2022.01.15.DATÇA KENT KONSEYİ KONGRESİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (6)/ BİR KONGRE NASIL YÖNETİLMEMELİ (3)
DATÇA KENT KONSEYİ KONGRESİ'NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (6)
BİR KONGRE NASIL YÖNETİLMEMELİ (3)
Divan kurulu başkanı, başkan adaylarından Ali Eren ile MHP temsilcisi Oğuzhan Özçelik'in yürütme kurulu üyelerinin seçiminin Blok liste ile yapılmasını istediklerini söylemelerinin ve ardından da MHP temsilcisi Oğuzhan Özçelik'in bu konunun genel kurulda oylanmasını istemesinin ardından, kısa bir sessizliğe büründü(1:15:21); sonra konuşmaya başladı:
Bundan önceki genel kurulda alınmış ve uygulanmış, haliyle teamül haline gelmiş bir ilke kararı vardı; Çarşaf liste. Bu, Datça Kent Konseyi'nin usulü haline gelmişti. O nedenle Blok liste önerisini oya sunmuyordu. Oğuzhan Özçelik, sebep?, dedi. Sebep bu, idi; açıklamıştı. Oğuzhan Özçelik, ama o geneli açıklamıyor, bu bir fikirdir, konu yeniliğe açıktır, belki yarınlarda böyle olabilir, dedi. Sonra, ben Blok liste istiyorum, bunu yanlış görüyorum, dedi. Geçmişte bu böyle yapılmadı, demek, yanlış oluyor. Divan başkanı, yönerge vb... diye konuşmaya devam etti. MHP temsilcisi, daha yüksek bir ses tonuyla salona seslenerek, Ali beyin az önceki açıklamasına göre, yönergede bu konuda bir açıklama yok; bu durumda, bu, genel kurulda vereceğimiz kararlara bağlı, dedi. Ali bey, Blok liste ile Çarşaf liste arasındaki mesele şu galiba; çizmeyi önlemek; mesele bu kadar herhalde, dedi. Acaba başka bir şey var mıydı? Oğuzhan Özçelik, bu çizme olabilir, başka bir şey olabilir, dedi. Ali Kurt, arada bir söze girmeye çalıştı... Oğuzhan Özçelik, ben, belki de yazmış olduğum listedeki insanlarla anlaşabileceğimi, yarın, bir insan istifa ettiğinde yerine gelebilecek insandan rahatsız olup tekrar istifa etmeyi engellemeye çalışıyorum. Yaşanmış bir şeydir bu... Ali Kurt, ben anladım; arkadaşın dediği şu galiba, doğru anladıysam; ben bu adamlarla çalışırım, başkasıyla çalışmam, onun için benim listem... Oğuzhan Özçelik, konuşmaya girerek, son yürütmede yaşanan bazı gelişmelerin temelinde de bu kararın olduğuna inanıyorum. Bazı insanlar bazı insanlarla çalışmak istemeyebilir. Demokraside tabi bu tartışılır, ama az önce faaliyet raporlarında da anlatıldı, sıkıntılar yaşanıyor. İnsanlar insanları sevmeyebilir. Ali Kurt, o konuda bir sıkıntı olmadı, orada hiç bir sıkıntı olmadı. Oğuzhan Özçelik ve Ali Eren söze girmeye çalıştı. Ali Eren, olmadığı, olmayacağı anlamına gelmez, dedi. Divan başkanı, baktı Ali Eren ile Oğuzhan Özçelik'i ikna edemeyecek, en fazla şunu yaparım, dedi; oya sunarım. Oğuzhan Özçelik, evet oya sunun. Ali Kurt, buyurun, buyurun... Salondan sesler yükselmeye başladı. Ali Kurt, efendim, Çarşaf liste isteyenler işaret buyursun efendim, Çarşaf liste olsun, diyenler... Gökhan Sağır, yahu Çarşaf'ın, şeyin bir anlamı kalmadı ki, diyerek var olan kaotik duruma sözle müdahale etmeye çalıştı. Ali Kurt, öyle istediler, oylayalım, sayalım lütfen; 30. Blok liste olsun, diyenler, sayalım lütfen; 18. Çarşaf listeye devam...(1:18:19) dedi.
Allahım sen aklıma mukayyet ol; bu Ali bey ne yapmaya çalışıyor?, dedim kendi kendime. Bir divan başkanı olarak, eğer yönetmelikte ya da yönergede, bu konuda yazılı kesin bir hüküm yoksa, ki biraz önce benim sorum üzerine, olmadığını kesin bir dille kendisi ifade etmişti, herhangi bir zamanda alınmış olan bir kararın yalnız o an için geçerli olduğunu ve ondan sonrasını bağlayamayacağını ya da var sayalım ki böyle bir karar alınmış olsun, eğer şimdi genel kurulda birileri çıkıp, hayır, ben bu alınmış kararı kabul etmiyorum, bu genel kurul bu konuda yeni bir karar alsın, dediğinde bunu kurula sorması gerektiğini, bilmiyor mu? Bilmemesi mümkün mü? Mümkün değil! Peki, o halde neden bu tavır içerisinde? Keza neden 2019 yılında yapılmış olan genel kurula dair hafızasının kendisini yanıltması sonucu ya da bilerek yanlış bir bilgilendirme yapıyor ve Oğuzhan Özçelik'in kendi mantığı içinde çok tutarlı olan önerisini ve önerisini savunmada gösterdiği iradeyi, aşmaya çalışıyor? Sonra da neden, peki, tamam, oylayalım, diyor ve oyluyor?
Divan başkanı Ali Kurt'un atıfta bulunduğu 25.05.2019 tarihli genel kurula, kendisi gibi ben de izleyici olarak katılmıştım; sonrasında da, kongre ile ilgili yazdığım notları yayınlamıştım. (Bu yazının sonunda verilen bağlantıdaki 12 bölümlük kent konseyi değerlendirmesinin ilk bölümü, bu tutulan notlardır.)
O kongrede, kongre başladıktan ve divan kurulu oluşturulduktan sonra, bazı temsilciler, muhtemelen aldıkları duyumlara bağlı olarak, kongrede hiç bir belediye personelinin aday olmamasını önermiş ve bu öneri sonrasında da , oldukça sert ama kısa bir tartışma çıkmıştı. O kongrede, CHP Belediye Meclis Üyesi Hayriye Yılmaz Balkan yeniden başkan adayı olarak önerilmiş; belediye personeli aday olmamalı diyen temsilciler, bu kez Hayriye hanımın karşısında bir başka kadın temsilciyi aday göstermek istemişler ama o an adaylık teklif ettikleri kadın temsilci, bu adaylık teklifini anında reddetmişti. Hayriye Yılmaz Balkan'ın başkanlığı kesinleşince, kongrenin ikinci bölümünde, Hayriye hanımın önceden hazırladığı yürütme kurulu listesi (Blok) tahtaya yazılmıştı. Bugün bu kongrede olup bitene ses çıkarmayan ve hatta bu olup bitenleri destekledikleri anlaşılan bazı temsilciler, o kongrede, Blok listenin kara tahtaya yazılarak sunulmasına bile karşı çıkmışlardı. Divan başkanı Orhan Keskinsoy, bu konudaki deneyimlerinden ve Kent Konseyi Yönetmeliği'ne hakim olmasından hareketle, yürütme kurulu üyelerinin belediye başkanı ile ilişkileri iyi olan kişilerden oluşmasının yararları üzerine açıklamalarda bulunmuştu. Bilahare, isteyenin başka bir Blok liste çıkarabileceği; eğer aday olmak ya da aday göstermek isteyen var ise, istediği isimlerin tahtaya yazılabileceği; yürütme kurulu üye seçimlerinin bu şekilde yapılacağı üzerinde, kerhen de olsa, bir anlaşma sağlanmıştı. Nitekim, katılımcılar, bu kongrede olanın tersine, kara tahtada yazılı olan isimlerden istediklerini yazarak oy kullanmışlardı. Bilindiği üzere, o kongrede, Aytekin Erdoğan asillerde, bir ya da iki kişi de yedeklerde bu Blok listeyi delebilmişti.
Durum bu iken, bu uygulamayı, içeriğine dair tek bir cümle söylemeden, farklı bir algıya yol açacak bir söylem ile o kongrede olmayan ya da olsalar bile büyük ölçüde ayrıntısını unutmuş olmaları muhtemel katılımcılara, sanki o günden sonraki bütün kongreler için alınmış bağlayıcı nitelikte bir karar alınmış gibi anlatılması, nasıl açıklanabilirdi?
Av. Ali Kurt'un, bir hukukçu olarak bilgisini sorgulamak, haddim değildi; doğruya doğru. Bu benim boyumu aşardı. Bence, Ali Kurt'un özellikle Ali Eren ile Oğuzhan Özçelik'in Blok liste konusunda ortaya koydukları tavır karşısında gösterdiği tutarsız tavrının nedeni, kendisinin hukuki bilgisiyle de alakalı değildi...
Bence, Av. Ali Kurt, CHP Datça İlçe Örgütü başkan yardımcısı olması ve Datçalıları şu veya bu ölçüde ilgilendiren toplumsal, siyasal vb. olaylar içindeki rolü nedeniyle, önceki hafta boyunca bu kongre ile ilgili yapılan tartışmalardan haberdardı ya da onu divan başkanlığına aday gösteren irade, yaşanan tartışmalar ile ilgili ayrıntılı olarak bilgilendirmişti... Haliyle, bu kongrede, Blok liste-Çarşaf liste konusunda ola ki bir itiraz yükseldiğinde ve tartışma açılmak istendiğinde nasıl ve ne yapması gerektiği konusunda kendisini önceden kurgulamıştı. Nitekim, benim itirazım ve Blok liste mi yoksa Çarşaf liste mi uygulanacak çerçevesinde salondan yükselen sesler karşısında, Çarşaf liste tabi, diyerek, CHP eski Datça İlçe Örgütü Başkanı Gökhan Sağır'ın benzetmesiyle, yorganlar (Blok liste) ile çarşafları (Çarşaf Liste) birbirine karıştırtarak, sözde Çarşaf ama gerçekte Blok olan listeyi, her ne olursa olsun uygulatmaya çalıştı. Ama, sert çıkış, hiç beklenmedik bir yerden, ters köşeden gelince, önce şaşırdı, gel-gitler yaşadı, süreci yönlendirmeye çalıştı; olmayınca da, tamam, öneriyi oyluyorum, dedi. Oyladı. Olup bitenin özet açıklaması bu idi...
109 katılımcının olduğu salondan Çarşaf listeye 30, Blok listeye 18 oy çıkmasının, yani böylesine yüksek bir katılımın olduğu kongrede toplam 48 oy kullanılmasının anlamı ne olabilirdi? A) Salondakiler, oylama öncesinde, Blok liste ile Çarşaf liste arasındaki ayırımın ne olduğu ve hangisine oy verirler ise neye oy vermiş olacakları konusunda ayrıntılı ve sağlıklı olarak bilgilendirilmemişti. Bu bilgilendirme divanın görevi iken, divan, her nedense bu görevini pas geçmişti; böylece yorganlar (Blok liste) ile çarşaflar (Çarşaf liste) birbirine karıştırılmış ve bu da tereddütlere neden olmuştu; bunun başka bir açıklaması yoktu. B) 30(Çarşaf kiste)/18(Blok liste) oranı üzerinden olasılık hesabı yapıldığında, salonda bulunan toplam 109 katılımcının 68-69 (Çarşaf liste)/41-40 (Blok liste) oranı çıkardı. Bu oran, hem divan kurulu oylaması (56 Ali Kurt/27Cemal Demirtaş), hem de seçim sonucu oylaması (62 Çiğdem Canbey/38 Ali Eren) ile büyük ölçüde uyumlu bir orandı; yani, Çiğdem Canbey'in başkan adaylığını destekleyen katılımcıların büyük çoğunluğu Çarşaf listeyi, Ali Eren'in başkan adaylığını destekleyenlerin büyük çoğunluğu ise Blok listeyi savunuyorlardı. Peki, 18-25 Haziran arası yapılan tartışmalarda ısrarla, paniğe gerek yok denilmesine karşın, neden bu katılımcılardan habersiz bir liste hazırlanmış ve son anda meydana çıkarılmıştı? Öte yandan, böyle düşündükleri ortaya çıkan katılımcılar, salonda, neden susmayı tercih etmişlerdi?.. Bütün bu vb. soruların bir yanıtının olması gerekmiyor muydu?
Bu oylamadan sonra Ali Kurt, arkadaşlar, yürütme kurulunu da bilginize sunayım, diyerek konuşmaya devam etti. İki listedeki adayların da tek tek adlarını okudu; tanıttı.(1:21:27)
Oy kullanım süreci başladı...
(Devam edecek.)
(Not: Burada yazılanlar konusunda aklında en küçük bir soru işareti doğan okuyucu, Datça Haber Facebook sayfasındaki Sebiha Arslan'ın canlı yayın videosunu izleyebilir.)
06.07.2021/Datça Mehmet Erdal
(Bağlantı: '2019.06.08.YEREL YÖNETİMİMİZİ DEMOKRATİKLEŞTİRELİM/KENT KONSEYİ ÜZERİNE 1-12...
http://mehmeterdalyazilar.blogspot.com')
(*) Bu yazı, 06.07.2021 günü Muğla turnusol'da yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder