2022.05.07.YAZILAR (YOLA VE YOLCULUĞA DAİR)-22: "DEMOKRASİ PLATFORMLARI" ÜZERİNE TARTIŞMA NOTLARI (4)
YAZILAR (YOLA VE YOLCULUĞA DAİR)-22: “DEMOKRASİ PLATFORMLARI” ÜZERİNE TARTIŞMA NOTLARI (4)
Bundan önceki 3 bölümde, özet olarak, 12 Eylül sonrası dönemde oluşturulan bu platformların pozitif bir işlev üstlendiklerini, bunun yadsınamayacağını ama bir yenilgi döneminde, yenilmiş ya da yenilgiye tanık olmuş solcu, sosyalist, devrimci, demokrat ve yurtsever kişiler tarafından “savunma” refleksiyle, yani içinde yer aldıkları ya da yönetimlerinde bulundukları farklı nitelikteki örgütlenmelerin (dernek, sendika, parti, platform (*) vb.) ülke genelinde ya da yerel düzeyde yürütülüp yönlendirilmeye çalışılacak olan toplumsal mücadele içerisindeki yeri düşünülerek değil, asıl olarak “birliği” ve “ortak mücadeleyi” oluşturma (var olma ve seslerini duyurabilme) düşüncesi çerçevesinde bir araya getirilerek oluşturulduklarından “zaaflı” olduklarını söylemiş ve eklemiştik: “40 yıllık deneyim, solcu, sosyalist, devrimci, demokrat ve yurtsever kişiler yönetimde bulunsa ya da içerisinde yer alsalar da farklı nitelikteki bu örgütlenmelerin (dernek, sendika, parti, platform...) ve katılımcı kişilerin kalıcı olarak bir arada bulunabilmesinin ve ortak bir çizgide hareket edebilmesinin yolunun, platformun “şekli” ya da “amorf” bir örgüt olarak, üzerinde yürünecek çizginin ise “en alt seviyede” belirlenmesiyle mümkün olduğunu, göstermiştir...” (3. Bölüm)
***
Dünya'da ve ülkemizde 40 yıldır içinde yaşanılan tarihsel koşulların yanı sıra solcuların, sosyalistlerin, devrimcilerin, demokratların ve yurtseverlerin “öznel” durumları nedeniyle bir türlü içinden çıkılamayan ve 40 yıl boyunca devam eden “yenilgi” dönemi boyunca var ola gelen bu platformlar ile artık daha fazla yola devam etmenin ve bu konuda ısrarcı olmanın, doğru olmadığını, düşünüyoruz.
40 yıllık deneyimin sonucu odur ki, yapıları nedeniyle, bu platformlar ile yapılabileceklerin sınırı bellidir; 40 yıldır devam eden ve içinde yuvarlanılıp durulan “kısır döngünün” dışına çıkabilmek için, yenilgi dönemine has başka olgular gibi bu platformların da ömrünü doldurduğunu kabul etmek ve yeni örgütlenme biçimlerini formüle etmek gerekmektedir.
***
Hiç şüphesiz, 40 yıllık “yenilgi” sürecini aşma ve geride bırakma mücadelesi kendi örgütlenme biçimlerini yaratacak ve mücadelenin içerisinde somut bir olgu olarak ortaya çıkacak bu örgütlenme biçimleri formüle edilerek mücadelenin devrimci özneleri haline getirilecektir.
Bu aşamada, bir ilk adım olarak, tartışma konumuz olan bu platformların içerisinde yer alan siyasi kolektivitelerin (çevre, grup, parti, platform vb.) platformlardan ayrılmalarının; bu platformların derneklerden, sendikalardan, platformlardan ve kişilerden oluşan örgütlenmeler olarak yollarına devam etmelerinin; siyasi kolektivitelerin, bu platformlara destek vermelerinin daha doğru olacağını düşünüyor ve öneriyoruz...
***
Aynı ya da başka bir ad ile yollarına devam edecek olan bu platformlar içerisinde yer alan dernekler, sendikalar, platformlar ve kişiler, kendi gerçekliklerinde daha kolay bir biçimde hareket alanlarının çerçevesini belirleyebilecekler, kararlar alabilecekler ve harekete geçebileceklerdir.
Kendilerini 40 yıldır farklı biçimlerde ifade etmeye ve seslerini duyurmaya çalışan solcular, sosyalistler, devrimciler, demokratlar ve yurtseverler ise kendi öz örgütlenmeleriyle, politikanın asıl olarak yapıldığı sokaklara dönmeli, örgütlemek ve temsil etmek istedikleri kitlelerin karşısına yalın bir biçimde çıkmalı, bir başka deyişle, asıl işlevlerini yerine getirmelidirler.
Böylece, 40 yıldır aşılamayan “yenilgi” döneminin sonucu olarak “derneklerin” dernek, “sendikaların” sendika, “platformların” platform, “siyasi kolektivitelerin” (“çevre”, “grup”, “parti”, “platform”) siyasi kolektivite (çevre, grup, parti, platform); “solcuların” solcu, “sosyalistlerin” sosyalist, “devrimcilerin” devrimci, “demokratların” demokrat, “yurtseverlerin” yurtsever olarak görüldüğü ve kabul edildiği, her şeyin “yaparmış” gibi yapıldığı bir döneme son verilmelidir.
Bunun için yapılması gereken, her şeyin aslına rücu edeceği bir süreci başlatmaktır.
Tartışma konumuz olan platformlarda gündeme gelmesini önerdiğimiz bu yeni yönelim, bu dönüşüm sürecinin bir boyutu olacaktır.
(Devam edecek)
07.05.2022/Datça/Mehmet Erdal
(*) “Platform” tanımı, kullanıldığı yere göre bazen “kitlesel”, bazen “siyasal” bir içeriği kastetmektedir.


Hiç yorum yok :
Yorum Gönder