Haziran hareketi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2019 Salı

2018.12.06.DATÇA DA NASIL BİR YEREL YÖNETİM İSTİYORUZ?

  Hiç yorum yok
08:41


     DATÇA'DA NASIL BİR YEREL YÖNETİM İSTİYORUZ?
     Yarımadamız, insanları cezbeden ve haliyle giderek artan oranda 'göç' almasına neden olan pek çok özelliğe sahiptir. Her birimiz, bu özelliklerin titizlikle korunması gerektiğine inanıyoruz.
Datça bu 'pozitif' özelliklerine karşın hiç şüphesiz 'mükemmel' değildir ve farklı nedenlerden kaynaklanan bazı sorunlara sahiptir.
     Bu sorunların çözülmesi ve daha sorunsuz bir günlük yaşama geçilmesi hepimizin arzusudur.
     ***
     Bizler, 1 Nisan 2019 tarihi itibarıyla göreve başlayacak Yerel Yöneticilerimizin Datça'nın sorunlarını bilen ve bunların çözümü için çalışan, oturdukları koltuğu seven değil oturdukları koltuğun hakkını veren, sokağın nabzını ellerinde tutan, Datça'da yaşayan herkesle barışık ve gerektiğinde her kesimle birlikte oturup kalkabilecek/hareket edebilecek yöneticiler olmalarını istiyoruz.
     Bunların yanı sıra, kişisel ve ortak sorunlarımızın daha hızlı ve kalıcı çözümlenebilmesi, Yerel Yönetimimizin daha verimli çalışabilmesi, yükünün hafifletilebilmesi, her birimimizin Yerel Yönetimimizi sahiplenebilmesi ve bu duyguyu içselleştirebilmesi, insanın özgürlük ve eşitlik özlemini yerel düzeyde hayata geçirmeyi hedefleyebilmesi, herkese onurlu ve daha iyi bir yaşam sunabilmesi ve Datça'nın daha yaşanılabilir bir kent haline getirilebilmesi...için 'sorunu yaşayan, çözümünü de bilir' anlayışı çerçevesinde 'sorunu yaşayanları, sorunun çözümü sürecine katan' bir yaklaşımın esas alınmasını savunuyoruz.
     ***
     Bilindiği üzere Yerel Yönetimler, tarihsel olarak, yuttaşların var olan sorunlarını kendi kendilerine çözmelerinin ve kendi kendilerini yönetmelerinin bir ifadesi olarak ortaya çıkmış ve tarihsel evrimi içerisinde, farklı yerlerde farklı adlarla anılan ve farklı biçimlere bürünen ama hep birer 'Demokrasi okulu' olarak kabul gören kurumlar ola gelmişlerdir.
     Yerel Yönetimler, yalnızca yurttaşlara hizmet veren ve hizmet götüren değil, aynı zamanda ve asıl olarak, yurttaşların kendi içlerinden seçtikleri 'kişiler' ve ilgili kurumlar aracılığıyla kendi kendilerini yönetmelerini gerçekleştirdikleri birer kamu organıdırlar (olmalıdırlar).
     ***
     Ne yazık ki, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi sonrası dönemden başlayarak bugüne kadar olan süreçte, ülkemizdeki Yerel Yönetimlerin bu 'Demokratik' ve 'Kamusal' içeriği gün be gün yok edilmiş; yetkileri parça parça elinden alınmış; bunların yerine parası olanın düdüğü çaldığı ve parası olmayanın hiç bir hizmetten yararlanamadığı 'müşteri' ve 'işletme' ilişkisi geçirilmiş; merkezi otorite ile ters düştüğü anda seçimle gelen yöneticileri derhal görevden alınan ve yerine 'kayyımlar' atanan yetkisiz, biçimsel ve sıradan birer 'yan kuruluş/şube' haline getirilmeye çalışılmış; böylece Yerel Yönetimler o yerde yaşayan ve aslında onların sahibi olması gereken yurttaşlara yabancılaşmış; ekonomik olarak güçlü şirketlerin ve 'nüfuz' sahibi güç odaklarının 'rant' devşirdiği yerler haline gelmiştir.
     ***
     Bizler, 1 Nisan 2019 tarihinden sonraki dönemde Yerel Yöneticilerimizin kişisel özelliklerinden ve niyetlerinden öte, Datça'da yaşayan her bireyi Yerel Yönetimimizin sahibi birer özne olarak gören ve var olan sorunları onlarla birlikte çözmeye çalışan, bunu sağlamanın yol ve yöntemlerini bulan ve uygulamaya sokan; 1980 sonrasından başlayarak bugüne kadar çıkarılan yasalardan kaynaklanan ve her birimizi 'müşteri' ve Belediyeyi de 'işletme' olarak gören anlayışları ve uygulamaları dışlayan bir perspektifi; Yerel Yönetimimizin bütün faaliyetlerinde 'Söz, Yetki ve Karar' hakkının Datça'da yaşayanlarda olduğu; 'Demokrasiyi' yaşanılır bir gerçeklik haline getiren 'Demokratik, Katılımcı , Kamucu ve Ekolojist' çağdaş bir Yerel Yönetim Modelini...öneriyoruz.
     Evet, günlük yaşamımızda tanık olunan sorunların köklü ve kalıcı çözümü bu anlayıştadır, bize gerekli olan budur ve işin sırrı da buradadır.
     ***
     Yerel Yönetimi 'yerinden yönetim'; 'yerinden yönetim'i ise 'insanların mümkün olduğu ölçüde en küçük birimde kendi yaşamlarıyla ilgili kararları kendilerinin vermesi' olarak anlayan bizler; kamucu, dayanışmacı, eşitlikçi, özgürlükçü, ekolojik dengeleri gözeten, toplumsal cinsiyet eşitliğini önemseyen, herkesin onurlu ve daha iyi bir yaşam hakkı olduğuna inanan, Datçalılar arasında ayrımı reddeden, engelli yurttaşların, yaşlıların ve çocukların haklarını titizlikle koruyan ve bu haklarını kullanmalarına olanak sağlayan sosyal, üretken, adaletli ve çoğulculuğu esas alan...bir yerel yönetim anlayışını savunuyoruz.
     ***
1 Nisan 2019 sabahından itibaren, öncelikle, Demokratik bir yönetimin oluşturulması ve mevcut yönetimin demokratikleştirilmesi doğrultusunda gerekli adımların atılmasını ve gereksinim duyulan kurumların yaratılmasını öneriyoruz.
     Eğer bu ilk adım atılabilirse, yaşanan ve yaşanacak olan diğer sorunların çok daha kolay çözülebileceğini düşünüyoruz.
     Bu çerçevede:
     Datça'nın bütün mahallelerinde ve köylerinde (teknik olarak nasıl şekillenecekleri bilahare tartışılabilecek olan) 'MECLİSLER' oluşturulmalı; o yerde var olan sorunlar bu Meclisler'de tartışılmalı ve çözülmeye çalışılmalı, oradaki olanaklar ile çözülemeyen sorunlar her ay belediyeye iletilmeli ve Belediye Meclis toplantısında gündeme alınarak görüşülmeli ve karara bağlanmalıdır.
Her ay yapılan Belediye Meclis toplantılarına, seçimle gelmiş Meclis üyelerinin yanı sıra mahalle ve köylerdeki meclisler'in temsilcileri, muhtarlar, ilçemizde bulunan diğer siyasi partiler, meslek odaları, DKÖ/STK'lar, AK-TUR, BİLLURKENT ve ÖZBEL gibi sitelerin temsilcileri katılabilmeli ve kendileriyle ilgili konularda 'söz' söyleyebilmelidirler.
     Datça'nın genelini ilgilendiren konularda Datça'da, bir mahalleyi ve köyü... ilgilendiren konularda ise o mahallede ve köyde, gerekirse 'Halk oylaması' yapılmalıdır.
     Yerel Yönetim'in bütün aldığı kararlar, yaptığı faaliyetler, gelir-gider bilgileri vb. şeffaf ve her Datçalı tarafından istenildiği anda erişilebilir konumda olmalıdır.
     Yerel Yönetim'in bütün uygulamaları Datçalıların denetimine ve eleştirilerine açık olmalı, bu bir yurttaşlık hakkı ve görevi olarak bilince çıkarılmalı; bu konuda gerekli alt yapı oluşturulmalıdır.
     Belediye Başkanı, kendisine farklı konularda yardımcı olabilecek bir 'danışmanlar' grubu oluşturmalı, ayda bir veya gerekli olduğu zamanlarda bu danışmanlarla oturup fikir alış-verişinde bulunmalıdır.
     Kent konseyi, yasal bir zorunluluk sonucu kurulmuş 'biçimsel' ve 'bürokratik' bir organ değil, Datça'daki Yerel Yönetim faaliyetlerine 'katılımın' sağlandığı önemli organlardan biri olarak görülmeli ve bu çerçevede aktif hale getirilmelidir.
     Yılda üç kez Ecevit Kültür Merkezinde muhtarların, mahalle ve Köy Meclislerinin, Siyasi Partilerin, meslek odalarının, DKÖ/STK'nın, isteyen site yöneticilerinin vb. katılımıyla karşılıklı görüş alış-verişi yapılabilecek tartışma toplantıları yapılmalıdır.
     Yılda bir kez halka açık 'sorunları ve uygulamaları tartışma' toplantısı yapılmalı ve halka hesap verilmelidir.
     Belediye Başkanı olan ve Belediye Meclisi'ne seçilen bir kişi, aynı makama iki dönemden fazla aday olmamalı ve aday gösterilmemelidir.
     Belediye Başkanı ve Meclis Üyesi seçilenler göreve başladıklarında ve görevi bıraktıklarında 'Mal Beyanında bulunmalı ve bu beyanlar Datçalıların bilgilenmesine ve denetimine açık olmalıdır.
Belediye Başkanı ve Meclis Üyesi seçilenlerin kendilerine ve (eş, kardeş, çocuk, anne ve baba
gibi) birinci dereceden akrabalarına ait işletmelerin, görev süreleri dönemince, Yerel Yönetimle iş yapmalarına karşı çıkılmalıdır.
     Belediye Başkanının her konuda 'tek' çözüm makamı olarak görülmesi, sabah 08.00 ve akşam 17.30 bütün günü gelen-gidenlere ayırması, hatta 24 saat bu nedenle aranması yerine; günlük yaşama ilişkin pek çok sorunun çözümünde ilgili 'Birim amirlerinin' yetkilendirilmesi; Başkanın ise etkin bir denetim yapması ve zamanını Datça'nın daha yaşanılabilir bir kent olması, ulusal ve uluslar arası tanınırlılığının arttırılması, turizm'in 3 aydan daha fazla bir zaman dilimine çıkarılması, yeni gelir kaynaklarının yaratılması, önümüzdeki 5-10 yılda karşılaşabileceği olası sorunları (su kaynakları, kara-deniz ve hava ulaşımı, oto park, hastane, yaşlı bakım evleri, imar vb.) öngörerek bugünden masaya yatırılması ve konunun uzmanlarının da yardımıyla çözüm yollarının bulunması doğrultusunda değerlendirmesi daha iyi olacaktır.
     Birim amirleri de dahil olmak üzere, Yerel Yönetimimize doğrudan veya dolaylı olarak bağlı kurumlarda çalışan bütün personelin, yılda bir kez, ilgili 'işi' ve 'halkla ilişkileri' konusunda bilgilendirme toplantılarına ve seminerlere katılmaları sağlanmalıdır.
     ***
     Yerel yönetimimiz dışında, yaşamını burada devam ettirenler, her yeni gün gelip yerleşmeye çalışanlar ve yaz sezonunda konuklarımız olanlar açısından Yarımadamızın çözüm bekleyen pek çok sorunu bulunmaktadır. Yerel yönetimimizin doğrudan veya dolaylı görev kapsamı içerisine giren ve bir ırmak gibi bugünden yarına akıp giden yaşamlarımızda var olan sorunlarımıza her gün bir veya bir kaç yeni sorunun daha eklendiğini; bu nedenle (temel sorunlarımız dışındaki) her sorunun, o sorun gündeme getirildiği anda, sorunu yaşayanların ve gündeme getirenlerin çözüm önerileriyle birlikte ele alınmasının daha gerçekçi ve daha doğru olacağını düşünüyoruz.
     Var olan sorunlarımız arasında 'hangisi önceliklidir?' diye sorulsa, hiç şüphesiz Datça Yarımadasında yaşayan her birimiz bu soruya muhtemelen farklı bir yanıt vereceğiz; çünkü yaş, cinsiyet, sağlık, gelir, iş, yaşama bakış...vb. açısından aynı değiliz ve haliyle, bu yaşamdan/buradaki yerel yönetimden beklentilerimizin öncelikli sıralaması farklıdır. Bunu biliyoruz.
     Altyapıdan yaşadığımız çevreye, tarım alanlarından yaz sezonunda gelen konukların yatacak yer sıkıntısına, giderek yakıcı hale gelen yetersiz su sorunundan öğrenci yurtlarına, üç aya sıkışan yetersiz gelir kaynaklarından yerel ürünlerin pazarlanmasına, yazın şişirilen fiyatlardan engellilerin şikayetlerine, çocuk haklarından kültürel ve sanatsal faaliyetlere, ulaşımdan kaynaklanan (şehir içi trafik-yol işaretleri, gidiş-gelişler, duraklar, dönüşler vb.) şikayetlerden sokakta yaşayan canlıların barınma yerlerine, yeşil alanlardan pazar yerlerine kadar bir kerede sayılamayacak kadar çok olan sorunlarımızın tümünün aynı şekilde, yani sorun dile getirildiğinde veya sorunun çözümü gündeme geldiğinde, sorunu yaşayanları ve o sorun ile ilgili oluşturulan örgütlenmeleri ve sivil inisiyatifleri, uzmanları, resmi kuruluşları çözüm önerileriyle birlikte çözüm sürecine katarak daha kolay ve istenilene en uygun şekilde çözülebileceğine inanıyoruz.
     Yeter ki niyet edelim, karar verelim ve birlikte yürümeye başlayalım...
     Birleşik Haziran Hareketi/DATÇA


Devamını Oku...

2018.11.11.YEREL SEÇİM SÜRECİNE İLİŞKİN (BHH DATÇA;AÇIKLAMA)

  Hiç yorum yok
05:15


2019 YEREL SEÇİM SÜRECİNE İLİŞKİN TARTIŞMA NOTLARI
     Yaşamaya devam ettiğimiz ilçemiz Datça'da yapılacak 31 Mart 2019 Yerel Seçimi ve bu süreçteki biz B.H.Hareketi/DATÇA ile ilgili olarak,(bugün için) şu açıklamaları yapmak gerekli hale gelmiştir:
     1-Biz, dışımızdaki bazı siyasi partilerin, yapılacak bu yerel seçimle ilgili olarak, Genel Merkez, İl veya İlçe düzleminde kendi aralarında 'pazarlıklar' yapmasına karışmıyoruz/ karışmayız; böyle bir 'karışma hakkını' kendimizde görmeyiz ve dahası, doğru da bulmayız. Bu konu, bu pazarlıkları yapan/yapacak olan partileri ve onların ilçe örgütü üyelerini ilgilendirir.
     Biz, yapılacak olanın Genel Seçim değil, Yerel Seçim olması nedeniyle, herhangi bir yer (Datça) ile ilgili olarak Genel Merkez veya İl Örgütü düzeyinde 'pazarlıklar' yapılmasını ve o yer'in (Datça) gelecek 5 yılda kim tarafından (Başkan ve Meclis Üyeleri) yönetileceğinin o masalarda belirlenmesini doğru bulmuyoruz ve bu olaya temelden karşıyız.
     Bizce, o yerde (Datça) var olan İlçe Örgütleri, yapılacak yerel seçime, (kendilerince farklı nedenlerle) tek başlarına değil de başka partilerin (veya başka siyasi çevrelerin, Demokratik Kitle Örgütlerinin ve hatta o yerleşim yerinde etkin çevrelerin/kişilerin vb.) ilçe örgütleri ile birlikte katılmak isteyebilirler ve bu çerçevede kendi aralarında görüşmeler gerçekleştirebilirler; bütün bunlar doğaldır ve olayın akışına uygun gelişmelerdir.
     Ancak, biz, bu 'ortak aday/adaylar' belirleme ve çıkarma sürecinde yapılan görüşmelerin, (kapalı kapılar ardında) 'al-ver' şeklindeki bir 'rant'(farklı türden) bölüşümüne dönüşmesini değil; 'ortak aday/adayların belirlenmesi de dahil olmak üzere, seçim sonrası o yer'in (Datça'nın) nasıl yönetileceği, sorunların nasıl çözüleceği, daha yaşanılabilir bir beldenin (Datça'nın) nasıl gerçekleştirilebileceği vb. üzerine yapılan görüşmeler olmasını doğru buluyoruz.
     Bizce, bu görüşmelerin bir 'rant pazarlığı' olup-olmadığının ve seçim sonrası o yer'deki (Datça'daki) yönetimin nasıl bir yönetim olacağının ilk adımdaki göstergesi, çıkarılacak adayın/adayların 'Ön seçim' ile mi yoksa 'Masa başında'mı belirlenip-belirlenmeyeceğidir.
Bu 'adayı/adayları masa başında belirleyen partinin/partilerin sonraki sürece ilişkin söyleyecekleri her şey 'lafügüzaf'tır, yani 'boş laf'tır.
     Bu nedenle, biz, 'tek başına' veya 'ortak aday/adaylar' belirleme sürecinde, ilk doğru adımın (olmazsa olmaz), ilçe örgütü/ilçe örgütleri üyelerinin (delegelerin değil) katılımı ile yapılacak 'Ön seçim' olduğunu söylüyor ve ısrar ediyoruz.(Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, derler ya...öyle)
     Bugün için, ilçemizde var olan ve yapılacak yerel seçime ilgisiz kalmayacağı görülen ilçe örgütlerinin tamamına yakını, AKP'den HDP'ye, genel merkezlerinden veya il örgütlerinden gelecek telefonlara kulaklarını vermiş beklemektedirler ve bu beklemenin dışında da, Datçalılara, tek bir cümle dahi olsa herhangi bir şey söyleyememektedirler.
     Bu noktada şunun bilinmesini istiyoruz: Biz bu pazarlıkların içinde olmadık ve olmayacağız. Bu pazarlıkları yapan bazı parti/partilerin yanında olmadığımız gibi o partiyi/partileri 'sözcü' filan da görmüyoruz. Bu tür parti/partilerin bu pazarlıklarda bizi payanda yapmasına, basamak olarak kullanmasına ve dahası omzumuzdan ateş etmesine izin vermiyoruz/vermeyeceğiz.
     2-B.H.Hareketi/DATÇA'nın içindeki bazı arkadaşlar bazı siyasi partilerin üyesidir ve bu, bizim çok doğal bir özelliğimizdir; biz, Datça'da var olan farklı siyasi çevre, grup ve partilerden olan veya bütün bunların dışında bulunan kişilerden belli bir çerçevede bir araya gelen Sol, Sosyalist, Devrimci ve de var olan düzenden memnun olmayan ve bugünkünden daha iyi ve yaşanılabilir bir düzeni yaratmayı amaçlayan kadın-erkek kişileriz.
     Hal böyleyken ve biz bu özelliğimizi açıklamaktan çekinmezken, bizi, bazı üyelerimizin üyesi olduğu CHP içindeki veya CHP'nin 'arka bahçesi' konumundaki bir grup olarak algılamak, algılatmaya çalışmak ve o çerçevede değerlendirmelere tabi tutarak bazı 'hesaplar' içine girmek doğru değildir.
     3-B.H.Hareketi/DATÇA içindeki bazı arkadaşlarımızın, (yerel basına da yansıyan veya yereldeki günlük yaşamda da gözlemlenen bir olay olarak) CHP içindeki farklı aday adayları içerisinden şu veya bu aday adayını desteklemesini kanıt olarak göstererek, bizim, CHP içerisinde herhangi bir aday adayı yanında durduğumuzu söylemek kesinlikle doğru değildir; biz, CHP (diğer partilerde, bu dahi yok, onlar tamamen sus-pus) içindeki yarışta hiçbir aday adayının ne yanındayız ne de karşısındayız. Bizce, bu aday adayları, kendi parti içi 'aday' çalışmalarını yapmalılar ve bütün üyelerin katıldığı bir 'Ön seçim' ile bu yarışı tamamlamalıdırlar; biz, bugün için, buna tarafız...
     4-Bazı arkadaşlarımız bazı siyasi partilerin üyesi olsalar dahi, var olan siyasi partilerin dışında olan ve bütün siyasi partilere belli bir mesafede bulunan B.H.Hareketi/DATÇA'nın 'Adaylar ön seçim ile belirlensin' tavrını ortaya koymasının ve bunu ısrarla savunmasının 'kıymeti harbiyesinin' olmadığını ve bunu, var olan siyasi partilerin kendi üyelerinin yapmaları halinde bir anlamı olacağını ve ancak öyle yapılırsa bir sonuç alınabileceğini söylemek, çok anlamlı değildir; bizim bu tavrımız ve bu doğrultudaki ısrarcı oluşumuz, öngörülen böylesi bir gelişmenin gündeme getirilmesi gerekliliğini dışlamaz; bizce bu çerçevede de bir gelişme olursa (hangi partide olursa olsun) çok iyi olur ve biz bu gelişmeyi canı gönülden destekler ve alkışlarız; bu iyi bir gelişmedir ve o partide 'umudu' ifade eder (Elbette, tek başına yeterli değildir; ama o adım yoksa, arkası da gelmez.)
Birleşik Haziran Hareketi/DATÇA
11.11.2018

Devamını Oku...

2018.11.08.BHH DATÇA;HDP İLE GÖRÜŞME SONRASI DUYURU

  Hiç yorum yok
04:51


     B.H.H/DATÇA: YEREL SEÇİM ÇALIŞMALARI
     B.H.Hareketi/DATÇA olarak (Yerel Yönetim Seçimi'ne ilişkin ilk aşamada) savunduğumuz görüşlerimizi, 3.11.2018 tarihli ve 'SİYASİ PARTİLER, PARTİ ÜYELERİ ve OY VERECEK DATÇALILAR' başlıklı bir basın açıklaması ile yerel kamuoyu'na duyurmaya başladık:
      Bu çerçevede, DİSK/Tüm Emekli Sen Datça şubesinde basına bir açıklama yaptık.Yazılı haldeki bu görüşümüzü, bütün yerel basın organlarına ve İnternet sitelerine verdik, yayınlanmasını sağladık. Bununla yetinmedik; bu basın açıklamasını, Datça'da var olan (MHP'den HDP'ye) bütün siyasi partilere ve Demokratik Kitle Örgütleri'ne iletmeye çalıştık; basın açıklamasını dağıtmaya başladığımız saatte açık olan partilere (HDP) ve D.K.Örgütlerine (Tüm Emekli Sen, PSAKDD ve Hacı Bektaş) elden, kapalı olanlara (MHP, AKP, VP, CHP ve IYI parti ile ADD) ise 'Geldik. Yoktunuz' notunu düşerek ( kapılarına bırakmak suretiyle) ulaştırmaya çalıştık.
     Bu basın açıklamasına muhatap olan 'parti üyeleri ve Datçalılar'dan, gerek basın açıklamasını ilgili yerlere ulaştırmaya çalışırken ve gerekse sonrası günlerde değişik tepkiler aldık; 'Siyasi Partiler'den ise, yazılı yada sözlü olarak herhangi bir tepki gösterilip gösterilmeyeceğini 'merakla' beklemeye başladık; yalnızca HDP'den 08.11.2018 günü saat 14.00 için bir 'görüşme' talebi aldık ve nitekim görüştük.
     HDP'den gelen arkadaşlar, bu ziyaretlerinin 'Görüş alış-verişi' amaçlı bir ziyaret olduğunu söylemeleri üzerine, bu çerçevede karşılıklı sohbet ettik.
     Bu aşamada, 'özet olarak' şunu söylemek yanlış olmayacaktır: 31.03.2019 tarihinde yapılacak olan Yerel Yönetim seçimi konusunda, AKP'den HDP'ye hiçbir partinin ilçe örgütü, ciddi anlamda, birbirinden farklı herhangi bir konuma sahip değildir. Öyle anlaşılıyor ki, bütün parti ilçe örgütleri, Genel Merkezleri düzeyinde yapıldığı söylenen 'pazarlıkların' sonuçlarını ve bilahare gelecek 'talimatları' beklemektedirler.
     Sanki, Yerel Yönetim Seçimi'ne değil, 'Genel Seçime' gidiyoruz...
     08.11.2018/DATÇA
     

Devamını Oku...

2018.10.26.BHH DATÇA; ÖN SEÇİM ÇAĞRISI

  Hiç yorum yok
02:54


     B.H.HAREKETİ /DATÇA 'ÖN SEÇİM' ÇAĞRISI

     SİYASİ PARTİLER, PARTİ ÜYELERİ VE OY VERECEK DATÇALILAR
     31 Mart 2019 tarihinde, ülkemizin her yerinde olduğu gibi Datçamızda da Yerel Yönetim Seçimi yapılacaktır.
     Yerel Yönetim, her yerde, o yerde yaşayan kadın-erkek bizlerin yönetimi demektir.
     Yerel Yönetim Seçimi ise, bizlerin, önümüzdeki bir 5 yıl için, bizi yönetecek belediye başkanı ve meclis üyelerini (keza muhtar ve azaları) seçmemiz demektir.
     Bu ise, her yerde, bizlerin, kendi aramızdan, bu 'işe' istekli kişiler arasından, şu veya bu nedenle, 'en uygun' gördüğümüz kişiyi/kişileri seçmemizle mümkün olur.
     Bu seçme ve seçilme hakkı, tamamen demokratik ve yasal bir haktır.
     Bu sürecin ilk adımı ise, adayların kendi iradeleri ile ortaya çıkmaları ve adaylıklarını ilan etmeleridir.
     Siyasi partilerin var olduğu bugünkü gerçekliğimizde ise, bunun ilk adımı, eğer bu istekli adaylar herhangi bir parti adına yarışa katılacaklarsa, o partinin o yerdeki yerel örgüt üyeleri tarafından özgürce belirlenmeli ve ilan edilmelidir.
     Her yerde, Yerel Yönetim Seçimine adaylarıyla yarışa katılacak siyasi partiler, bu 'demokratik' ve bizce 'olması gereken' yolun dışındaki başkaca yollarla ve yalnızca kendilerinin bildiği gerekçelerle adaylarını belirler ve ilan ederlerse; bu adaylar ister o yerde yaşasın ya da yaşamasın, ister parti üyelerinden olsun ya da olmasın, ister kadın ya da erkeklerden seçilsin, fark etmez; aralarında 'nüans' farklılıkları olsa bile, 'demokratik olmayan yollardan belirlendikleri için, 31 Mart akşamı sandıktan çıkan kişi/kişiler, kulağını, 'yönetici' olduğu sürece, o yerde yaşayanlardan daha çok, kendisini aday olarak belirleyen 'parti yöneticileri'ne çevirecektir.
     Bu yolla 'aday' olan ve seçilen bir yöneticinin, o yerin sorunlarını bilse bile, bu sorunların köklü ve kalıcı çözüme ulaştırabilmesi için gerekli yol ve yöntemleri belirleyebilmesi, örgütlenmeleri yaratabilmesi ve hayata geçirebilmesi; hele hele o yerdeki 'Demokratik yaşamı' geliştirebilme ve dolayısıyla Demokrasi'ye katkıda bulunabilme doğrultusunda bir irade ortaya koyabilmesi olanaksız değilse de çok zordur.
     Bu nedenle biz, Datça Haziran Hareketi olarak, aday göstererek seçime katılacak bütün siyasi partileri, adaylarını, kendi ilçe örgütü üyelerinin 'ön seçimi' ile belirlemeye ve ilan etmeye çağırıyoruz.
     Demokrasi'ye inanıyor ve Demokratik yolları savunuyorsak, bunun ilk adımı, budur.
     03.11.2018
     Birleşik Haziran Hareketi
     DATÇA

Devamını Oku...