2022.02.19.YAZILAR (YOLA VE YOLCULUĞA DAİR)-11: SOL İÇİ SORUNLARI NASIL ÇÖZMELİYİZ? (1)
YAZILAR (YOLA VE YOLCULUĞA DAİR)-11: SOL İÇİ SORUNLARI NASIL ÇÖZMELİYİZ? (1)
1975-76 kışı, muhtemelen 1976 yılının ilk ayları; İnciraltı Öğrenci Yurduna daha yenice geçmiştim. Bir gün, gündüz vakti, yanılmıyorsam, 8. Blok 105 nolu oda olacak, Devrimci Kurtuluştan (THKP-C/Eylem Birliği) arkadaşlar ile sohbet ediyorduk; birden, içeriye Halkın Kurtuluşundan arkadaşlar girdiler ve odadaki Devrimci Kurtuluştan arkadaşlar ile sert bir biçimde tartışmaya başladılar. Tartışma büyüdü, karşılıklı itiş kakış başladı ve Halkın Kurtuluşundan arkadaşlar odanın dışına doğru kaçıştılar, oda kapısı kapandı ve ben, daha kapının arkasında ayakta iken, pat pat iki el silah sesi duyuldu; oda kapısının diğer tarafından sıkılan iki kurşun, kapıda iki delik açtı.
Oda içinde yaşanan itiş kakış sırasında Devrimci Kurtuluştan arkadaşlar silah falan mı gösterdiler de Halkın Kurtuluşundan arkadaşlar hızlıca oda dışına çıktılar ve ateş açtılar, yoksa Halkın Kurtuluşundan arkadaşlar Devrimci Kurtuluştan arkadaşlara bir gözdağı mı vermek istediler, bilemiyorum. Her ne ise, silah sıkılması sonrasında, odanın içinde ve balkonunda bulunan bizler ile silah sesleri üzerine balkonun altında toplaşan oldukça kalabalık öğrenci grubu arasında bulunan Halkın Kurtuluşundan arkadaşlar arasında atışma başladı.
Devrimci Kurtuluştan arkadaşlar ile ayrışmaya başlamıştık ama ben, Devrimci Kurtuluştan bazı arkadaşlar ile hala çok yakın bir ilişki sürdürüyordum; okulumuz öğrencisi bazı Halkın Kurtuluşundan arkadaşlar da bu durumun az çok farkındaydılar.
Balkonda, biraz şaşkın ve biraz da kızgın bir şekilde, balkon altında toplanan Halkın Kurtuluşundan arkadaşlara bağırıyorum, ne oluyor?, ne yapıyorsunuz?, böyle mi olur hiç?... diye; onlar da bana sesleniyor, tamam, sen onlardan değilsin, diye.
Atışma bir süre devam ettikten sonra, Devrimci Kurtuluştan arkadaşlar ile Halkın Kurtuluşundan arkadaşlar, ertesi gün Bornova Kampüsünde buluşma ve orada hesaplaşma noktasında ortaklaştılar.
Sonrasında, balkondakiler içeriye girdi. Balkon altındakiler, dağıldılar.
Şaşkındım. Olup biteni aklım almıyordu.
1969-1972 yılları arasında Gökçeada (İmroz) Erkek Öğretmen Okulunda, 1973-74 kışında Diyarbakır Eğitim Enstitüsünde ve 1974-75 kışında Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesinde okurken sağcı-solcu öğrenci ayrımında solcu öğrenciler, İzmir'e yatay geçiş yaptıktan sonra ise var olan sol gençlik gruplarından Devrimci Gençlik Grubu içerisinde yer almaya başlamıştım ama bu kavga, sol içinde tanık olduğum ilk kavgaydı; bu ne iş?, diyordum, kendi kendime.
Aradan bir-iki gün geçti ve ben, tanıdığım Devrimci Kurtuluştan arkadaşa sordum, sözleşildiği gibi, kavganın ertesi günü Bornova Kampüsünde buluşulup bir hesaplaşmanın yaşanıp yaşanmadığını? Olur mu öyle şey?, dedi; aralarında haberleştikten sonra, bir yerlerde buluşmuşlar ve oturup konuşmuşlar. Sorunu çözmüşler.
1975-1976 kışında, sol gruplaşmaların başladığı bir süreçte, İzmir'de, sol kesimde, tartışmasız, çoğunluğu oluşturan Halkın Kurtuluşundan arkadaşlar ile kendilerini “Cepheci” (*) olarak adlandıran ve hatırı sayılır bir sayıya sahip olan Devrimci Kurtuluştan arkadaşların aralarında çıkan bu kavganın nedeninin ne olduğuna dair (**) hiç bir şey anımsamıyorum ama, çok değil, bir yıl sonra, bizimle Devrimci Kurtuluştan arkadaşlar arasında başlayan sürtüşmelerin nedenini çok iyi anımsıyorum.
(Devam edecek)
19.02.2022/Datça/Mehmet Erdal
(*)THKP-C çizgisini savunduğunu söyleyenlere verilen ad.
(**) 12 Mart yenilgisi sonrasında, öncelikle öğrenci gençlik içerisinde yeniden toparlanma süreci içerisine giren sol gruplaşmalar içerisinde kavgaya varan gerilim noktaları, İzmir'de tanık olduklarım çerçevesinde yazıyorum, çok farklı idi: Sovyetler Birliğinin “sosyalist” mi yoksa “sosyal emperyalist” mi ya da nasıl, Örn: “modern revizyonist” mi; 12 Mart'ta yenilen devrimcilerin “küçük burjuva anarşistleri” ve “maceracılar” mı yoksa “ihtilalciler” ve “gerçek devrimciler” mi; okullar başta olmak üzere yaşamın devam ettiği her yerde yürütülen anti-faşist mücadelede yer alanların “goşistler”mi yoksa “devrimciler” mi olduğu... gibi. Elbette, böylesi ideolojik ve siyasi nitelikli ayırım noktaları dışında gerçekte bu niteliklerde olmayan ama bu kılıflara büründürülmüş pek çok başka neden de söz konusu idi.

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder