Sezai Öz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2025 Çarşamba

2025.09.24.MHP Datça İlçe Örgütü, Datça'da Yaşanan Sorunlardan CHP Datça İlçe Örgütü'nü de Sorumlu Tuttu

  Hiç yorum yok
10:32

 

MHP Datça İlçe Örgütü, Datça'da Yaşanan Sorunlardan CHP Datça İlçe Örgütü'nü de Sorumlu Tuttu

09.05.2025 tarihli “DATÇA'DA İLKLER ÇOĞALIYOR!” başlıklı haberimde “MHP Datça İlçe Örgütü Başkanlığına atanan Oğuzhan Özçelik, Datça'da siyaseten bir ilke imza atarak Datça Belediye Meclisi MHP Grubu üyeleri ile Datça'da faaliyet yürüten yerel ve ulusal basın mensuplarını kahvaltıda bir araya getirdi...

Oğuzhan Özçelik ve kahvaltıya katılan belediye meclis üyelerinin bizimle kurdukları eşit düzlemdeki ilişkinin sonucu sormak istediğimiz her soruyu sorduk ve sorduğumuz her soruya da çok samimi yanıtlar aldık...

Bu buluşmadan edindiğim izlenime göre, MHP Datça İlçe Örgütü Oğuzhan Özçelik yönetiminde yüzünü sokağa dönen ve insanların günlük yaşamdaki sorunlarına daha duyarlı olmaya çalışan bir çizgi izleyecek.” demiştim.

SORUNLARIMIZ YALNIZCA ALTYAPIYLA SINIRLI DEĞİLDİR!

Oğuzhan Özçelik, bu izlenimimi doğrularcasına ilçe teşkilatı adına bugün yaptığı yazılı basın açıklamasında “Datça’da 2025 turizm sezonu sona ererken, geride bıraktığımız aylarda yaşanan sorunlar ne yazık ki ilçemizin güzelliklerine gölge düşürmüştür.” dedikten sonra bu yaşanan sorunları “...altyapı eksiklikleri, bakımsız yollar, su kesintileri, çöp toplama aksaklıkları ve kanalizasyon arızaları..” olarak sayıyor ve “Bu tablo, sadece hizmet yetersizliğinin değil, çeyrek asırdır Datça’yı yöneten CHP’nin başarısız yönetim anlayışının açık bir sonucudur.” diyor.

Açıklamanın devamında “Sorunlarımız yalnızca altyapıyla sınırlı değildir” denilerek şunlar ifade ediliyor:
* Datça’da her geçen yıl büyüyen otopark sorunu karşısında hiçbir kalıcı proje üretilmemiştir. İlçeye gelen misafirlerimiz araçlarını park edecek yer bulmakta zorlanırken, yerli halk da bu plansızlığın bedelini ödemektedir.
* Özellikle son yıllarda yoğun talep gören çadır ve karavan turizmi için de tek bir düzenli alan projesi hayata geçirilmemiştir. Datça’nın doğasına zarar vermeden sürdürülebilir turizmi geliştirebilecek bu fırsatlar, ilgisizlik ve plansızlık yüzünden değerlendirilmemiştir.
* Yaz boyunca sahillerimizde yaşanan düzensizlik ve karmaşa, hem yerli halkın hem de misafirlerimizin huzurunu bozmuştur.
* Çocuklarımızın güvenle oynayabileceği park ve oyun alanları bakımsız bırakılmış, gerekli bakım ve onarımlar yapılmamıştır.”

YAŞANAN SORUNLARDAN, CHP İLÇE ÖRGÜTÜ DE SORUMLUDUR!

Açıklamanın son bölümünde “Bu sorunlar yalnızca belediye yönetiminin değil, çeyrek asırdır aday belirleyen, politikaları yönlendiren ve denetim görevi üstlenmesi gereken CHP Datça İlçe Örgütü’nün de doğrudan sorumluluğundadır...” denilerek, “Son yerel seçimlerde de Datça Belediyesini yönetmeye talip olan ve seçimi kazanan CHP kadroları adına Sayın Sezai Öz'e..” şu sorular yöneltiliyor:
“Otopark sıkıntısı, çadır ve karavan alanları, sahillerdeki düzensizlik ve çocuk parklarının bakımı gibi temel sorunlar için herhangi bir projeniz var mı?
Eğer var ise bu projeler 2026 yaz sezonuna kadar hangi takvimle hayata geçirilecektir?
Datça halkına, bu sorunların çözümüne dair açık ve uygulanabilir bir plan sunmayı ne zaman düşünüyorsunuz?
Datça artık kaybedecek bir sezon daha yaşamak istemiyor. Çeyrek asırdır süren bu yönetim anlayışının sorumluluğunu taşıyan CHP Datça Belediyesi ve CHP Datça İlçe Yönetimi’ni, vakit kaybetmeden somut ve takvime bağlı projelerini açıklamaya davet ediyoruz.
Milliyetçi Hareket Partisi Datça İlçe Teşkilatı olarak, ilçemizin hak ettiği hizmetlere kavuşabilmesi için her türlü yapıcı katkıya hazır olduğumuzu belirtirken; Datça halkının da bu süreci yakından takip ederek, hizmet üretemeyen anlayışlara gereken tepkiyi göstereceğine eminim.”

24.09.2025/Datça/Mehmet Erdal

Devamını Oku...

2025.09.24.GÖKHAN SAĞIR İLE CHP ÜZERİNE (2)

  Hiç yorum yok
02:23


GÖKHAN SAĞIR İLE CHP ÜZERİNE (2)

(İkinci Bölüm)

VATANDAŞIN ELEŞTİRİLERİNİ DİNLEME KONUSUNDA ISRARCI OLMALIYIZ

CHP Datça İlçe Örgütü'nün istisnasız bütün üyeleri böyle düşünüyor” diyemem ama gördüğüm kadarıyla CHP Datça İlçe Örgütü, parti üyesi olmayan Datçalıların, genel ve/veya yerel seçimde CHP'ye oy versin ya da vermesin, CHP'ye, CHP Datça İlçe Örgütü'ne ve özellikle de 26,5 yıldır CHP tarafından yönetilen Datça Belediyesi'ne yönelik eleştirilerini “AKP-MHP'nin işine yarayan eleştiriler”, “çok kötü niyetli eleştiriler”, “nankörlük”... olarak görüyor, değerlendiriyor. Bir dönem CHP Datça İlçe Örgütü Başkanlığı ve belediye meclis üyeliği yapmış birisi olarak bu konuda ne söyleyebilirsin?

“Bizim arkadaşlarımız, gerek Aytaç (Kurt) başkan, gerek Sezai (Öz) başkan olsun, zaman zaman katıldığımız halk buluşmalarından biliyorum, anlayış olarak 'Tamam' diyorlar ama pratikte bu konunun üzerine gitme, ısrar etme noktasında eksiklik var.”

CHP üyesi olmayan vatandaşları konuşmaları, varsa eleştirilerini dillendirmeleri konusunda teşvik etmek gerekmiyor mu?

“Kesinlikle. Mesela, halkın arasına girdiğin zaman, çok doğru şeyler söylendiğini görüyorsun. Onları dinliyorsun, not alıyorsun, düzeltmeye çalışıyorsun ama sorun şu, bu konuda ısrarcı olamıyoruz; ısrar etmek gerekir. Biz, mesela, bir, iki yapıyoruz bir şeyi, ondan sonra işin ucunu bırakıyoruz.”

Gökhan Sağır, bu noktada, CHP üyesi olmadan önceki dönemde, öğrencilik yıllarında (Trabzon) içerisinde yer aldığı gençlik örgütlenmesinde bir arkadaşının bir nedenle kendisine “Kendine güvenmeyen insan, başkasına da güvenmez. Önce kendine güveneceksin.” dediğine atıfta bulunarak “Düşündüğüm zaman, hak verdim; gerçekten, kendine güvenen insan, hem eleştiriye açık oluyor, hem de kendisini eleştiren insanlara da güveniyor. O yüzden diyorum ya, eleştiren insanları dinlemek, onları eleştirmeye teşvik etmek lazım. Kısacası, bu konu, yöneticilerin tavrıyla ilgili bir konudur.” dedi.


BAZI ELEŞTİRİLERİ, BEN DE PEK DOĞRU BULMUYORUM

Datça'da yerel yönetim (Datça Belediyesi), 1999 yılından beri CHP tarafından yönetiliyor. Bu geçen sürede her şeyin mükemmel yapılmış olması mümkün değil. Örneğin, 31 Mart 2024 Yerel Seçiminde CHP'nin Datça'da aldığı oylar, 2023 Genel Seçiminde aldığı oylardan daha düşük; bağımsız belediye başkan adayı Mesut Yar, büyük ölçüde CHP'ye oy verecek seçmenden oy aldı, keza sandığa gitmeyenler, büyük ölçüde CHP'ye oy vermesi olası seçmenlerdi. Dolayısıyla, farklı nedenlerle bazı eleştirilerin yapılıyor olması çok doğal. İlçe kongresinde, bu eleştirilerden birisinin bile gündeme getirilip konuşulmadığını gördüm. Örneğin, ilçe örgütünün faaliyet raporunu okuyan Emre Şahin, bu eleştirileri de içeren bir faaliyet raporu okumak ve tartışma başlatmak yerine, çıktı, monoton bir şekilde “şunu, şunu yaptık...” diyerek, bilemiyorum ama belki 50-100 tane faaliyetten söz etti ama bir kez bile herhangi bir konuda “Arkadaşlar, bunların yanı sıra şunu da yapamadık.” demedi. Sanki sokak, sosyal medya... bir tarafta, CHP Datça İlçe Örgütü bir tarafta. Sanki CHP Datça İlçe Örgütü'nün penceresinden bakıldığında, “Datça'da CHP'ye yönelik hiçbir şey konuşulmuyor” veya “konuşanlar çok ciddiye alınmayı hak etmiyorlar.” CHP İlçe Örgütü, 26,5 yıldır CHP'nin yönettiği Datça Belediyesi, CHP Örgütü dışından yöneltilen eleştirilere kapıyı tamamen kapattı mı?

“Sol yapılarda 'eleştiri-özeleştiri geleneği' vardır, o geleneklerin birisinden geliyorum, insanlar dönem dönem toplanır, 'Şunları doğru, şunları yanlış yaptık. Yanlışları nerede yaptık? Yanlışları düzeltmek için neler yaptık?..' derler. Bizdeki (CHP) faaliyet raporları, sadece Datça'da değil, bütün ilçe örgütlerinde, 'Oraya katılım sağladık, buraya gittik, bunları yaptık... bilmem ne' şeklindedir. İşte, bunları düzeltmenin yollarını aramamız lazım. Kongrede yaptığım konuşma notlarımda da vardı, zaman darlığı nedeniyle konuşamadım, 'Kaç tane üye yaptık? Hangi mahallelerde kaç tane temel mahalle örgütü kurduk? Kaç tane miting ya da gösteri örgütledik; davetli olarak katılmak anlamında değil, bizzat bizim örgütlediğimiz?...' Bunların faaliyet raporunda olması lazım. Yoksa, 'şuraya gittik, buraya gittik...', bunlar siyasi faaliyetler değildir. Bu tür sunumu değiştirmeliyiz. Bunu değiştirmek için de eğitim lazım. Parti olarak kaç üyeyi eğittik? Kaç eğitim toplantısı yaptık?”

Bazı partilerde “Parti okulu” var. CHP'de yok mu?

“Bizde de var. Ben Ankara'da iken, gençliğimde parti okuluna gittim, bir ay parti eğitimi aldım. Bizi bir ay kapattılar, üniversitelerden hocalar geldiler ve bize her konuda eğitim verdiler. Eğitim aldığın zaman, kendini güçlü hissediyorsun. Bunlar devam ettirilmedi. Şimdi eğitim çalışmaları çok zayıf. Eğitim olmadığı zaman, insanlar niçin CHP'li olduğunu da bilmiyor. Bizde farklı farklı eğilimler var. Herkes aynı nedenlerle CHP'ye üye olmuyor. Hangi nedenle olursa olsun CHP'ye üye olanları toparlayıp, eğitmek lazım. Kongrede bir konuşmacı dedi ya 'Arkadaşlar, parti tüzüğünü okuyun'. Tüzüğü, programı okuyup tartışmak gerekir. Güncel olayları tartışıp ortak bir fikir oluşturmak lazım. Tartışmadığımız için yarımız o tarafa, yarımız başka bir tarafa gidiyor, ortak bir duruşumuz ve görüşümüz yok.”

Soruma, tam cevap alamadım. Yani, ilçe örgütü sokaklarda, sosyal medyada, daha pek çok düzlemde eleştiriliyor. Bu eleştirileri yapanların ezici çoğunluğu da size oy veriyor, biliyorum. Siz, bu eleştirilere kapalı mısınız ya da bu eleştirileri ciddiye almıyor musunuz?

“Alınıyor, alınıyor ama bazı eleştirileri, şahsen ben de pek doğru bulmuyorum; değerlendirmeye alınabilecek, değerlendirmeye alınamayacak eleştiriler var. Örneğin, belediyeyi basma, Aytaç (Kurt) başkanı istifaya çağırmayı doğru bulmuyorum. Belediye önündeki o protesto eylemlerinde Aytaç başkanının sabrına da hayranım, doğrusunu söyleyeyim.”

Ben de “sinirleri alınmış” bir insan profili gördüm, çok iyi durdu.

“Aşağıya indi, herkesi dinlemeye çalıştı. Sadece Aytaç başkana değil, belediyeye karşı da daha saygılı olmak gerekir. Ben olsaydım Aytaç başkan yerine, o kadar sabırlı olamayabilirdim. Biraz daha usturuplu eleştiriler yapmak lazım. Bir de bazı konuların muhatabı belediye değil ama gelip belediye protesto ediliyor. Belki, süreci iyi yönetemediğimiz söylenebilir. Haksız eleştirilerin de yapıldığına inanıyorum.

Gökhan Sağır, bu bölümü bitirirken, “Parti kongrelerinde, yerelden çok partinin genel politikalarının konuşulması gerektiğine inanıyorum.” dedi.

Tartışılmadı!

“Onlar da tartışılmadı. Önce partiyi düzeltelim ki belediye düzelsin.”

(Devam edecek)

20.09.2025/Datça/Mehmet Erdal 

Devamını Oku...

2025.09.24.GÖKHAN SAĞIR İLE CHP ÜZERİNE (1)

  Hiç yorum yok
02:18

 


GÖKHAN SAĞIR İLE CHP ÜZERİNE (1)

Sezai Öz, Yeniden CHP Datça İlçe Örgütü Başkanı Seçildi” başlıklı son haberimin bir yerinde, haberi okuyanlar anımsayacaktır, “CHP Datça İlçe Örgütü eski başkanlarından ve meclis üyelerinden Gökhan Sağır, kürsüye çıkıp konuşma yapanların içerisinde ilk ve tek somut eleştiri yönelten üye idi.” demiştim. Kongrede seçime geçildiği anda yaptığım teklifi kabul etmesi nedeniyle, bugün Gökhan Sağır ile buluştuk.

ÇOK ELEŞTİRDİĞİMİZ “BAŞKANLIK SİSTEMİ” BİZDE DE VAR!

Senin dışında, 103'ü “seçilmiş”, 14'ü “doğal” mahalle delegesinden kongreye katılanlardan hiçbirisi söz alıp eleştiri yöneltmedi; bu bana pek normal gelmedi. Datça'nın sokaklarında konuşulanlar, merkezi yönetim/Cumhur İttifakı tarafından 19 Mart'tan beri CHP'ye yöneltilen saldırılar, CHP içerisinde gün yüzüne çıkan bazı Truva Atları... vb. gelişmeler düşünüldüğünde Datça İlçe Örgütü Kongresinde de bazı tartışmaların yapılması şaşırtıcı olmazdı. Neden yapılmadı?

“Biz, konuşmuyoruz; bütün meseleler de bundan kaynaklanıyor. Tüzüğümüzde bile şöyle bir madde var: Diyor ki '3 ayda bir toplantı yapın.' Yani, 'oturun, konuşun, meseleleri tartışın, ortak karar alın...' diyor. Bu, yılda 4 toplantı yapar. Bu bile olmuyor. Mesela, genel merkez emrivaki olarak 'Danışma toplantıları yapın' diyor, yapıyoruz ama yılda bir kez yapıyoruz. O yılda bir kez yaptığımızı da sorunları çözmek, meseleleri tartışmak için filan değil de 'yapmış olmak için' yapıyoruz. Böyle yapıldığı için de bu toplantılardan bir sonuç çıkmıyor. Normalde, bu toplantılarda, 'Şimdiye kadar ne yaptık, ettik, çalışmalarımızda neleri doğru, neleri yanlış, neleri eksik yaptık?' onları tartışmamız, bir 'ortak akıl' oluşturmamız gerekiyor. 'Ortak akıl, ortak akıl' diyoruz ama bunu oluşturacak bir ortam yaratılamıyor. Bu durum, bizim partimizdeki sistemin yanlışlığından kaynaklanıyor. 'Başkanlık' sistemini çok eleştiriyoruz ama bu sistem kendi içimizde de var.

Örgütlenmenin en alt birimi olan ilçe örgütünde bile fiiliyatta bir 'başkanlık' sistemi mi var?

“Yukarıdan aşağıya, aşağı yukarı her yerde aynı sistem var.”

Delege, kongre sırasında konuşmaktan çekiniyor mu?

“Delegenin önüne öyle bir olanak konulmuyor. Anımsarsan, bir ara 'CHP olarak Halk Toplantıları yapalım' denilmişti. 2-3 kez yapıldı da. Dedik ki 'Arkadaşlar, bu toplantılar devam etsin. Bugün 5 kişi, yarın 15 kişi katılır. Sorunlar tartışılır.' Ondan da vazgeçildi.”


ÜYELERE KONUŞABİLECEKLERİ ORTAM HAZIRLANMALI

Anımsadığım kadarıyla, CHP Datça İlçe Örgütü toplantılarında, ciddi tartışmalar olurdu. Üyelerinizden bazıları çıkar, oldukça radikal konuşmalar yapar ve sert eleştirilerde bulunurdu. Şimdilerde ya da örneğin dün yapılan 39. olağan ilçe kongresinde böyle bir şeyin olmamasının nedeni olarak “İşte Cumhur İttifakı bileşenleri, işte R. T. Erdoğan üstümüze geliyor. Şimdi biz de durup dururken onlara kendi elimizle malzeme vermeyelim.” gibi bir endişeden söz edilebilir mi?

“Eleştirlere bakış açımız da yanlış. Aslında, eleştirilere insanların, arkadaşların, üyelerin birbirlerine yardımı olarak bakmamız gerekiyor. Özeleştiri de kendini aşmadır. Bu anlamda bir eleştiri ve özeleştiri, partiye hiçbir zaman yerleştirilmedi. Arkadaşlar, eleştiriyi 'suçlama' olarak, yanlış anlıyorlar. Konuşmak isteyen 'Konuşursam acaba bana ne derler?' diye endişe duyuyor. Konuşmaktan kaçınıyor. Üyelere konuşabilecekleri ortamı hazırlamak yöneticilerin görevidir. Yöneticiler böyle bir ortamı hazırlamalı ki insanlar özgürce konuşabilmeli ve konuşunca da onlara karışılmamalı, konuşanlar herhangi bir yaptırımla karşılaşmamalı, tepki görmemeli, tam aksine onları konuşmaya teşvik edici şeyler yapmalı. Fiiliyatta olan, birisi konuştuğu, birisini eleştirdiği ya da bir konuda eleştiride bulunduğu zaman, hemen ona tavır alınıyor. Haliyle insanlar da konuşmaktan, eleştirmekten korkuyorlar. Bu nedenle ben üyelerde bir kabahat bulmuyorum. Önemli olan, o ortamı, o konuşma özgürlüğü ortamını hazırlamaktır.”

İNSAN, SAMİMİ BULDUĞU ORTAMDA İÇİNİ AÇAR, KONUŞUR

Yönetimde, böyle bir çaba yok mu?

“Yok. Olsa, delegeler, üyeler, insanlar gelir konuşur. Neden konuşmasın? İnsan, samimi bulduğu ortamda kendi içini açar, konuşur bilmem ne. Bir de şu var: İşte kongreler, danışma toplantıları... oluyor, oralardan somut bir sonuç çıkmıyor. Bir sonuç çıksa, orada konuşulan fikirler derlenip toparlansa, bir araya getirilip değerlendirilse, insanlar 'Yaa katılıyoruz. Konuşuyoruz, konuşuyoruz, boşa konuşuyoruz. Kaale alınmıyoruz.' demeyecek. Yapılan toplantılarda, somut bir sonucun çıkması lazım. Neler konuşuldu, neler eleştirildi, bu söylenenleri düzeltmek için nelerin yapılmasına karar verildi? Bir önceki toplantıda konuşulan ve tespit edilen hataların düzeltilmesi için neler yapıldı? 'Şunları yaptık. Şunları başaramadık. Bunların nedeni şunlardı.' gibi sorgulama şeklinde bir çizgi izlense insanlar gelir ve konuşur.”

İlçe örgütlerinde, böyle bir gelenek yok mu?

“Yok.”

YERELDE OLDUĞU GİBİ GENELDE DE SORGULAMA YAPILMIYOR

Peki, sizde şöyle bir şey var mı? Hani, tüzüğünüzde 3 ayda bir halk ya da danışma toplantısı yapılsın diye yazılıyor dedin ya, il örgütü ilçe örgütlerinden, genel merkez il örgütlerinden bu toplantıların yapılıp yapılmadığına, yapıldıysa nelerin konuşulduğuna, hangi kararların alındığına dair bir rapor istiyor mu? Yoksa, 'saldım çayıra, mevlam kayıra' misali, kendi haline mi bırakıyor bu tür faaliyetleri?

“İl diyor ki, mesela 'Eylül ayının biri ile Ekim ayının biri arasında ilçelerde danışma toplantıları yapılmalı'. İlçe toplantıları, biraz önce söylediğim gibi yapılıyor. Aslında, bu danışma toplantılarından fikirlerin çıkması, bunların da il tarafından toplanıp bir potada değerlendirilmesi ve yeniden ilçelere, mesela 'Arkadaşlar, geçtiğimiz dönemde bizim çalışmalarımız propaganda ağırlıklı oldu. Örgütlenmeyi biraz ihmal ettik. Hatamız bu idi. Genel zaaflarımız şunlardı. Bundan sonra örgütlenmeye ağırlık vereceğiz...' gibi bir sonuç iletebilmeli. Ya da der ki, 'İşte, ülkenin her tarafında oyumuz artarken Datça'da yerel seçimde neden düştü? Bunun nedeni nedir?', mesela, bunu konuşmamız lazım. Bunun nedeni olarak, sadece 'İşte bağımsız bir aday çıktı, 1200 oy aldı.' diyemezsin.”

Onu, günah keçisi ilan edemezsin.

“Burada ne yapılması lazım, mesela? 'Acaba, aday belirlerken önseçim yapsaydık, 1200 oy yine de gider miydi?' Bu konuları sorgulamak lazım. Hiçbir şeyi sorguladığımız yok. Yerelde sorgulamadığımız gibi genelde de sorguladığımız yok. Dün kongrede söylediğim gibi mesela Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesini, 6'lı masa olayını sorgulamıyoruz. Bu nedenlerle birçok oy kaybettik. O olayların olduğu dönemde de şimdi yönetimde olanlar yönetimdeydi. Bu olayların özeleştirisi yapılmadı. Bu nedenle benzeri yanlışlıkları tekrarlama olasılığı çok fazla. Çünkü bunların yanlış olduğu söylenip, yanlış kabul edilmiyor. Eğer bu konularda özeleştiri yapar ve kendini o noktada aşabilirsen, bir daha o tür yanlışları yapmazsın. Yapmama olanağın çok artar. Bunun gibi.”

HATALARI, YANLIŞLIKLARI DÜZELTMEK İÇİN ELEŞTİRİYORUZ

Bazı tanıdığım arkadaşların partilerinde, örgütlerinde ya da kendimin yaşadıklarından bilirim, içinde yer aldığın yapı içerisinde “Doğrucu Davut” olursan, kimse mükemmel olmadığından, eleştirdiklerin seni yalnızlığa iter. Bu nedenle, sizde de üyelerde “Ben gördüğüm eksiklikleri, yanlışlıkları, hataları eleştirirsem parti içerisinde bir yerlere gelemem, onun için görmeyeyim, görsem de konuşmayayım.” endişesi ve bu nedenle de konuşmaktan, eleştirmekten kaçınma durumu olabilir mi? Bir dönem ilçe örgütü başkanlığı ve belediye meclis üyeliği yapmış birisi olarak ne düşünüyorsun?

“Söylediğin gibi kişisel endişesi olan birisinin bizim içimizde yeri yok. Yani, birisi 'yükselme' endişesi nedeniyle eleştiri yapmıyorsa, zaten ondan bir şey olmaz. Parti içerisinde yükselmek için yanlışları görmeemek ve eleştiri yapmamak olumlu bir şey değildir.”

CHP'de olmuyor mu böyle şeyler?

“Olmaz mı? Var, elbette. Burada niyet önemli. Biz neden eleştiriyoruz? Partideki hataları, yanlışlıkları düzeltmek için, bir yere gelmek için değil. Ben bu yaştan sonra bir yere gelmek için değil, partiyi düzeltmek için eleştirriyorum; yanlışlıklardan, hatalardan dolayı rahatsızım. Demokrasi, sadece seçim yapmak değildir, insanları karar alma süreçlerine de katmaktır. İnsanları, birlikte karar alma süreçlerine katmak gerekir. Bunun için eleştiri yapacaksın. Şimdi, dediğim gibi yönetimin de buna çok açık olması lazım. Şimdiye kadar partide ya da belediyede bir yerlere gelmek isteyenler 'eleştiren' ise hep kenara itilmişlerdir. Bizim sistemde herkes methedilmekten memnun oluyor; eleştireni kimse sevmiyor.

(Devam edecek)

18.09.2025/datça/Mehmet Erdal



Devamını Oku...