözümler bulmaya çalışanları 'yanılmalara' itecektir.
     Gelinen noktaya bakın!
     Siyasi partileri dışarıda bırakan 'siyasi partiler dışı' bir oluşum yaratmak amacıyla ileri sürülen 'Kent Meclisi', bugün, asıl olarak herhangi bir 'Demokrasi Mücadelesi' sorunu olmayan siyasi partilerce ('neye niyet neye kısmet'), Marmaris'te rant kavgası veren ve Marmaris'te yalnızca bu nedenle bulunan bazı işletme sahiplerince, Marmaris'te yaşanılan sorunların en baş sorumluları içerisinde yer almaları gereken Kaymakam ve Belediye Başkanları gibi 'etkili-yetkili' kişi ve kurumlarca savunuluyor; yönetme ve yönlendirme konumunda (bir biçimde) onlar bulunuyor; Marmaris'in sorunlarının çözümü, (Turizm'de olduğu gibi) bu sorunların asli sorumlularından bekleniyor vb.vb.
     İlk işi 'Armutalan Ressamı'ndan icazet almak olan ve bugün vardığı noktada Marmaris'in Turizm sorunlarının çözümünü 'medyatik' Nail Keçili'ye havale eden bu 'Kent Meclisi'nden, yakın zaman öncesindeki 'Demokrasi Platformu'nu aşacak şekilde Marmarislileri kucaklaması, yaşanan sorunların çözümü doğrultusunda harekete geçirmesi, sorunlara kalıcı ve en geniş kesimlerce kabul edilebilir çözümler üretmesi, Demokrasi Mücadelesi'ni yaygınlaştırması ve yükseltmesi... beklenebilir mi?'' (21.07.1998/M.Ali Yılmaz/Çağdaş Marmaris)
     (Not: Burada adı geçen İP, bugünkü Vatan Partisi'dir; şu savrulmaya bakar mısınız? Nereden nereye...)
     23.03.2020/Datça
     Mehmet Erdal



Devamını Oku...

16 Mart 2020 Pazartesi

2020.03.16.MARMARİS YAZILARI-1: 'DEMOKRASİ PLATFORMU'NA DAİR

  Hiç yorum yok
01:58



     MARMARİS YAZILARI -1: 'DEMOKRASİ PLATFORMU'NA DAİR...
     1998 yılında Marmaris, Armutalan, İçmeler, Datça ve zaman zaman da, aralıklarla gidip tezgah açtığım Bozburun, Turunç, Selimiye, Hisarönü, Turgut... pazar yerlerinde işimi yapıyor; Armutalan/Siteler'de, Grand Azur/İber Otel...her kim her ne ad ile biliyor ise, işte o otelin karşı taraflarında var olan bir apartın altında, bir kaç arkadaş ile birlikte elbirliğiyle oluşturduğumuz bir yerde (hem depo hem 'ev') kalıyor ve aynı zamanda, 'fahri' üyesi olduğum ÖDP (Özgürlük ve Dayanışma Partisi) Marmaris İlçe Örgütündeki çalışmalara katılıyordum.
     ***
     İlçe Örgütümüz, Marmaris çarşısının nispeten orta yerinde bulunan Halıcılar İş Hanı'nın ikinci katında idi; birinci katta PSAKDD (Pir Sultan Abdal Kültür ve Dayanışma Derneği) ile ÇEV-DER de bulunmaktaydı.
     ***
     Partimizin 1996 yılında ilk kurulduğu andaki gibi, ilçe örgütümüzün de çok farklı Sol siyasi çevrelerden gelen ve/veya birbirlerinden pek çok konuda farklı düşündüğü bilinen ama ÖDP çatısı altında birlikte yürümeye çalışan/yürünüp yürünemeyeceğini denemek ve görmek isteyen üyeleri vardı.
     ***
     Yasal bir partinin ilçe örgütü olmamıza karşın kah eski 'örgüt' alışkanlıklarının aşılamaması ve ilçe örgütünün çalışmalarına yansıtılmaya çalışılması, kah günlük yaşama ilişkin problemlerin çözümünde ortaya konulacak politik yaklaşımın belirlenmesinde 'ortaklaşmaya çalışmak' yerine (doğruluğuna inandığımız, çoğu kişisel) farklılıklarımızın öne çıkarılarak dayatılması...vb. vb. nedenlerle ilçe örgütümüzün zaman zaman gereksiz ve ifrata varan tartışmalar içinde günlerini geçirdiği, günlük yaşama müdahale etmekte sorunlar yaşadığı...'Mısır'daki sağır sultanın' bile duyduğu ve bildiği bir gerçekti.
     Bütün bunlara karşın, ilçe örgütümüz, istenen ve öngörülen düzeyde olmasa da, pek çok yerdeki ilçe örgütümüzden daha aktifti; elle tutulur ve gözle görülür çalışmalar içerisindeydi.
     ***
     İlçe örgütümüz, Marmaris yerelinde ya da ülke genelinde olup da Marmaris'te yaşayan her yurttaşı ilgilendiren konularda görüşlerini ve tepkilerini, tek başına olduğu gibi 'Demokrasi Platformu' adı altında bir araya gelen ve ortak hareket etmeye çalışan pek çok başka kitle örgütü, sendika, meslek örgütü ve siyasi partiler ile de ortaklaşa ortaya koyuyordu.
     ***
     Marmaris'teki 'Demokrasi Platformu', (kuruldukları zamana ve yere göre ad ve bileşenleri açısından birbirlerinden görece farklılıklar gösterseler de) diğer 'Demokrasi Platformları' gibi, ülkemizde var olan toplumsal ve siyasal koşullara dair ortaklaşa 'Demokrasi' derdi olan Marmarisli kişi, dernek, sendika, siyasi parti vb... bir araya gelerek oluşturdukları bir birliktelik/örgütlenme idi.
Bu birlikteliğin/örgütlenmenin, herhangi bir dernek, sendika, meslek örgütü, siyasal parti vb. gibi yasal herhangi bir tanımlaması ve haliyle, kuruluşu yoktu; ama, yasal olarak tanımlaması yapılmış olan bu kişi, dernek, sendika, meslek örgütü, siyasal parti vb. bazılarının ortaklaşa oluşturdukları; neden oluşturulduğunu, kimlerin içerisinde yer aldığını, ne tür bir faaliyet yürüteceğini ve hangi ilkeler ile hareket edeceğini...kamuoyuna açıkladıkları; somut bir gereksinimin ürünü olarak günlük politik yaşamda yerini alan açık ve meşru bir örgütlenme biçimiydi.
     Marmaris'te hangi tarihte, hangi örgütlenmenin ya da örgütlenmelerin çağrısı ile oluşturulduğunu bu yazıda sorgulama gereksinimi duymadığımız bu 'Demokrasi Platformu', bileşenlerinin farklı katkıları ile yerel ya da ülke genelini ilgilendiren konularda farklı tepkiler ortaya koyuyor, bu çerçevede, kendinden söz ettiriyordu.
     ***
     'Demokrasi Platformu', hiç şüphesiz, bu oluşumu 'pozitif/gerekli bir adım' olarak gören ve onun söylem ve eylemliliklerine destek veren yurttaşlar açısından olduğu kadar, içerisinde yer alan bileşenlerin her biri açısından da 'dört başı mamur/ideal' bir örgütlenme biçimi değildi; bu birliktelik, içerisinde yer alanların her birinin ortaklaştıkları ama aynı zamanda farklılıklarını da korumaya devam ettikleri, ortaklaşa olduğu gibi ayrı hareket etme özgürlüklerini de korudukları; o zaman diliminde ve o yerde, o biçimiyle bu örgütlenmenin gerekli olduğuna inandıkları ve ellerini taşın altına koyarak oluşturdukları zorunlu/gerekli bir örgütlenme biçimi idi.
     Bu çelişkili yapısı nedeniyle, 'Demokrasi Platformu', Marmaris'in günlük yaşamında ya da ülke genelinde yaşanan bazı gelişmeler karşısında anında somut bir tepki ortaya koyması gerekirken koyamıyor, istenilen düzeyde koyamıyor ya da hiç koyamıyordu; haliyle, böylesi durumlarda, bazı bileşenler, hoşnutsuz tepkilerini dile getiriyorlardı; çünkü, onların ondan (birbirlerinden çok farklı da olabilen) beklediklerini, onların istediği biçimde, düzeyde ve zamanda karşılayamıyordu. Halbuki, bu durum, 'Platformun' yapısı gereği, doğaldı ve bileşenleri tarafından da böyle değerlendirilmeliydi.
Özet olarak, 'Demokrasi Platformu' içinde her şey, dışarıdan bakan bazı dikkatli gözlerin kolayca görebileceği ya da kulağı deliklerin anında duyabileceği gibi, 'güllük gülistanlık' değildi.
     ***
     1998 yılı ortalarında, 'Demokrasi Platformu' içerisinde yer alan bazı bileşenlerin temsilcileri ve o bileşenlerin başka bazı mensupları, 'Demokrasi Platformu'nun çok özet olarak anlatmaya çalıştığımız bu 'sıkıntılarını' ileri sürerek ve gerekçe göstererek, 'Demokrasi Platformu'nun dağıtılmasını ve öteden beri kendilerinin de kurulmasını destekledikleri 'Kent Meclisi' içerisinde yer alınması gerektiğini savunmaya başladılar.
     ***
     'Demokrasi Platformu' bileşenlerinden ÇEV-DER içerisinde çalışma yürüten ve kendilerini, 'Demokrat' olarak nitelendiren tanıdık bazı arkadaşların başını çektiği ve sözcülüğünü yaptığı bu yaklaşıma göre, var olan ve içinde yer alınan 'Demokrasi Platformu', Marmaris'in sorunlarının çözümüne çare olamıyordu; çoğunluğu harekete geçiremiyor ve var olan sorunlara sahiplenilmeyi sağlayamıyordu. Bunun nedeni, dar bir kesime hitap etmesi ve her olayı siyasileştirmesiydi. Bu haliyle, bu 'Demokrasi Platformu' ile bir yere varılamazdı. Platform dağıtılmalıydı. 'Kent Meclisi' içerisinde yer alınmalıydı...
     ***
     Var olan 'Demokrasi Platformu'nun yanı sıra değil, onun dağıtılarak içerisinde yer alınması önerilen ve savunulan 'Kent Meclisi', Marmaris yerelinde ekonomik, sosyal, siyasal vb. her alanda etkili ve yetkili olan varlıklı kişiler ve onların içerisinde yer aldığı kuruluşlarca hararetle savunulan, kurulmaya çalışılan ve nihayetinde kurularak günlük yaşamımıza giren bir kuruluştu.
     Hiç şüphesiz, her kuruluş gibi, kendisini kuranların gereksinimlerini (onu kurmaktaki muratları ne ise, onu) karşılamakla yükümlü olacaktı.
     Her şey, bu kadar apaçık ortadaydı.
     ***
     Kendilerini 'Demokrat' olarak tanımlayan ve ağırlıkla ÇEV-DER içerisinde bulunan tanıdık bazı arkadaşların içerisinde yer almayı önerdikleri 'Kent Meclisi' böyle bir örgütlenmeydi ve biz, ÖDP İlçe Örgütü üyeleri, hem kendimize hem de 'Demokrasi Platformu' bileşeni olan diğer kişi ve kuruluşlara yüksek sesle sorup duruyorduk, 'Bu Kent Meclisi içerisinde yer almak gerekir mi? Bunun için elde var olan Demokrasi Platformunu dağıtmak gerekir mi?'...diye.
     ***
     'Kent Meclisi', 13.07.1998 günü yapacağı toplantı öncesinde, katılımcı olmasını istediği ya da düşündüğü kişi ve kuruluşlara özel olarak davetiye göndermesinin yanı sıra, kamuoyuna yönelik açık bir çağrı da yaptı.
     ÖDP İlçe Örgütü olarak, yazılı bir basın açıklaması yaparak, daveti ret ettik:
     ''Biz Özgürlük ve Dayanışma Partisi Marmaris İlçe Örgütü olarak, bu girişim gündeme geldiğinde ve kamuoyunun önüne çıktığında bazı yanlış anlamaları ve olası spekülatif yorumları önlemek amacıyla, tavrımızı ortaya koyan kısa bir açıklama yapmıştık.
     Biz parti olarak, küçük büyük bütün yerleşim birimlerinde yaşayan insanların kendi yerleşim birimlerinin sorunlarının çözümünü kendileri dışında bir başkasından beklemesi tavrı yerine; sorgulayan, aktif ve karar verici birer birey olarak kendilerinin işin içinde yer alacağı ve bu çerçevede örgütlenecekleri bir anlayışı savunuyoruz.
     Şeklen 'Marmaris Kent Meclisi' iyi niyetle kurulmuş bir oluşum izlenimi veriyorsa da; Marmaris'te rant kavgası verenlerle hakları yağmalananları, denizi kirletenlerle denize girmek için uygun yer bulamayanları, ormanı yok edenlerle yeşile özlem duyanları, ekolojik dengeyi bozanlarla doğanın korunması gerektiğini savunanları, çete savaşı verenlerle çetelere karşı savaşanları, turizm'de tekelleşmeyi savunanlarla bu tekelleşmeden zarar görenleri ve feryat figan bağıranları... yani bir bütün olarak Marmaris'i ve Marmaris'te turizmi bir biçimde yok edenlerle bu gidişattan ağır bir biçimde zarar görenleri bir araya getirmeye çalışan; yönetim ve yönlendirme olarak hep birincilerin elinde olan ve hep onların konuştuğu veya konuşturulduğu böyle bir oluşum ne Marmarislileri temsil edebilir ne de Marmarislilerin sorunlarına kalıcı ve köklü çözümler bulabilir. Olsa olsa bu 'girişim', daha bir süre, Marmaris'in gündeminde, aşılması gereken bir 'ALDATMACA' olarak varlığını sürdürebilir.
     Bu nedenle biz bir kez daha bu girişimin dışında kaldığımızı ve gerçekten yerelimizin sorunlarına çözüm bulmak niyetiyle bu 'oluşum'un içinde yer alanları, birlikte, kalıcı ve kitlesel örgütlenme yaratmaya çağırıyoruz.''(10.07.1998/Çağdaş Marmaris)
     16.03.2020/Datça
     Mehmet Erdal


Devamını Oku...