2019.02.03.BİR KEZ DAHA ÖN SEÇİM ÖNERİSİ ÜZERİNE -2
BİR KEZ DAHA 'ÖN SEÇİM' ÖNERİSİ
ÜZERİNE -2
( YA DA SAPLA SAMANIN BİRBİRİNE
KARIŞTIRILMASINA DAİR)
ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş'ın CHP'den İstanbul/Beyoğlu Belediye Başkan adayı
gösterilmesi sonrasında Sol kesim ağırlıklı başlayan
tartışmalar (yer yer, köpeksiz köyde değneksiz dolaşmaya
benzeyerek) aldı başını gidiyor; çok doğal ve haliyle Alper Taş
dahil, bu konuyla ilgili olanlar açısından 'beklenmeyen bir
gelişme' olmasa gerekir.
***
İzlenebildiği kadarıyla, bugün
için çok farklı yerlerde duran pek çok kişi, kah kendi adına
kah içinde bulunduğu çevre, grup, parti vb. nin hislerine tercüman
olurcasına, düşüncelerini yazıya döküyor.
***
Bu ifade edilen görüşlerin çok
farklı ve hatta yer yer birbirlerini dışlayan görüşler olduğu
ama sonuçta, bazı istisnalar dışında, çoğunluk tarafından
Alper Taşın ve haliyle ÖDP'nin ( Haziran'ın da) bu olay
çerçevesinde bir kez daha 'hedef tahtası' haline getirilme amacı
taşıdığı söylenebilir.
***
Bu konuda görüş beyan edenlerin
bir-iki cümle veya bir-iki paragraf yazmakla yetinmesinden
kaynaklanıyor olsa gerekir ki, bu konuda kimin neyi doğru görüp
neyi eleştirdiği tam anlaşılamıyor.
***
31 Mart Yerel seçim süreci
gündeme geldiği andan itibaren bu seçim süreci ile ilgili hemen
hemen her konuda (Yerel Seçim/Genel Seçim, ön seçim/atama,
aday/program, ittifaklar ...vb.vb.), sahadaki gelişmeler
çerçevesinde yazı yazan birisi olarak, öncelikle eleştirilerin
net ve anlaşılır olması gerektiğini düşünüyorum.
Bu gelinen noktada, kimseye, 'hadi
gelin yeni baştan ve daha anlaşılabilir bir biçimde
eleştirilerinizi dile getirin' diye seslenmenin artık yararlı
olmayacağından yola çıkarak, elden geldiği kadar ve kimseye
haksızlık yapmadan, bu eleştirileri bir kaç noktada ele almak ve
tartışmak gerekiyor.
***
Kimse açıkça öyle bir şey
yazmıyor ve ima etmiyor ama sanırım, kimsenin aklından Alper
Taşın her hangi bir yerden (Yerel Seçim çerçevesinde) aday
olamayacağı düşüncesi geçmiyordur; bunu düşünen varsa, bu
çok abes bir şey olur; çünkü, bunu düşünen (ki, 'herkes her
konuda eşit haklara sahiptir' diye düşünenlerden birisi olduğunu
varsayarak) Alper Taşı kendinden veya eşitlerinden farklı
görüyordur ki, bu akla ziyan bir bakış açısı olur.
Alper Taş da bu eleştiriyi
yapabilecek kişi veya herhangi birimiz gibi seçme ve seçilebilme
hakkına sahiptir; senden, benden veya ondan, yani halihazırda
'birey' konumunda olanlardan farklı olarak, o, yalnızca Başkanlar Kurulu Üyesi olduğu ÖDP içerisinde bu konuyu tartışabilir ve 'olur'
aldıktan sonra (parti tüzüğü ne diyorsa) pekala istediği her
yerden aday olabilir.
ÖDP üyeleri dışındaki kimse
de bu bağlamda herhangi bir söz söyleme hakkına sahip değildir
ve doğrusu da budur. (ÖDP üyelerinden birisi bu konuda söz
söyleyecekse, bu da onların 'iç' sorunudur)
***
Anlaşılabildiği kadarıyla, pek
çok eleştiri, Alper Taşın CHP'den (ortak veya CHP namı
hesabına) aday gösterilmesine yöneliktir. (Bazıları, hızını
alamayıp, Alper Taşın CHP'nin değil 'Millet İttifakı'nın
adayı olduğu varsayımı ile değerlendirmeler yapıyor ve bu
düzlemde veryansın ediyor ki, bu eleştirileri yöneltenler ya bu
'ittifaklar' olayını yeterince bilmiyor ya da 'bana ne, fırsat bu
fırsat; ben söyleyeceğimi söylerim' diyordur, ki bu kadarına da
ancak 'pes' denir)
Eğer, Alper Taş da dahil,
herhangi bir Sol, Sosyalist, Devrimci vb. kişi CHP'den herhangi bir
yerden aday gösterilmeyi kabul etmemeli deniyorsa; bu eleştiriyi
yöneltenlerin, daha önce Hopa, Şavşat, Çamaş vb yerlerdeki
gelişmeleri, dahası CHP'ye açık ya da örtük 'ittifak'
çağrılarını, 'batıda kilit partiyiz' söylemlerini...vb.vb.
sahadaki daha pek çok gelişmeyi eleştirmiş/eleştiriyor olması
gerekiyor(du) ki, ama yok...
Yani, CHP'nin nitelik
değerlendirmesi üzerinden bir eleştiri yapılıyorsa, tutarlılık
açısında, bu eleştiri, bu konuda veya her konuda yalnızca
CHP-ÖDP ilişkisi düzleminde değil, Sol-CHP ilişkisi düzlemindeki
her gelişme için de yapılmalıdır. Ama gerçek böyle değil...
Neden?
Neden aynı çerçevedeki
gelişmeler için farklı söylemler ve değerlendirmeler söz konusu
oluyor?
Daha açık soralım; Alper Taşı
aday gösteren CHP ile bazılarının 'ittifak' çağrısı yaptığı
CHP aynı değil mi?
ÖDP dışındaki Sol vb. için
(CHP ile kurulan/kurulacak olan ilişkilerde) geçerli olan 'haklar',
neden ÖDP için geçerli olmuyor?
(Doğrusu, her kesim her kesimle
istediği düzlemde ve çerçevede 'geçici' veya 'uzun erimli'
birliktelikler kurabilir, bu konuda herkes eşit haklara sahiptir,
aksi savunulamaz; yeter ki aleni olsun ve somut programlar/hedefler
temelinde yapılsın.)
***
Bu konudaki bazı eleştiriler,
bazı eleştiri sahiplerinin çok safiyane bir biçimde açıkça
ifade ettiği üzere, şudur; ÖDP, Sol kesim ile değil de neden CHP
ile hareket etti/ediyor?
Bu eleştiri, eleştirinin daha
iyi anlaşılabilmesi açısından, bir kaç açıdan ele
alınmalıdır:
Önce şunu soralım;
ÖDP, nerede Sol ile değil de CHP
ile hareket etmeyi yeğledi?
Hopa, Şavşat, Çamaş... geride
kaldığına ve orada da 'birlikte hareket edilenler' veya 'birlikte
hareket edilmeye çalışılanlar' kavramının içerisine yalnızca
ÖDP ve CHP değil, daha başkaları da girdiğine göre, geriye
Beyoğlu kalıyor.
Peki, Beyoğlu'ndan yola çıkarak
böylesi bir 'genel değerlendirme' yapılabilir ve buna da 'negatif'
bir anlam yüklenebilir mi?
'Evet, yapılabilir ve böyle bir
anlamlandırma da doğrudur' diyebileceklere sormak gerekiyor; acaba,
kendi ifadeleriyle, 31 Mart Yerel Seçim noktasında, ülkeyi 'Doğu'
ve 'Batı' diye ikiye ayıran; Doğu'da 'Ulusal İttifakı' sağlamaya
çalışan, Batı' da ise CHP'ye 'İttifak' çağrısı yapan,
kendisini 'Cumhur İttifakı' ile 'Millet İttifakı' arasında
'kilit parti' ilan eden HDP'nin bu çağrısı, HDP'nin CHP ile
ilişkilerinde 'genel bir olgu'mudur ve nasıl ('negatif/pozitif')
değerlendirilmelidir?
Hele bi söyleyin!...
***
Gelelim şu 'Sol kesimler'
tanımlamasına...
Kimler kastediliyor?
24 Haziran Genel Seçim öncesinden
itibaren ÖDP ve bir-iki çevre, grup, parti vb. dışında Sol diye
tanımlanabilecek kesimlerin tamamına yakını HDP içerisinde yer
aldığına ve onunla birlikte hareket ettiğine göre, gerçekte Sol
deyince neyi anlamalıyız? Kim aklımıza gelmeli?
