2023.01.17.ÜSKÜDAR BEYEFENDİSİ KAMİL BEY!
ÜSKÜDAR BEYEFENDİSİ KAMİL BEY!
İnandığı yol'da, doğru bildiği yol'da yürümüş ya da yürümeye devam eden insanların sözlü ya da yazılı anlatılan yaşam deneyimleri çok öğreticidir, paha biçilemez değerdedir; ben buna inanırım.
“Öyle mi Alay Komutanı” adıyla NotaBene Yayınları'ndan çıkan kitapta yaşamının bir bölümünü okuduğumuz Kamil Kartal'ın ve onunla şu ya da bu süre yol arkadaşlığı edenlerin anlattıkları okunmaya değer böylesi deneyimlerdir.
Kamil Kartal bir Devrimci Yolcudur. Bir sendikacıdır. İşçi önderidir. Yaşamını işçi sınıfının mücadelesine adamış bir devrimcidir.
Kamil Kartal, arkadaşlarının deyimiyle “zor bir insandır”.
O gönüllü bir şekilde her zorluğun altına girdiği, zor olanı aştığı, çözüm ürettiği, tek başına kaldığında da inandığı yol'da, doğru bildiği yol'da yürüdüğü, bu cesareti gösterdiği için değil, aynı zamanda anlaşılması, yetişilmesi ve uzun süre “eş/eşit” konumda yol arkadaşlığı edilmesi zor olduğu için de “zor bir insandır”.
Zor insanlar, özgüven duygusu tavan yapmış insanlardır. Hata yaptıklarını kolayca kabullenmezler. Eleştiriye çok fazlaca açık değillerdir. Bunlara karşın sonsuz özverilidirler. Yürüdükleri yol için yapabileceklerinin ve harcayacakları emeğin sınırı yoktur.
Onlara güvenebilirsiniz. Onlar ile yol yürüyebilirsiniz.
Gezi Davasından halihazırda cezaevinde yatan Can Atalay'ın bir arkadaşına atfen söylemiyle “Üsküdar Beyefendisi Kamil Bey”in yaşam öyküsünün bir kısmının anlatıldığı bu kitaptan öğrendiklerimiz çok kapsamlı: Devrimci Yol'un işçi kesimindeki mücadelesi, 1980-1990 yılları arasında Devrimci Yolcular arasında yaşananlar, 1991 sonrası Devrimci Yolcuların “Tartışma süreci”, TÜRK-İŞ ve özellikle DİSK'e bağlı bazı sendikalarda hatta DİSK'te olup bitenler, Halkevleri, 301 işçinin yaşamını yitirdiği katliam sonrası SOMA'da yaşananlar... kısmen ya da bazı boyutlarıyla olsa da çok ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor.
Okumaya başladığımda öngöremediğim bir biçimde pek çok konuda bilgi sahibi olduğumu söyleyebilirim.
Kamil Kartal başta olmak üzere kitaba katkıda bulunanların anlatımlarındaki bazı ayrıntılara, bazı kişi, kolektivite ve yaşanılan süreçlere dair yargılarına katılmayabilirsiniz; benim de bazı yerlerde “acaba?” diye sorduğum oldu.
Bütün anlatımlar, şu ya da bu ölçüde özneldir.
Kitabı bu yönleriyle öne çıkarıp değersizleştirmemek gerekir; öğrettikleri açısından hakkını teslim etmeliyiz.
Unutmayalım, kusursuz insan, kolektivite ve yaşanılan süreç yoktur.
Yine unutmayalım, bu kitap, halihazırda inandığı, doğru bildiği yol'da yürümeye devam eden bir devrimcinin ve ona bir süre de olsa yoldaşlık etmiş arkadaşlarının anlatımlarından oluşmaktadır.
Bunu yapmak her babayiğidin harcı değildir.
17.01.2023/Datça/Mehmet Erdal


Hiç yorum yok :
Yorum Gönder