2021.07.03.CEZAEVİ YAZILARI-63: DÜŞLEMESİ BİLE GÜZEL!
CEZAEVİ YAZILARI-63: DÜŞLEMESİ BİLE GÜZEL!
“... Bir yönüyle, şu anki haleti ruhiyem, şu dışarıya çıkma beklentisinin ifadesidir. Olumlu veya olumsuz bir biçimde bu beklenti sona erinceye kadar da bu halet-i ruhiye devam eder, sanırım. Olumsuz olursa, deneyimlerimden bilirim, bir süre sonra var olan gerçekliği kabul eder ve yaşamımı, yeniden örgütleyerek devam ettirmeye çalışırım. Olumlu olursa, zaten kendiliğinden biter.
Bugünkü Cumhuriyet'te Ali Sirmen, çok örtük olarak, bu iktidarın 'af' falan çıkarmayabileceğini ima ediyordu. Beklenen, resmi anlamda 'af' değildi ve bu çerçevede, bu yazının herhangi bir anlamı yok; ama, bu iktidar, herhangi bir nedenle, infaz veya ceza indirimi-ertelemesi yoluna giderek bu yol açtığı beklentileri gidermezse, öyle sanıyorum ki, duygusal anlamda bile olsa, kendisine yönelik şiddetli ve kalıcı tepkilere yol açar. Dışarıdaki yakınlarımızda var olan haleti ruhiyeyi sizin mektubunuzdan ve sizin özgülünüzden öğreniyorum; bizim buradakileri de biliyorum. Adli mahkumlar bir yana, Aydın'da, arkadaşların bazıları, eşyaları bile toplamışlar; bir mektupta yazılıyordu. Durum, böyle... Yani, Özal'ın ve ardından yapılan açıklamalarla 'ok yaydan çıktı' denebilir. Şimdi, iş, bu bir infaz indirimi mi yoksa ceza ertelemesi mi olmalı ile ne zaman çıkarılmalı sorularına kalmış gözüküyor veya dışarıdan bakılınca, öyle algılanıyor.
Ben, bu yıl çıkabileceğimize daha büyük bir şans tanıyorum. Hiç şüphesiz var olan herkes çıkamaz, ama benim gibi cezaları 5 yıl civarında kalanlar çıkabilirler, diye düşünüyorum. Bu nedenle de, düşüncelerimi, ağırlıkla, dışarıya yönelik projeler üzerinde yoğunlaştırıyorum. Durum, bu ayın sonlarına doğru büyük ölçüde açıklığa kavuşabilir gerçi ya, eğer bu yıl ve özellikle de bu Yaz başlarında çıkabilirsem, her şeyin senin istediğin gibi olmasını kabul ettiğimi bilmeni istiyorum. Bunu, derinden ve bütün yüreğimle istiyor ve kabul ediyorum. Sizinle birlikte uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürmeyi arzu ediyor ve düşlüyorum. Askerlik sorunu falan var, ama onu bir biçimde çözmeye çalışırız...
Gerçekten de, dışarıya çıktığımda bu askerlik ve iş durumunu nasıl çözeceğim? Askerlikten ne kadar izin alabileceğim ve sonra nasıl yapacağım? Yani paralı mı, yoksa 18 ay mı? İş konusunu nasıl çözeceğim?.. Bunlar, artık ağırlıkla düşünmeye başladığım ve haliyle beni korkutan konular oluyor. Çıktığımda, en az bir yıl izin alabilirsem, çok iyi olacak. Bu sürede işlerimizi hal yoluna koyar ve yaşamımızın bu yeni döneminin nasıl olacağına karar verir ve bu doğrultuda kalıcı-somut adımlar atarız... diye düşünüyorum. Bir de paralı askerlik yapabilirsem, çok daha iyi olacak. Çünkü, 18 aylık askerlik, bunca yıllık mahpusluktan sonra, çok tatsız olacak ve çok ağır kaçacak.
Bir-iki ay önce, dışarıya çıkmak, oldukça uzaklardaki bir ihtimal iken; şimdilerde, haftalarla ve aylarla ölçülen bir süredeki kesin bir şey olarak önümüzde duruyor... Düşlemesi bile güzel... “(1)
03.07.2021/Datça/Mehmet Erdal
(1) 10.3.1991



Hiç yorum yok :
Yorum Gönder