Eleştirilen ÖDP olduğuna ve pek
çok Sol kişi, çevre, grup, parti HDP içerisinde konumlandığına
göre, ÖDP ve HDP dışındaki bir-iki yapı mı?
Bunlar ise ve kastedilen bunlar
ile ortak hareket edilmesiyse, katılmak gerekir, haklılar; bunun
yolu aranmalı...
Ama yok, bugün Sol denince
kastedilen, pek çok Sol kesimin içinde yer aldığı HDP ise, ki
aslında açıkça söylenemeyen budur, o zaman doğrudan, istenenin
ne olduğu söylensin: Şöyle, 'Hey ÖDP, sen neden HDP (Sol) ile
değil de CHP ile ilişki kuruyorsun?'
Kelimeleri, ağızda yuvarlayıp
durmamalı ve derdimizi açıkça söylemeliyiz ki, yol alalım...
***
HDP'nin, savundukları 'reel
politika' gereği, içinde yer alan Sol çevre, grup, parti vb. ile
birlikte (ki kimler oldukları biliniyor), kendi ifadeleriyle
'ülkenin batısında' CHP'ye (biz adını doğru koyalım, 'Millet
İttifakı'na değil), 'gel ittifak yapalım' dediği (CHP'yi ikna
etmek için bazı yolları denediği), ÖDP dahil kendi içine
katılmayı kabul etmeyen Sol çevreleri 'pas' geçtiği, ama
CHP'nin yüzünü 'Sağa' çevirmeyi tercih etmesiyle birlikte
arayışlara yöneldiği bilinmeyen ve üzerinde yazılıp çizilmeyen
bir şey değildir.
Böyle bir gerçeklikte, HDP (ve
içindeki Sol kesimler) dışında var olan Sol kesimler ne
yapacaktı? Hem HDP ve HDP içinde konumlanan 'Sol' kesimler gibi
iddia sahibi olduğunu söyleyecekler hem de oturup bekleyecekler
miydi?
Söylenmeye çalışılan ve
istenen bu mudur?
Onların yaptığı bir şeyi
(CHP'ye 'ittifak' çağrısını) bir başkasının veya başkalarının
başka biçimlerde yapma hakkı yok mudur? Yaptıklarında, neden
farklı oluyor, görülüyor ve değerlendiriliyor?
Tutarlılık (eğer böyle bir
dert varsa), bunun neresinde?
***
ÖDP'nin kah Alper Taşın
ağzından kah farklı kalemlerden, özellikle son dönemde giderek
artan yoğunlukta ve daha yüksek sesle HDP'yi, haliyle HDP
içerisinde yer alan Sol çevreleri, ülke gerçekliğinden koptuğu
ve ülke sorunlarını birinci dereceden gündem maddesi yapmadığı;
Ortadoğu'daki gelişmeler çerçevesinde politikalar üretmeye
yöneldiği, 31 Mart Yerel Seçimi gerçekliğinde bile bu çerçevede
politikalar belirlemeye çalıştığı doğrultusunda eleştirdiği;
HDP'nin, haliyle içerisinde yer alan Sol kesimlerin, bundan pek
hoşnut olmadığı söylenebilir.
ÖDP'nin, ÖDP dışındaki her
kesimin, kendi yolunu çizme, çizdiği bu yolda yürüme ve dahası
yürüdüğü bu yolda şurada veya burada, bir bölgede veya ülke
genelinde 'geçici' veya 'uzun soluklu' yol arkadaşı bulma ve
onunla/onlarla istediği birliktelikleri oluşturma hakkı vardır.
Her kesimin bu yaptıklarının
doğruluğunu savunma (aksi olası değil) ve bir başkasının
yaptığını da eleştirme (bunun da aksi olası değildir) hakkı
vardır.
Bunun aksini, kendisini Sol'da
gören birisi savunabilir mi?
***
Evet, Sol, kendi içinde/arasında
(birbirlerini nasıl gördükleri ve eleştirdikleri biline biline)
bu Yerel Seçim çerçevesinde (yerelde/genelde), her yerelin kendi
özgülünde bir biçimde birlikte hareket edebilmenin yollarını
görev olarak önüne koymalı ve bunu başarmaya çalışmalıydı;
bu konuda her kesim ortak sorumluluk duymalıydı; ama 'her kesim'...
Olmadı....
Şimdi kimse kendini sütten
çıkmış ak kaşık görmesin, göstermeye çalışmasın...Bunun
kimseye yararı yok... Olduğunu söyleyen, kendisini aldatır...
***
Yerel Seçim sürecinin başından
beri 'Ön seçim, olsa da olur olmasa da olur türünden teknik bir
sorun değildir; ön seçim, olmazsa olmaz' diyen; tek başına aday
çıkarma durumunda o çevrede, grupta, partide; ortak aday çıkarma
durumunda o kesimler arasında 'ön seçim'i 'iç demokrasi' olarak
gören; 'Demokrasi=Sosyalizm değildir' ama 'Demokrasi olmadan
Sosyalizm de olmaz' diyen ve bu konuda sayısız yazı yazan, bu
konuyu pek çok yönden tartışan birisiyim.
Öncelikle Alper Taş'ın/ÖDP'nin
ilke olarak 'ön seçim'i savunduğunu, Hopa ve Şavşat özgülünde
bunu kanıtladığını; Beyoğlu adaylığının kendi gerçekliğinde
ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
***
Tek başına veya ortak aday
çıkarılması hallerinde adayı çıkaracak olanın/olanların
kendi içlerinde/kendi aralarında 'ön seçim' yoluyla
adayını/adaylarını belirlemesi gerektiğini düşünen birisi
(Alper Taş/ÖDP), 'ön seçim'i (ilkesel düzeyde olmasa da)
reddettiği (Hopa'da Şavşat'da...) anlaşılan (CHP)'den gelen
teklif (Beyoğlu adaylığı) karşısında ne yapmalıydı?
Sorulması gereken soru budur?
'Siz ön seçim filan
savunmuyorsunuz, Hopa ve Şavşat bunun kanıtı, sizinle işimiz
olmaz' mı demeliydi?
'Tamam, aramızda Hopa ve Şavşat
deneyimlerini yaşadık; bu kez şartlarımız şunlar, şunlar...dır'
mı demeliydi?
Ne demeliydi?
Anlaşılan o ki, Alper Taş/ÖDP
ikinci yolu seçti.
Doğru, yanlış, eksik...iyi ama
algı...vb.vb. Pek çok şey söylenebilir.
Eyvallah!
Ancak, bu karar konusunda Alper
Taş'a/ÖDP'ye yöneltilebilecek eleştirilerin, bırakın 'ön seçim'i
ilkesel olarak savunmayı, ağızlarına bile almaktan imtina
edenlerin değil; öncelikle ÖDP üyelerinin ve 'ön seçim'i ilkesel
olarak savunanların hakkı olduğunu söylemek gerekiyor.
***
Şimdi, yaşanılan her yerde,
yaşanılan yere ve haliyle kendi yaşamına dair somut şeyleri
farklı biçimlerde dile getirme, çözümleri önerme ve bunu, o
yerde herkesçe içselleştirilebilir hale getirme zamanı.
***
Datça'da 'Ön seçim' önerisini
MHP, AKP, CHP, VP, İYİ PARTİ...ye yazılı önerenlerden ve bu
konuyu uçan kuş dahil herkese yeniden ve yeniden anlatanlardan,
Datça'da hiç birisi bunu yapmadığı için hepsini
eleştirenlerden; bugün ise, seçimde aday çıkarmadığı halde
'Nasıl Bir Yerel Yönetim İstiyoruz?' diye soran, bu istemi yazılı
ve somut bir program haline getirip kapı kapı dolaşarak dağıtmayı
önüne iş olarak koyanlardan birisi olarak; 31 Mart günü
'boykotu' değil, oy kullanmayı savunanlardan; aday olma
biçimlerinden yaşadığımız yerdeki sorunların çözümlerine
kadar pek çok konudaki eksikliklerine rağmen 'var olan adayların
hepsi tıpkı basım değil ve her birinin farklı yönlerden bana
yakınlığı ve uzaklığı aynı değil' diyenlerden birisiyim...
Eleştiriler baki, ama 31 Mart'ta
sandığa gidildiğinde, 1 Nisan'dan sonraki günlük yaşamımızı
düşünmeliyiz diyorum...
Ya siz? İzmir'de, Akhisar'da,
Beyoğlu'nda, Ankara'da, Mersin'de, Adana'da, Diyarbakır'da, Şemdinli'de...yaşayanlar, ya siz ne düşünüyorsunuz?
04.02.2019/Datça
Mehmet Erdal

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder