15 Ocak 2022 Cumartesi

2022.01.15.DATÇA MAHALLE MECLİSLERİ ÜZERİNE (3)

  Hiç yorum yok

 


     DATÇA MAHALLE MECLİSLERİ ÜZERİNE (3)

     Mahalle meclisi, mahalle örgütü, komitesi, dayanışması... ya da başka herhangi bir ad... Nasıl istiyorsanız, o adı verin. Hiç önemli değil.

     Önemli olan, 29 Temmuz günü öğle sonu Marmaris'te başlayan ve hızla yaygınlaşan orman yangınının bir-iki gün içerisinde Hisarönü Mahallesine ve Çubucak Orman Kampı yakınlarına gelip dayanması karşısında korkuya kapılan bir grup Datçalı yurttaş tarafından Özbel Mahallesinde 'dayanışma' doğrultusunda kendiliğinden atılan ve 14 gün içerisinde 11 ayrı yerde ete kemiğe bürünür hale gelen o adımın kendisidir.

     ***

     Artık bilindiği üzere, o 'yangın' koşullarında, 'iş başa düştü; hadi bakalım' denilerek, 'dayanışma' içerisinde bulunmak amacıyla oluşturulan bir WhatsApp grubu, gruba katılan her yurttaşın eşini, dostunu gruba davet etmesi ile çok hızlı bir biçimde büyümüş; öte yandan, bu girişimin diğer mahallelerde de duyulmasıyla, oralarda da benzeri gruplar oluşturulmaya başlanmıştır. (Hiç şüphesiz, bu süreçte, bazı kişilerin ve çevrelerin küçümsenemeyecek ve dahası takdir edilecek çok önemli katkıları da olmuştur.)

     Sonrası günlerde ise, bu WhatsApp grupları, başka ya da benzer içerikli pek çok WhatsApp grubu gibi sıradan birer 'sosyal medya' grubu olarak kalmamış; bu gruplar içerisinde yer alan yurttaşlar, hiç şüphesiz, yine içinde yaşanılan koşullar nedeniyle, çok kısa süre içerisinde bir araya gelmeye ve oturup var olan durumu, olası gelişmeleri ve sorunlarını, yüz yüze tartışmaya başlamışlardır.

     Bu yurttaşlar, bu süreçte, yalnızca bunları tartışmakla kalmamışlar; içinde bulundukları 'yangın' günlerinin yanı sıra olası deprem, sel vb. afet durumlarında da ne yapabileceklerine ve ne yapmaları gerektiğine dair üretebildikleri kadarıyla çözümler üretmeye, bu çerçevede aralarında bir iş bölümü yapmaya, pek çok yönden mahalle envanterini çıkarmaya, araç-gereç, malzeme vb. temin etmeye ve bunları depolamaya; yerel kurumlar ile koordinasyonu sağlamaya; MAG/AME'den (Mahalle Afet Gönüllüleri-Acil Müdahale Derneği) 'Afet Bilinci Eğitimi' almaya vb... yönelmişlerdir.

     Özet olarak anlatılan bu gelişmeler, gerçekte, bu Datçalıların, o koşullarda, kendilerine ve oluşturmaya çalıştıkları birlikteliğe güvenmekten ve inisiyatifi ele almaya başlamaktan başka bir çare göremediklerinin ifadesidir.

     ***

     Aralarında görece farklılıklar olsa da, 'yangın' koşullarında bir gereksinimin ifadesi olarak kendiliğinden ortaya çıkan bu birliktelikler içerisinde gönüllü olarak yer alan Datçalılar, aynı zamanda, içinde yer aldıkları bu oluşumun hareket çerçevesine ve uyulacak kurallara, yani bu birlikteliklerin iç hukukunun ne olacağına da karar vermeye başladılar; hiç bir kimse ya da kurum, onlara, hayır, şu şöyle olacak ya da böyle olacak, demedi. Örn: WhatsApp gruplarında yönetici olma; yürütmeye seçilme ve yürütmede yer alacak kişilerin sayısını belirleme; iş bölümü alanlarını belirleme ve buralarda görev alma; çalışma gruplarını oluşturma ve bunların karar alma süreçleri; mahalli sorunların çözümünde öncelik sırasını ve çözüm biçimlerini belirleme vb. konularında, tamamen, o mahalledeki oluşum içerisinde yer alan yurttaşlar söz söyleme ve karar alma hakkına sahiplerdir.

     ***

     Bu dayanışmaların bundan sonra nasıl bir evrilme süreci yaşayabileceklerine dair bugünden herhangi bir şey söyleyebilmemiz olası değildir; yalnızca, bu birlikteliklerin sıradan birliktelikler olmadığını, o mahallede bulunan ve içinde yer alan yurttaşların öz gücünün ürünü olduğunu; var olduğu mahallede her yurttaşı birer özne olarak kazanmaları ve kalıcı hale gelebilmeleri için her yurttaşın, çevrenin, kurumun... elinden gelen katkıyı yapması gerektiğini söyleyebiliriz.

     (Not: Bu mahalle dayanışmalarını desteklemek ve demokratik bir biçimde, kendi gerçekliklerinde, bir üst düzeyde koordinasyonunu sağlamaya çalışmak, bugün yapılması gereken en doğru şeydir.

     Bunun yerine, bu örgütlenmeleri, kent konseyinin birer alt birimi olarak kontrol altına almaya çalışmak:

     a) Ortaya çıkan bu örgütlenmelerin niteliğini ve tarihsel önemini kavrayamamanın, ya da

     b) Kent Konseyi Yönetmeliğininin ve 'Mahalle Meclisleri Yönergesi'nin içeriğinin ne olduğunu bilmiyor olmanın doğal sonucu olan yanlış bir yaklaşımdır..

     Kent konseyi, şu anki haliyle, merkezi yönetim tarafından, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde 'kerhen' kabul edilmiş ve bu nedenle de herhangi bir yasal tanımı yapılmamış bir örgütlenme biçimidir; yalnızca bir yönetmelik çıkarılarak kabul edilmiştir. Tamamen şeklidir. Hiçbir yetkisi yoktur. Var olduğu alanda başkaca bir örgütlenme bulunmadığı anda ve zamanda, pozitif bir anlamı vardır. Yasa koyucu tarafından, yerel yönetime ve haliyle belediye başkanına yardımcı olmakla yükümlü kılınmıştır. Kent konseyi bu yükümlülüğünün dışına çıktığında ya da belediye başkanınca öyle algılandığında, nelerin yaşandığı, herkesçe bilinen bir şeydir.

     Kent konseyine bağlı olarak kurulması önerilen ve 'Mahalle Meclisleri Yönergesinde' tanımlanan 'mahalle meclisleri' ise, bu 'yetkisiz ve şekli' kent konseyinin mahalle düzeyindeki 'izdüşümü'dür.

     Sonuç olarak, Datça'da ortaya çıkan mahalle örgütlenmeleri, her yönden, hem halihazırda var olan kent konseylerinden hem de 'Mahalle Meclisleri Yönergesi'nde tanımlanan 'mahalle meclislerinden' çok ileride olan örgütlenmelerdir.

     Bunu, bilelim.

     Bu konularda bknz:2019.06.08.YEREL YÖNETİMİMİZİ DEMOKRATİKLEŞTİRELİM/DEMOKRATİK BİR YEREL YÖNETİM YARATALIM/KENT KONSEYİ ÜZERİNE TARTIŞMA NOTLARI 1-13/ ve 2019.09.21. YEREL YÖNETİMİMİZİ DEMOKRATİKLEŞTİRELİM/DEMOKRATİK BİR YEREL YÖNETİM YARATALIM/MAHALLE MECLİSLERİ ÜZERİNE 1-7/ http://mehmeterdalyazilar.blogspot.com )

     23.08.2021/Datça/Mehmet Erdal

     (*) Bu yazı, 23.08.2021 günü Muğla turnusol'da yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder