15 Ocak 2022 Cumartesi

2022.01.15.DATÇA KENT KONSEYİ GENEL KURULUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (4)/ BİR KONGRE NASIL YÖNETİLMEMELİ (1)

  Hiç yorum yok

 


     DATÇA KENT KONSEYİ GENEL KURULUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (4) (*)

     BİR KONGRE NASIL YÖNETİLMEMELİ? (1)

     (3. bölümde, sayın Dilek Dündar'ın 'kongre başladıktan sonra salona girmediğini' ifade etmiştim; yanılmışım. Dilek Dündar salonda ve benim bir kaç sıra arkamda oturuyormuş. Dikkatsizliğimden kaynaklanan bu ifadeyi düzeltiyorum; Dilek Dündar'dan özür diliyorum.)

     ***

     18-25 Haziran arası çok tartışmalı ve hareketli geçen günlerin arkasından, 25 Haziran günü kongrenin yapılacağı Ecevit Kültür Merkezi'ne doğru yürürken hiç heyecanlı değildim; bir an önce varayım ve ne olup bitiyor göreyim de demiyordum.

     Kanımca, ki ben bunu defalarca bir çok kişiye söylemiştim, 18 Haziran günü 'Baskın basanındır' diyerek kongreye gelen temsilcilerin gücü, ne başkanlık ne de yürütme kurulu üyeliklerinde istedikleri sonucu almaya yeterli değildi; bu görülmüştü. Her halükarda hem başkanlık hem de yürütme kurulu üyeliklerinin seçimi kazanılırdı. Bu kongrede sorun, önümüzdeki iki yıl başkanın kim ve yürütme kurulu üyelerinin kimler olacağı da değildi. Sorun, kent konseyi başkanın ve yürütme kurulu üyeliklerinin nasıl seçileceğinde idi. Zurnanın zırt dediği nokta burası idi. Bu yöntem, adeta, her şeyin söylemde değil, pratikte ne olduğunun anlaşılabileceği bir mihenk taşı, bir turnusol kağıdı gibiydi. O nedenle de bir hafta boyunca bu konu çok farklı düzlemlerde çok yoğun bir biçimde tartışılmıştı. Bu konuda da, 'Tamam, Çarşaf liste' olacak denildiğine göre, kongre salonuna gitmek için aceleye mahal yoktu.

     Saat 13.45 civarı Migros, PSAKDD (Pir Sultan Abdal Kültür ve Dayanışma Derneği) ve Hacı Bektaş Vakfı Datça Şubesi'nin önünden yürüyerek geldiğim Ecevit Kültür Merkezi önünde, sayısı çok fazla olmayan bir kalabalık vardı. 18 Haziran günü katılamamıştım ve haliyle kıyaslama yapamazdım ama dernek, sendika, parti vb. kongrelerinde aşina olduğumuz gibi bir heyecan ve hareketlilik göze çarpmıyordu. Ben, bu durumu, yukarıda yazdığım nedene bağladım ve yadsımadım...

     Saat 14.00'te başlaması gereken toplantı, aynı salonda önceki saatlerde başlayan ve uzayan bir seminer nedeniyle sarkınca, çok doğal olarak, gelen ve giderek sayıları artan katılımcılardan tanıdık bazıları ile ayaküstü sohbetler yapmaya başladım. Bu sohbetlerde, başkan adayının kim olduğuna ve katılımcı sayısına dair bazı konuşmalar oldu ama yürütme kurulu üyelikleri için kimlerin aday olduğuna dair konuştuğum kişilere ne ben bir soru sordum, ne de kimse bana sordu; çevrede bulunan başkalarınca da sorulduğuna ve bu konuda hararetli tartışmalar yapıldığına da tanık olmadım... Başkaları neden merak etmiyordu ya da neden bu konuya dair hiç konuşmuyorlardı bilemem; ben, madem, diyordum, 'Çarşaf liste' denildi, bu durumda, kongre başladıktan sonra sıra o konuya geldiğinde gönüllü ya da önerilen adaylar çıkar ve isimlerini panoya yazdırırlar, biz de istediğimize oy veririz. Böylece, usulüne uygun bir biçimde seçim yapılmış olur...

     ***

     Saat 14.00 civarı seminerdeki kadınlar ve erkekler kültür merkezinden çıkmaya, kongre için gelen katılımcılar ise içeriye girmek için sıralanmaya başladılar. Sıraya giren katılımcılar kapı ağzına konulan masa başındaki görevlilere yetki belgesini bırakıyor, hazirun cetvelini imzalıyor, adının yazılı olduğu pusulaları alıyor ve yukarıya çıkıyorlardı.

     Aynı işlemleri yaptırıp, ilk girenler arasında yukarının yolunu tuttum. Görevliler salonu dezenfekte ettikleri için salon girişinde bir süre oturdum. Datça Haber'den Sebiha hanım ve bilahare CHP Belediye Meclis Üyesi Hilmi Sezer ile lafladık. Tamam, girebilirsiniz, denilince salona girdik. Kongre süresince arada bir kalkıp fotoğraf çekerim, düşüncesiyle önlere ve sonra da, önden üçüncü sıranın sol taraflarına doğru yürüdüm. PSAKDD başkanı Mustafa bey ile Eğitim-Sen temsilcisi öğretmen arkadaş ile birlikte yan yana oturduk. Biraz sonra, arkadaşlar, pandemi nedeniyle mümkünse arada bir boş koltuk bırakarak aralıklı oturalım, diye, salona doğru seslenilmeye başlanınca, kalkıp bir ön sıraya geçtim ve sağımda CHP Datça İlçe Örgütü eski Başkanlarından Gökhan Sağır, solumda Melike Işıktekin ile aramızda birer koltuk boş bırakarak yan yana oturmaya başladık. Salon dolmaya başladı. Önümdeki birinci sıranın en soldaki koltuğuna AKP Belediye Meclis Üyesi Halit Berk Bayer, ikinci koltuğa Başkan adaylarından Ali Eren, üçüncü koltuğa Datça Ülkü Ocağı Başkanı Oğuzhan Özçelik, dördüncü koltuğa CHP Belediye Meclis Üyesi Mutlu Gündoğan... ve onun biraz ilerisine de başkan adaylarından Çiğdem Canbey gelip oturdular...

     ***

     Saat 15.00'i üç-beş dakika geçerken, önceki yürütme kurulu üyelerinden Nesrin Aygün, salonda bulunanları saygı duruşuna ve İstiklal Marşını okumaya davet etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması bitti. Önceki yürütme kurulu üyelerinden Özgür Yayla, sahneye çıktı ve ilk olarak divan seçiminin yapılacağını duyurdu. Bu konuda öneri olup olmadığını sordu. İki yazılı öneri iletildi. Birisinde Av. Ali Kurt, Av. Gülhan Keleş ve Meltem Demirci, diğerinde Erdoğan Başar, S. Candan ve Fatih Aydoğan önerilmişti. Özgür Yayla, önerilerin nasıl oylanacağının yöntemi konusunda açıklama yaptı. İkinci divan kurulu önerisinde ismi yazılı olan S. Candan söz isteyip, divan kuruluna önerilen kişi ile isim benzerliği mi bulunduğunu yoksa önerilen kişinin kendisi mi olduğunu sordu. Özgür, isim nedir, dedi ve divan başkanı yardımcılığına önerildiğini söyledi. Hanımefendi, kendisini kimin önerdiğini sordu; Ali Eren, arkaya dönerek ve elini kaldırarak, ben önerdim, dedi. Hanımefendinin böyle bir öneri olacağından haberi yokmuş. İşi çokmuş ve kabul etmiyormuş. Eyvah, dedim, içimden; dakika bir, gol bir. Kongrelerde, bu, hiç yapılmaması gereken bir hatadır. Ali Eren, kendisine önerilen işin acemisi çıktı; kendi kalesine gol attı. Karşılıklı konuşmalardan sonra uzlaşı sağlandı. Sonra bir ses: Ali Eren'in divan kurulu önerisindeki başkan adayı Erdoğan Başar'ın izinli olduğunu bildirdi. Hoppala, dedim , içimden; şimdi, bu hiç mi hiç olmadı. Salondakiler, bunları not eder. Sanırım, salona yetki belgesi ile gelen memurlarda açığa vuramadıkları bir hoşnutsuzluk var. Böylesi bir olay çok istisnai olur! Haydi hayırlısı... Tamam, dedim, bu kongrenin sonucu şimdiden belli oldu; haklı çıktım. Bu arkadaşlar, daha divanın önerilmesi aşamasında kongreyi kaybettiler... Özgür, acilen yeni bir isim önerilsin ya da önerinin hepten geri çekilmesi gerekir, dedi. Ali Eren, yeni divan başkan adayı olarak Datça Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Cemal Demirtaş'ı önerdi. Özgür, işi yokuşa sürmek istemediğinden olsa gerekir, dilekçedeki ismin yenilenmesini, istedi; bu, centilmence bir yaklaşım idi.

     Divan önerileri oylanmaya başlandı (9:17). Ali Kurt, Gülhan Keleş ve Meltem Demirci ilk sayımda 59-61, ikinci sayımda 55-56 aldı, denildi; 56 kesin sayı kabul edildi. Cemal Demirtaş, Fatih Aydoğan ve S. Candan 25-26-27 aldı denildi; 27 kabul edildi. Haliyle divan Av. Ali Kurt, Av. Gülhan Keleş ve Meltem Demirci'den oluştu. Özgür Yayla görevi devretti (14:13)

     Divan heyeti divana geçti. Yerlerine oturdular. Divan başkanı Av. Ali Kurt salona teşekkür etti. Toplantıyı, kendilerine duyulan güvene layık olacak şekilde en demokratik bir biçimde yönetmeyi hedeflediklerini, söyledi. Kendisinin ve Gülhan Keleş'in avukat olduğunu da ekledi.

     Gündemin 1. ve 2. maddesi geçildiği için, sıra 3. madde de, dedi. Bu maddede, önce Kent Konseyi Başkanı Nesrin Aygün söz aldı; istifa eden Hayriye Yılmaz Balkan'a teşekkür etti ve Kent Konseyinin yaptığı çalışmaları özetleyerek anlatmaya başladı. Bitirdi (24:39). Sonra Kent Konseyi meclisinden raporlarını okumak isteyenleri çağırdı. Sırasıyla Kadın Meclisi temsilcisi konuştu. Atık grubu adına konuşma başlamadan önce, divan başkanı, divana bir öneri iletildiğini söyledi ve öneriyi okudu; yetki belgesi ile kongreye katılmak için gelen iki kuruluşun yetki belgesi ile ilgili bir sorun oluşmuş. Sorunun nedeni, kaymakamlıktan alınan derneklerle ilgili belgede adları yokmuş. Bu konuyu divana iletin, onlar karar versin, denilmiş. Kendileri, divan olarak, kent konseyinin katılımcı bir ilke ve anlayışla çalıştığını, düşünerek, bu iki kuruluşun katılımını uygun görmüşlerdi; salondaki katılımcılar acaba ne düşünüyordu? Salondan itiraz sesi yükselmedi. İki kuruluşun adı hazirun cetveline eklendi.

     Atık Grubu, Kent Arşivi Grubu, Kıyı Çalışma Grubu, Hayvan Hakları Grubu ve Su Grubu temsilcileri gruplarının faaliyetleri ile ilgili bilgiler verdiler (51:34).

     Divan başkanı, yönetmelikte bu konuda bir hüküm görmedim, ama genel kurul burada her konuda yetkilidir, dedi ve divan olarak, bu çalışmalara katılanlara ve özellikle 3-4 gündür, daha doğrusu geçen haftadan bu yana çok çok sıkıntılı günler geçiren Özgür Yayla'ya da teşekkür ediyordu. Faaliyet raporunu kurulun oyuna sundu. Oy birliği ile olumlu oy verildiğini, divan tutanağına geçirdiğini, söyledi. İtiraz edilmedi.

     Gündemin sonraki maddesine, yani başkan adaylarının belirlenmesine geçildi (53:56). Divan başkanı, önergelerin alınacağını ve genel kurula sunulacağını, söyledi. Önce, önergeleri alayım, dedi. Önergeler verildi...

     (Devam edecek.)

     (Not: Burada yazılanlar konusunda aklında en küçük bir soru işareti doğan okuyucu, Datça Haber Facebook sayfasındaki Sebiha Arslan'ın canlı yayın videosunu izleyebilir.)

     02.07.2021/Datça/Mehmet Erdal 

     (*) Bu yazı, 02.07.2021 tarihinde Muğla turnusol'da yayınlanmıştır.




Hiç yorum yok :

Yorum Gönder